Eyleme geçebilecek duruma gelmek ve böylece sevinç duyabilmek için önce zamana yeniden kavuşmak, bunu için de hüznün sınavından geçmeyi kabul etmek gerekir. Hüzün melankoli değildir. Melankolide zaman hep durmak zorundaymış gibidir. Kaybedilmiştir. Ama hüzün melankoliyi yeniden büyüler, harekete geçiri, çünkü zamanın kaybını dile getirebilir, dolayısıyla tahammül edilemez kılar. Hüzün tam anlamıyla gecikme duygusudur. Zaman, gecikme görünümü altında, bize kendisini yendiden teslim eder.
Gecikme böylece kaç kalmış olmaktan ötürü duyulan hüznü doğurur, ama kayıp zamana ağlarken öznel zamanla barışırız. Nitekim hüzün geçer ve kendisinin geçtiğini hisseder, hem de kavuşulan öznel zamanın akışı içerisinde.