Genellikle, icazetname koparıp âlim sıfatıyla bir daireye kapağı atmak için yanıp tutuşan, dünyevi ilimleri kâfirlik saymalarına rağmen dünyevi çıkarlar peşinde koşmayı ihmal etmeyen bu talebeler, günde beş kez abdest tazelemelerine karşılık, hamama ancak ayda yılda bir giderler, kâgir medresenin kurşun kubbeler altındaki hücrelerde yatıp kalkarlar, yer içerlerdi.
Biraz geç ya da biraz erken yapılan bir iş, çevresindeki her şeyi altüst edebilir ve bu karışıklık, durgun bir su birikintisine atılan bir taş gibi, dalga dalga çevresine yayılır.