"Cenâb-ı Hak katında makbûl olan ilim, amel-i sâlihlerle tatbik edilen ve yaşanan bir ilimdir."
Sayfa 504 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
* Amel ve ibadetten uzak bir îmânın ve sadece dil ile «inandım» demenin, insanı kurtarmaya yetmeyeceği aşikardır." [Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: "İnsanlar imtihandan geçirilmeden, sadece «Îmân ettik» demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar? Andolsun ki Biz, onlardan evvelkileri de imtihan ettik. Elbette Allah, sâdık olanları da yalancıları da ortaya çıkaracaktır." (el-Ankebût, 2-3)]
Sayfa 503 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Adem olamaz ahsen-i takvim ile ekrem, Takvådır eden ehlini insân-ı mükerrem. İlm ü amel etmezse eğer kalbini tenvîr, Şeytan kesilir nefs-i habisi ile âdem! *M. Es'ad Efendi
Sayfa 495 - Altınoluk Yayınları, İstanbul - 1433 / 2012·Kitabı okuyor
Amellerin Mekânları Etkilemesi
Hakikat ehline göre insanların işledikleri ameller, cansız varlıkları bile etkiler. İbn Arabi bu konuda şöyle demiştir: "Kötü amellerin işlendiği bir yerde yapılan amel ile salih amellerin işlendiği bir yerde yapılan amel birbirinden kıymetçe farklılık arz eder. Bunun içindir ki Kâbe'de kılınan bir vakit namaz başka yerlerde kılınan yetmiş vakit namaza denk gelmektedir.
“Ey Muhammed! Yoksa sen Kehf ve Rakiym ashabının hâlini âyetlerimiz içinde şaşılacak bir âyet mi sandın? (10). Hani o zaman genç yiğitler bir mağaraya sığınmışlardı da ‘Ey Rabbimiz!’ demişlerdi. ‘Bize katından bir rahmet ihsan et ve işimizde başarılı kıl’ (11). Onları bir mağaranın içinde uykuya daldırdık. Yıllarca hiçbir şey duymadılar (12). Sonra da iki taraftan hangisinin bekledikleri neticeyi iyi hesaplamış olduğunu bilelim diye onları tekrar uyandırdık (13).” KEHF SÛRESİ’nden
Bildikleriyle amel etmeyen birinin bilmediklerini öğrenme çabasına düşmesi anlamsız olmaz mı?