10/10
Merhaba kitap dostları; Bugün sizlere 10 yaş ve üzeri tüm çocukların okuyabileceği bir kitap önerisiyle geldim. Barış ve Sinem'in Amasya'da yaşayan dedelerinin köstekli bir saati vardır. O saate kimsenin dokunmasına izin vermez. Bu durum çocuklarda saate karşı büyük bir merak uyandırır. Bir gün dedeleri vefat eder ve köstekli saat Barış ile Sinem'e kalır. Saatin üzerindeki lokomotif resmi ve Arapça sayılar ve harfler Barış'ın dikkatini çeker. Acaba bu bir hazineye ulaşmak için şifrelenmiş bir bilgi midir? Çünkü babaları küçük bir çocukken mahallelerinde çok define arayan insan olurmuş. Hatta bulan bile olmuş. Bunları da dinleyen Barış ve Sinem başlarlar bu şifreleri çözmek için düşünmeye. Okurken ikisinin de zekasına hayran kalacaksınız. Kitabımızda yazarımız kardeşlik ve aile bağları, sevgi, saygı, yardımlaşma gibi konulara da değiniyor. Heyecanı daima canılı tutan bu kitabı okurken ben çok keyif aldım. Bu akıcı anlatıma sahip kitap küçüklerin olduğu kadar bence büyüklerin de ilgisini çekecektir. Keyifli okumalar dilerim.
Dedemin Köstekli SaatiBirgül Yangın Aslanoğlu · Uçan At Yayınları · 20242 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 15:52
"Türkler nasıl Müslüman oldu? Gök Tengri'den ve Şamanizm'den nasıl vazgeçti? Araçların İslamı yayma faaliyetleri sırasında kaç yüz bin Türk kılıçtan geçirildi?" Sorularının cevaplarını bulmak için Şamanizm ve Gök Tengri İnanç Sisteminin peşine düşen Sevil, ulaştığı gerçekleri anlatmaya başladığında bu iki kadim dine Satanizm gözüyle bakanların hedefi haline gelir. Büyük bir baskı altında, kendi gibi düşünen birini ararken yolu Amasya'nın uzak bir köyünde şifa dağıtan ve gelecekten haber veren bir kadınla, Ayana Hatunla kesişir. "Dert yerde, şifa göktedir. Bize düşen görev, şifayı gökten indirip derde deva olmaktır" diyen Ayana için de, Sevil için de hem bir aydınlanma hem de kaçma kovalamaca süreci başlar, hayat artık eskisi gibi olmayacaktır.
AyanaMustafa Mutlu · Kırmız Kedi Yayınevi · 202217 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi
Gazi Paşa'nın çocukluğunda oynadığı oyunları,kimlerle arkadaşlık yaptığını ve nasıl Atatürk olduğunu anlatan bir eser. Atatürk'ün yaşamında çocukluğundan başlayarak son nefesine kadar sevgi bağı kurduğu karga,yunus,köpek ve atın dilinden Atatürk anlatılmış. Karga ile başlayan yolculuk Samsun dan Selanik'e kadar uzanmış ordan İstanbul, Ankara,Amasya, Erzurum ve Sivas ile devam etmiş. Macera karganın Samsun'da Onur Anıtında nöbet beklerken meraklı torunlarına Atatürk'ü anlatmaya başlamasıyla ilerliyor ve her durakta bir hayvandan anılar dinleyerek yolculuk sona eriyor. O karganın dedesi de zamanında Atatürk ile oynamış. İlkokul 2.sınıftan itibaren herkesin okuyabileceği fabl tarzı bir anı kitabı. Bence Atatürk ve Can Dostları, Atatürk’ü yalnızca tarih kitaplarında anlatılan bir lider olarak değil, duyguları olan, sevgi dolu ve merhametli bir insan olarak tanıtan çok anlamlı bir kitaptır. Kitabın en etkileyici yönlerinden biri, Atatürk’ün hayvan sevgisini ve canlılara verdiği değeri ön plana çıkararak onun insani tarafını okuyucuya göstermesidir. Bu yönüyle kitap, özellikle çocukların Atatürk’e daha yakın hissetmesini ve onu sadece bir kahraman değil, aynı zamanda şefkatli bir birey olarak görmesini sağlar. Anlatım dili sade ve samimi olduğu için okurken sıkmadan bilgi verir; aynı zamanda duygusal yönüyle de insanın içine dokunur. Kitabı okuyan biri, Atatürk’ün büyüklüğünün yalnızca başarılarından değil, kalbinin güzelliğinden de geldiğini hisseder. Genel olarak bu eser, hem öğretici hem duygusal hem de değer kazandırıcı yönüyle okuyucuda güzel izler bırakan, severek okunabilecek etkileyici bir kitaptır.
Atatürk ve Can DostlarıDeniz Gömeç · Eflatun Kitaplar · 20261 okunma
Müzik Aklı Başa Getirir de Aklı Baştan Alır da
Puan vermedi·140 syf.··
2026 21. kitabı
Tarih boyunca müzikle tedavi birçok medeniyette kullanılmıştır. Ninni bebeği uyutur ,marş insanı coşturur ,bazı müzikler hüzün verirken ,tasavvufi musikisi mistik derinî duygularla doldurur. Milattan önce 3 4 yüzyıllarda büyücülerin trans haline gelen ilkel din adamlarının kullandığı bir figürdür. 17 yüzyıldan itibaren Batı ülkelerinde akıl hastaları şeytanla işbirliği yaptığı için kilise tarafından yakılırken o yıllarda Selçuklularda ve Osmanlılarda daha sonra psikiyatride her makam ayrı ayrı akıl hastalarında kullanıla gelmiştir. Hangi makamın hangi akıl hastalarına iyi geleceği ile ilgili makaleler kitaplar yazılmış. Bugünkü günümüzde ağır ameliyatlarda müzikten çok istifade edilmektedir. Örnek olarak meşhur dr. M. öz ve niceleri müzikle sakinleşerek ağır uzun ameliyatlarını yapıyorlar. Kayseri Gevher Nesibe hatun selçuklu'nun muazzam Vakıf hastanesi Sivas İzzettin Keyhüsrev şifahanesi Amasya darüşşifası Bursa'da Yıldırım darüşşifası İstanbul Fatih'te darüşşifa... Buralarda akıl hastalarına tedavi verilirken musiki'den en üst düzeyde istifade ediliyor av hayvanları eti su sesi kadife gibi özel giysilerle akıl hastaları özelle tedavi edilmişlerdir. Günümüz modern psikolojik rahatsızlıklarda müzikten üst düzeyde istifade edilmektedir. Ancak bir ilaç gibi düşünürsek uygunu uygun tarzda uygun insana uygulanmalı. Konuya ilgi duyanların derli toplu bilgi alabileceği bir eser.
Müzikle TedaviHaşmet Altınölçek · Kitabevi Yayınları · 201721 okunma
Son Topraktan Sonsuz Vatana: Türk’ün Diriliş Mücadelesi
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 12:05
Bu kitap, bir milletin küllerinden doğuşunu yalnızca tarihsel bir anlatı olarak değil, aynı zamanda bir irade ve kimlik inşasının destansı yürüyüşü olarak ele alır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da attığı ilk adım, esaret zincirlerine vurulmuş bir halkın kaderine meydan okuyan bir kıvılcım olmuştur. Bu kıvılcım, yalnızca bir direnişi değil; unutturulmuş bir hakikatin, “Türk milleti” gerçeğinin yeniden hatırlanmasını da başlatmıştır. Samsun’dan Amasya’ya, Erzurum’dan Sivas’a uzanan süreç; sıradan bir askeri hareket değil, millet olma bilincinin adım adım işlendiği bir uyanış hikâyesidir. Amasya Tamimi ile “milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” düsturunun ortaya konulması, aslında bir halkın kul olmaktan çıkıp özne haline gelmesinin ilanıdır. Erzurum ve Sivas Kongreleri ise bu ruhun teşkilatlanmış hâlidir; iradenin ete kemiğe bürünmesidir. Ancak bu yürüyüşün en kritik kavşaklarından biri Ankara’dır. İstanbul’un işgali ve Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması, esaretin resmileşmesi anlamına gelirken; Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, hür iradenin kalbi olmuştur. Bu tercih, yalnızca coğrafi değil; tarihî ve stratejik bir meydan okumadır. Çünkü Ankara, teslimiyeti değil direnişi; suskunluğu değil haykırışı temsil etmiştir. O günün şartlarında, karşısında dünyanın en güçlü devletlerini bulan bir milletin mücadelesi, akıl almaz bir dengesizlik içinde yürütülmüştür. Maddi imkânları sınırlı, ordusu yorgun, halkı yoksul bir millet… Ama bir şey vardı ki, hiçbir kuvvet onu yenemedi: inanç. Mustafa Kemal Atatürk’ün öngörüsüyle birleşen bu inanç, yıkılmış bir imparatorluğun enkazından yepyeni bir devletin doğmasını sağlamıştır. Bu büyük uyanışın arkasında yalnızca savaş meydanları değil, derin tarihsel dinamikler de vardır. Türk
Bozkurt Atatürk - Türk'ün Bilge BaşbuğuBora İyiat · Kripto · 2014296 okunma
Tevarih-i Al-i Osman
9/10
·383 syf.··
2026 17. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 13:34
Üzülerek kitabimi bitirdigimi belirtmek isterim :( Öncelikle kitabı daha iyi anlayabilmek adına,göz kapatıp açınca ya dek doyum noktasına ulaştıran bu nefis yapıtı anlayabilmek için Aşıkpaşazâdeyi anlamak bununla beraber kim oldugunu bilmek oldukça önemli benim için.. Ama ve lakin Aşıkpaşazade’nin hayatına dair bilgiler oldukça sınırlıdır. Yazar hakkında bilinenler büyük ölçüde kendi eserinde aktardıklarıyla sınırlı kalmıştır. Buna göre yaklaşık 1400 yılında Amasya sancağının Mecitözü kazasına bağlı Elvan Çelebi köyünde doğmuştur. Babası, Vefâî tarikatına mensup bir tekke şeyhidir. Küçük yaşlarını bu tekkede geçiren Aşıkpaşazâde, burada dini ve kültürel bir eğitim almıştır. Gençlik yıllarında farklı bölgelere seyahat etmiş, dönemin önemli şahsiyetleriyle tanışmıştır. Bir süre Geyve’de Yahşi Fakih’in yanında bulunmuş ve Osmanlı Devleti’nin 1402–1413 yılları arasındaki Fetret Devri’ne tanıklık etmiştir. II. Murad döneminde meydana gelen Düzmece Mustafa İsyanı’nı bizzat yaşamış; ardından Konya’ya giderek Sadreddin Konevî Zaviyesi’nde bulunmuş ve Şeyh Abdüllatif el-Kudsî’ye intisap etmiştir. 1437 yılında hac ibadetini yerine getirmiş, dönüşte bir süre Mısır’da bulunmuştur. Daha sonra Balkanlar’a geçerek Üsküp’te İshak Bey’in himayesinde yaşamış ve Osmanlı’nın bazı seferlerine katılmıştır. Bu süreçte padişahın iltifatına mazhar olduğu bilinmektedir. II. Mehmed döneminde Edirne’de düzenlenen şehzade sünnet şenliklerine davet edilmiştir. Hayatının sonlarına doğru en önemli eseri olan Tevârîh-i Âl-i Osman’ı kaleme almaya başlamış ve 1484 yılında, yaklaşık 85 yaşındayken eserini tamamlamıştır. Bu tarihten kısa süre sonra vefat ettiği düşünülmektedir. Aşıkpaşazâde Tarihi, klasik bir tarih kitabından çok daha fazlasını sunmaktadır. Eser, okuyucuya olayları sadece
Alıntı
Aşık Paşazade TarihiDerviş Ahmed Aşıki · Mostar Yayınları · 2017513 okunma