Amar

Amar
Bu tinler aleminin kadehinden, köpürür onun için sonsuzluğa (köpürür Tanrı'ya kendi sonsuzluğu)
“Ve eviniz yakılırsa yeniden yapın, tahılınız yakıldıysa yeniden ekin. Çocuklarınız ölürse daha çok doğurun. Sizi ovalardan kovarlarsa dağlarda yaşayın ama yaşayın. Hep liderler arıyorsunuz, hatasız güçlü adamlar. Hiç yok, sadece sizin gibiler var. Yaşarlar, değişirler, bırakırlar, ölürler. Liderler yok, sadece siz varsınız. Güçlü bir halk, süren tek güçtür. Amacımız topraktı, bir düşünce değil. Aileleri besleyecek buğday ekili toprak. Özgürlük bir kelime değil ama akşam evinin önünde güven içinde oturan bir adam. Barış bir rüya değil, dinlenmek, nezaket için zaman. Kafamda bir soru var: Kötü bir davranıştan iyi bir şey çıkabilir mi? Bu kadar şiddetin sonunda nezaket çıkabilir mi? Bu kadar cinayetten barış çıkabilir mi? Öfke ve nefret düşünceleri içinde doğmuş bir insan, barışı sürdürülebilir mi? Barış içinde yönetebilir mi, bilmiyorum? Öyle uzun zamandır savaşıyorum ki barışı anlayamıyorum…”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gündüz Düşleri
open.spotify.com/playlist/6vbTY9... "İlkin açlıktan doğan beklenti duygularından arzulananı/arzuya değer olanı tahrik eden, kimi durumda alıkoyan ve pörsüten, kimi durumdaysa etkinleştirme ve daha iyi bir yaşam hedefine koşan şey: Gündüz Düşleri oluşur, ilkin bir kısıttan çıkarlar,onu gidermeyi isteyerek; tamamı, daha iyi bir hayata dair rüyalardır... En güçlü biçimiyle, daha iyi bir Ötedünya dileyen tesellilerde açığa çıkar bu. Ama gerçek yüzlerini çevirmeden, tersine onun devamına, ufkuna dikerek gözlerini, insanların cesaretini ve umudunu koruyan arzularla dolu gündüz düşleri olanlar da ne kadar çoktur."
"Çoğu zaman bendim ve gerçekten de hiçbir şey düşünmedim." Schiller, Xenien
"Bir başka ifadeyle “kutsal” “kutsal”la çarpışmış ve galebe çalan dünyevi “kutsal Leviathan” olmuş. Modern devletle beraber kilisenin yerine tek yetkili hükümdar, tanrısal birliğin yerine siyasi birlik, Tanrı-kul ilişkisinin yerine Hükümdar-yönetilen ilişkisi ikame edilmiş. Machiavelli’de bariz olarak görebileceğimiz hükümdarın mutlak gücü mülahazası altmış üç yıl sonra Jean Bodin’in sihriyle müstesna egemenlik kuramıyla bir arada bizi modern devlet mefhumuna ulaştıracak. Bu aynı zamanda “ulus devlet”e giden yolun taşlarının döşenmesine tekabül etmekte, kralın yerine Rousseau ulus devleti koyacak, ancak “şiddet tekeli” bağlamında değişen bir şey olmayacak."
" Tin ilk kez böylesine kudretli oldu, nihayet anlıyor bunu. Tam da daha eski, çoğunlukla yanlış yüceltilen özünü safınazar ettiği için. Nihayet gözlemlemekten ve geçmişten çıkıp şimdiki zamana vurduğu, sahiden politik bir şarkı haline geldiği için."