Belki de onun dünyamızın keşif tarihi içindeki başarısını en iyi tarif eden çelişki, Kolomb'un Amerika'yı keşfetmiş ama tanıyamamış Vespucci'nin ise orayı keşfetmediği hâlde bunun yeni bir kıta olduğunu anlamış olmasıdır. Bu başarısı her daim hayatıyla, adıyla beraber anılacaktır. Çünkü belirleyici olan tek başına eylem değildir, bunun tanımı ve etkisi daha önce gelir. Yapılan bir şeyi anlatan ve açıklayan kişi, çoğu zaman onu yapandan daha önemlidir ve tarihin önceden kestirilemez güçler dengesi içinde genellikle en küçük bir hareket bile en inanılmaz etkilere neden olabilir.
Ancak dramın ve melodramın tarih kadar eski yasalayri uyarınca, tıpkı ışığın gölgeye, Tanrı'nın Şeytan'a, Akhilleus'un Thersites'e ve hâyâlperest Don Quijote'nin sonuna kadar gerçekçi Sancho Panza'ya ihtiyaç duyması gibi her kahramanın da bir anti-kahramana ihtiyacı vardır.
Hakikatin söylentiye yetişmesi nadiren mümkün olur. Bir kez dünyaya söylenmiş bir söz, buradan güç toplar ve kendisine hayat verenden özgür ve bağımsız yaşamayı sürdürür.
Talihin ne denli değişken olduğunu anlamış, 'geçici ve sürekliliği olmayan zenginliklerin dengesiz dağıtılmış olduğunu, bir gün insanı en tepeye oturturken, bir başka gün onu, ödünç verdiği zenginlikleri geri almak suretiyle alaşağı ettiğini görmüştür'.
Bilinen tüm sınırların ötesinde insanların barış içinde yaşadığı topraklara rastlanmıştır; para, mülk ve iktidar uğruna yapılan savaşların insanların ruhunda sarsıntılar yaratmadığı, prenslerin, kralların, kan emicilerin ve rant toplayıcılarının olmadığı, insanların karınlarını doyurmak uğruna elleri kanayıncaya dek çalışmak zorunda kalmadığı, doğanın hâlâ insanı doyuracak kadar cömert olduğu ve insanın insana düşman olmadığı topraklara.