e ❃ ⁂ ❀ ︎

e ❃ ⁂ ❀ ︎
@amass
𝓣 ♡
psikoloji
118 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
İnsanlığın Yaratılışı ve İlkel Durumu
İnsanlığın beş çağına dair efsane, bizi bambaşka bir geleneğin çevresine götürür. Buna göre tanrılar, ilk olarak kaygı ve üzüntüden uzak yaşayan bir altın insan ırkı yaratmış. Yeryüzü kendi arzusuyla onlara hayat için gerekli her şeyi sağlamış. İnsanlar ilerlemiş yaşın verdiği halsizlik, hastalık ya da illetin verdiği acılara maruz kalmadan, tatlı bir uykuya dalar gibi huzur içinde ölüme dalıyormuş. Altın Çağ'ın nasıl sona erdiği anlatılmaz. Bildiklerimiz bu insan ırkının gözden kaybolmasına rağmen halen yukarı dünyada ölümlüleri koruyup kollayan iyi huyu ruhlar olarak varlığını sürdürdüğüdür. Bunun ardından tanrılar ikinci bir insan ırkı (Gümüş Çağ) yaratmış. Ancak bu ırk atalarına kıyasla hem akıl hem de bedenen çok daha düşük mertebedeymiş. Vakitlerini boş ve kadınsı uğraşlarla harcıyor, tanrılara gereken saygıyı göstermiyorlarmış. Zeus bu duruma öfkelenerek tüm insanları yeryüzünden silmiş ve dişbudak kerestesinden üçüncü insan ırkını (Bronz Çağ) yaratmış. Bu ırkın inatçı ve şiddete eğilimli olduğu ortaya çıkmış. Devasa boyutlara ve güce sahiplermiş, savaşmak ve kavga etmek dışında hiçbir şeyden zevk almıyorlarmış. Silahları, evleri ve kullandıkları aletler bronzdanmış çünkü demir henüz bilinmiyormuş. Zeus bu uğursuz ırkı ortadan kaldırmak zorunda kalmamış. Zaten kana susamış kavgalarıyla kendi kendilerini yok etmişler. Başka bir anlatıya göre ise Deukalion tufanından dolayı yok olmuşlardır. Deukalion görünüşe göre Prometheus'un oğludur ve karısı Pyrrha, Epimetheus ile Pandora'nın kızıdır. Zeus yozlaşmış üçüncü insan ırkını ya da Bronz Çağ'ı bir tufanla yok etmeye karar verince Prometheus oğlunu uyarmış. O da sular yükselmeye başladığında eşiyle birlikte kaçmak için kendi başına bir gemi inşa etmiş. Dokuz gün ve dokuz gece sularda bir oraya bir buraya
sy 157-158·Kitabı okudu
Mitoloji
Reklam
Hekate
İsminden anlaşılacağı üzere Hekate (uzaklarda) aslında bir ay tanrıçasıydı. Artemis ya da Selene'nin aksine yeni ayı gözle görünmeyen biçimde temsil ediyordu. Ayın farklı dönemlerini izah edemeyen antik dönem insanları, doğal olarak ayın görünmez olduğu zamanlarda aşağı dünyada oyalandığı sonucuna varmışlardı... İnsanlar kara büyülerin şehirlerini ya da evlerini etkilemesini engellediğine inanılan küçük resimlerimi evlerinin kapılarına ya da şehirlerin girişlerine asma alışkanlığını edinmişlerdi. Her ayın son günü evlerin kapılarının üstündeki resimleri çelenklerle süslenir ve önlerine de onun onuruna yiyecekler bırakılırdı. Bu yiyecekler daha sonra fakirler tarafından yenirdi ve bu sebeple Hekate sofrası olarak adlandırılırdı. Tanrıçanın üç suratlı ahşap heykelleri genellikle üç yolun birleştiği yerlere dikilir ve burada ölülerin kefareti olarak onuruna köpekler kurban edilirdi... Hekate genellikle, muhtemelen ayın dolunay, yarımay ve yeniay evreleriyle bağlantılı olarak, üç vücutlu (tri-form) olarak temsil edilmiştir.
Sayfa 145·Kitabı okudu
Mitoloji
Erinyeler
Hesiodos'a göre varlıklarını, dünyanın başlangıcından beri işlenen ilk alçakça suça borçludurlar çünkü toprağın kızlarıydılar ve Uranos'un parçalan vücudundan akan kan damlalarından doğmuşlardır. Burada öfkeli babanın anormal oğlunun başına okuduğu lanetlerin somutlaşması olarak görünürler.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Mitoloji
Cezalar
Letho'ya şiddet uygulamış olan Tityos'un cezası, iki akbabanın sürekli olarak büyüyen karaciğerini kemirmesi ve yeryüzüne zincirlenmesinden ibaretti. Atreidae, Agamemnon ve Menelaos'un atası olan Tantalos tanrılarla yakın münasebete girmeye layık görülmüş, ta ki bir gün onların bilgeliğini kendi oğlu Pelops'un etini önlerine yesinler diye koyarak deneme cüretini gösterene dek. Bu suçundan dolayı sonsuz bir açlık ve susuzluk işkencesine mahkum edilmiş. Başını üstünde türlü tatlı meyvelerle dolu dallar sarkıyormuş ancak ne zaman elini uzatıp koparmaya çalışsa ani bir rüzgar çıkıp meyveleri uzaklara savuruyormuş. Ayaklarının dibinde en saf ve temizinden bir nehir akıyormuş ama ne zaman eğilip susuzluğunu gidermek istese sular aniden yerin altında kayboluveriyormuş. Eskiden Corinth kralı olan Sisifos ise işlediği sayısız suç yüzünden tanrıların gazabına sebep olmuş. Nihayetinde büyük bir kayayı yüksek bir dağın tepesine doğru yuvarlayarak çıkarmak zorunda bırakılmış. Ne zaman tepeye ulaşsa kaya tekrar yuvarlanıp düzlüğe geri düşüyormuş. Küstahlıkta bunlardan ne fazla ne eksik kalan İksiyon'un elleri ve ayakları durmaksızın dönen bir tekerleğe bağlanmış. Son olarak babalarının emriyle düğün gecesi kocalarını katleden Danaidler ya da Danaos'un kızları, her yerinde delikleri olan ve bu yüzden asla dolmayan bir fıçıya su doldurmaya mahkum edilmiştir.
Sayfa 142·Kitabı okudu
Mitoloji
Persephone (Proserpina)
Bir taraftan aşağı dünyanın karanlık tanrısının karısı olarak görünür. Tıpkı onun gibi kasvetli, korku salan bir ilahtır ve yaşayan her şeyi toprağın gizli derinliklerine doğru acımasızca çeker. Bu yüzden mezara Persephone’un odası ismi verilir. … Daha dar bir anlamda bakacak olursak Persephone kısmen, ölü biriymiş gibi ekildiği toprakta uzun süre kaldıktan sonradan yeni hayata doğru koşan bir çeşit tohumu temsil eder.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Mitoloji
Reklam