hayatın bu tuhaflığı içsel bir suskunluğa itiyor beni. artık yalnızca çaresiz ruhumun yakınmalarını dinliyorum. hiç durmadan gerçekliğin zorlayıcı alışkanlıklarına mahkum kalmaktansa, kendi kırılganlığına yaraşır bir şeyler yaşamak istiyor. ruhumu avutup onun arzuladıklarının yerine geçecek başka maceralar arıyorum. ama gerçekliğin eli sıkı, arzularımı geri çeviriyor.
artık ne mutlu ne de mutsuzum. her şey geçip gidiyor. bu zamana kadar yaşadığım, soğuk bir cehennemi andıran sözde "insan" dünyasında tek gerçek şey bu.
her şey geçip gidiyor.