"Ah. Sen... sen Amentü'n için bir şerefsin," dedi Bouchart soluk soluğa.
"Sense kendininkinden sapmışsın."
"Sapmadım... onu aştım. Dünya çoğu insanın kabullenmeye cesaret ettiğinden çok daha karmaşık bir yer. Ve sen, Assasin... adam öldürmekten başka bir şey biliyor olsaydın bunu anlayabilirdin."
Altaïr kaşlarını çattı. "Erdem nutkunu kendine sakla ve şunu bil de öl: Elma'nın kendi ellerim dışında başkasının eline geçmesine asla izin vermeyeceğim."
Eserden bahsederken, onun sırtında ısındığını hissetti. Elma uyanmıştı sanki.
Bouchart alaycı bir edayla gülümsedi. "Onu sakın yanından ayırma, Altaïr. Sen de bizim vardığımız sonuçlara varacaksın... zamanla..."
Kader maddesini okumadığım kitap kalmadı, altından kalkamadım. Ne kadar kolaymış oysa; sonunda bıraktım kendimi kadere. Amennâ. Her yanım kaza belâ. Her belâda bir beli. Amentü billahi.
Ezan sesi duyulmuyor
Haç dikilmiş minbere
Kâfir Yunan bayrak asmış
Camilere, her yere
Öyle ise gel kardeşim
Hep verelim elele
Patlatalım bombaları
Çanlar sussun her yerde
Çanlar sustu ve fakat
binlerce yılın yabancısı bir ses
değdi minarelere: Tanrı uludur Tanrı uludur
polistir babam
Cumhuriyetin bir kuludur
bense
anlamış değilim böyle maceralardan
"Yatağına yatmak istediğin zaman namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ yanına yat ve: Allâhumme eslemtü nefsi ileyke ve veccehtü vechi ileyke ve fevvaztü emri ileyke ve elcé'tü zahri ileyke, rağbeten ve rehbeten ileyke, lâ melcee velâ mencâ minke illa ileyke. Âmentü bi-kitâbikellezi enzelte ve bi-nebiyyikellezi erselte: Allahım! Kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım. Sırtımı sana dayadım. Umit bağladığım sen, korktuğum yine sensin. Senden kaçıp sığınacak ve senin elinden kurtulacak bir yer varsa yine sensin. Indirdiğin kitabına ve gönderdiğin peygamberine iman ettim de! Eğer ölürsen iman üzere ölürsün. Bu dua senin o geceki son sözlerin olsun."
Sayfa 25 - Kitapyurdu doğrudan yayıncılık·Kitabı okudu