e ❃ ⁂ ❀ ︎

e ❃ ⁂ ❀ ︎
@amass
𝓣 ♡
psikoloji
118 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
"Bir araştırmada yeni evli çiftleri gözlemliyorduk ve sonu boşanma olan çiftlerde eşlerden birinin bir konu hakkında takdir edilmeyi istemesinin üstüne diğerinin taktir etmediğini fark ettik. Mutlu çiftlerdeyse bir partner diğerini dinleyip "haklısın" diyebiliyordu. Bu, öne çıkan bir farktı. Başıyla onay verip "evet" ya da "hı-hı" dendiği zaman bu partnere verilecek olan desteğin bir göstergesidir..."
Sayfa 27·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

e ❃ ⁂ ❀ ︎

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
2023 13. kitabı
Helene L'Heuillet
7.5/10 · 474 okunma
1898'de Fliess'e yazdığı bir mektupta Freud hayatın değerine vakıf olmak için hangi yöntemi izlediğini açıklar: "bilinçaltından yola çıkarak yazmak". Pazar günü süvarisi İtzig'in hikayesini anlatır Freud; İtzig yol üzerinde karşılaştığı ve kendisine "nereye böyle İtzig" diye soran arkadaşına şöyle cevap verir: "Ne bileyim ben? Ata sor." Traumdeutung'un (Düşlerin Yorumu) yayımlanmasını izleyen depresif evreden "yalnızca gizemler arasından rastgele ilerlemek için , her türlü bilinçli düşünme uğraşından ele çekerek" çıktığını açıklar. Pazar, geç kalmaktan sakınmaksızın kendi zamanımızda yaşayabileceğimiz tek gündür. Keyfimiz yeniden yerine gelebilir, çünkü elimizden kayıp gidiyor olsa da zamanın tadını çıkarabiliriz. Pazar günü hayatın tadını çıkarırız çünkü arzumuzun atı olan zamanın bizi hayatın agalma'sına doğru götürmesine izin veririz. Agalma, Eski Yunan'da ekonomik anlamdaki değeri belirten en eski sözcüklerden biridir. Agalma, süslenmek ya da tanrıları onurlandırmak için kullanılan değerli eşyalar anlamına gelir. Adak ya da lüks kullanım nesnesi agalmata'lar binici İtzig'in gözlerini alan ve melankolik adamı bunalımdan çıkaran bir ışıltıyla parlar. Bütün hayatımız boyunca bizi ne anlama geldiğini bilmeden peşinden koşturan, ama hayata değerini bahşeden "arzu nedeni nesneyi" tanımlamak için Lacan da bu agalma sözcüğünü kullanır.
sy 97-98·Kitabı okudu
Edebiyat
Her yaratım, zamanın tamamlanmış olanı seyre dalmak için geçirildiği bir duraklama anı ister. Tektanrıcı dinlerde yedinci günün eğretilemeli anlamı budur. Hayatın değeri ancak öznel zamana kavuşulduğunda anlaşılıyorsa kişisel yaratıcılık da gecikme anlarına, sonuca bakmak için harcadığımız zaman ihtiyaç duyar.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Edebiyat
Eyleme geçebilecek duruma gelmek ve böylece sevinç duyabilmek için önce zamana yeniden kavuşmak, bunu için de hüznün sınavından geçmeyi kabul etmek gerekir. Hüzün melankoli değildir. Melankolide zaman hep durmak zorundaymış gibidir. Kaybedilmiştir. Ama hüzün melankoliyi yeniden büyüler, harekete geçiri, çünkü zamanın kaybını dile getirebilir, dolayısıyla tahammül edilemez kılar. Hüzün tam anlamıyla gecikme duygusudur. Zaman, gecikme görünümü altında, bize kendisini yendiden teslim eder. Gecikme böylece kaç kalmış olmaktan ötürü duyulan hüznü doğurur, ama kayıp zamana ağlarken öznel zamanla barışırız. Nitekim hüzün geçer ve kendisinin geçtiğini hisseder, hem de kavuşulan öznel zamanın akışı içerisinde.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Edebiyat