Kozmogoni denilince dünyanın yaratılmasın dair söylenceleri anlıyoruz. Teogoni ise tanrıların kökenleri hakkında söylenceler anlamına geliyor...
Alışılagelen söylentiye göre dünya Kaos'tan oluşmuştur. Ancak bundan devasa ve biçimsiz bir kütleyi değil, salt karanlık ve sınırsız olan uzayı anlamamız gerekir. Ozanların dünyanın Kaos'tan nasıl türediği hakkındaki anlatıları bariz biçimde farklılık gösterir. En popüler olan düşünceye göre, ilk önce Gaea ya da Ge(toprak) kesinlikle idrak edilemeyecek bir biçimde Kaos'un rahminden çıkmıştır. Sonra Tartarus(yeryüzünün altındaki derin uçurum) kendini hemen ayırmış ve Eros(her şeyi oluşturan ve birbirine bağlayan aşk) hayat buluvermiş. Ardından Gaia kendi kendine Uranos'u(gökyüzü), dağları ve Pontus'u(deniz) vücuda getirmiştir...(sy 15)
1.Uranos'un nesli: Hesiod'a göre toplam on iki tane Titan vardı. Altısı erkek: Okeanos, Coeus(Koeus), Krius, Hyperian, İapetus, Kronus. Altısı da kadın: Theia, Rheia, Themis, Mnemosyne, Phoebe ve Tethys. Bu kutsal varlıkların isimlerinin yorumlanması kısmen zor olsa da şüphesiz doğanın temel güçlerini temsil ederler. Kiklopların sayısı üçtür: Brontes(gök gürültüsü), Steropes(yıldırım) ve Arges(yaprak yıldırım). Bu isimler açıkça gördüğümüz üzere fırtınayı temsil eder. Centimaneler de üç tanedir: Kottos, Briareus ve Gyes. Bunlar da doğanın yıkıcı güçlerini ve muhtemelen depremi, çalkantılı denizi ve fırtına rüzgarlarını temsil eder.
2. Pontus nesli: Pontus sayesinde Gaya, olağanüstü deniz ilahlarının annesi oldu. Bunlar Nereus, Thaumas, Phorcys, Keto ve Eurybia idi. Onların da sayısız çocuğu oldu. Nereus, denizin dingin durumunu temsil eder...Thamus bize denizin görkemini simgeler. Kendisi İris(gökkuşağı) ve Harpylerin(fırtına rüzgarlarının) babasıdır. Son olarak, Gorgonların ve