Deneycinin bakış açısından, terli avuçlarınız tehditkar bir yüze karşı duygusal tepkinizin en önemli yönüdür. Ellerinizin nemi, o kişiye karşı neler hissettiğinizin en iyi göstergesidir. Bunun da ötesinde, bu tepkiyi çok kolay bir şekilde avucunuza elektrot yerleştirip derinizdeki elektrik direnci değişikliklerini kaydederek ölçebiliriz. (Buna galvanik deri tepkisi veya GSR denir. Bu küçük ve basit işlem meşhur yalan makinesinin temelini oluşturur. Yalan söylerken avuçlarınız hafifçe terler. Nemli deride kuru deriye göre elektriksel direnç daha düşük olduğu için elektrotlar tepki verir ve yalanınız yakalanır.) Anne veya babanıza her baktığınızda, inanın ya da inanmayın, vücudunuz belli belirsiz terlemeye başlar ve galvanik deri tepkiniz artar, bu da bizim işimize geliyor. ( sy 196)
Capgras hastaları arasında en yaygın kuruntu, anne babanın sahtekar olduğunun iddia edilmesi olmasına rağmen, geçmiş döneme ait tıp yazınında çok daha tuhaf örnekler bulunabilir. Gerçekten, kayıtlardaki bir vakada, hasta, üvey babasının robot olduğuna inanmış ve başını keserek kafatasının içindeki mikroçipleri bulmaya çalışmıştı. Belki bu hastada, uygulardan ayrışma öyle aşırıydı ki Arthur'unkinden daha büyük bir kuruntuya kapıldı ve üvey babasının insan bile olmayıp beyinsiz bir android olduğuna inandı. (sy 198)
Bu spekülasyonları daha da ileri götürerek, Cotard sendromu denen, hastanın ölü olduğunu düşündüğü, çürümüş et gibi koktuğunu ya da derisinde kurtçukların gezindiğini iddia ettiği alışılmadık bozukluğu düşünün. Çoğu kişi, hatta nörologlar, hastanın çıldırdığı sonucuna atlayacaktır. Fakat bu durum, oldukça özgün bir kuruntunun doğma sebebini açıklamaz. Ben Cotard sendromunun, Capgras'ın abartılı şekli olduğunu ve muhtemelen benzer kökenden kaynaklandığını düşünürdüm. Capgras'ta,