“Sana satranç taşlan hakkında ne söylediğimi hatırlıyor musun? Senin hangi taş olduğunu bilmediğimi söylediğim zamanı?”
“Evet.”
“Sen o tahtadaki kraliçesin, Amara. Sen benim en güçlü taşımsın fakat aynı
zamanda en savunmasız olansın. Eğer seni alırlarsa, sonunda beni de elde ederler ve oyun sona erer. Bu yüzden seni asla tuzağa düşürmemeleri için ne gerekiyorsa yapacağım."
Savaşçı tanrıça kadınlar olarak bu gezegene ve insanlara şifa getirebiliriz cesur açık güvenilir ve fedakâr olmalıyız o eski hanımefendi uslu veya normal kişi olma hikayelerini aşmalı ve sahip olduğumuz nimetleri doyasıya paylaşmak için korkularımızın prangalarını kırmalıyız dünya ellerini açmış bekliyor artık kendimizi yalnızlaştırmaktan vazgeçmeliyiz tüm insanlığa hizmet etmenin zamanı geldi olmanız gereken kişi olun olmanız gerektiğini düşündüğünüz ya da başkalarının sizin olmanızı istedikleri kadın değil aynaya bakın ve size bakan savaşçı tanrıça'ya merhaba deyin onunla arkadaş olun onu destekleyin onu sevin ve kanatlarını açıp göğe yükselmesine izin verin kalbinizi kendinize tamamen açtığınızda dünyayı değiştirirsiniz sırf yapmak zorunda olduğunuzu hissettiğiniz için başkalarını memnun etme gayretinizden vazgeçtiğinizde kabul görmek için size uygun olmayan meteforik bir ayakkabıyı giymeye çalışmayı bıraktığınızda yuvanızın rahatlığına ulaşırsınız olduğunuz değerli savaşçı tanrıçaya kucak açtığınızda doğal olarak başkalarının da kendi hakikatlerini bilmelerini istersiniz şifa yolundaki her adım ne kadar küçük olursa olsun etrafınızdaki herkese şifa ayar ve ateşli doğanıza ya da tatlı dinginliğinize kucak açtığınızda kucak açtığınız her an dolu dolu bir evet veya kesin bir hayır cevabı verdiğiniz her anda dalgalar yayar dünyanın sizin şefkatinize ve sevginize gücünüze kutsal ritüelinize yaratıcılığınıza sessiz mevcudiyetinize görkemli vizyonunuza büyüleyici sersemliğinize ihtiyacı var.
Kendinize bu durum beni nasıl hissettirdi diye sorun başka insanlara sizi belirli bir şekilde hissettirdiklerini söylemekten kaçının onlar sizi hissettirmezler kimse size bir şey hissettiremez çünkü içinizde sizden başka kimse duygusal bir tepki yaratamaz sen bana hissettirdin yerine ben hissettim ifadesine geçiş yapın kendi duygusal durumunuz için başkalarını suçlamanın ne kadar kolay olduğunun bilincine varın beni terk ettiğini hissettim aslında doğru bir ifade değildir çünkü karşınızdaki insana duygularınız üzerinde güç sahibi olma yetkisi verirsiniz oysa o yetki sadece sizdedir karşınızdaki insanı duygu ifadelerinizden çıkarın ve duygularınızı sadece kendinize ayırın sen bana hissettirdin yerine ben hissettim deyin ihanete uğradığımı hissettim ve şoke oldum gücün tekrar size dönmesini sağlar ve karşınızdaki insana sizin içinizde olup biteni aktarır.
Velhasıl bizde olmayan bir şey tetiklenemez.
Benim hep bir sözüm vardı "kalbim bende kaldı" derdim hani birşeyi bilirsiniz ama tanımlayamassınız sislidir yada dirençtir şimdi aydınlandı.