Amerigo (Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikayesi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3577
Gösterim
Adı:
Amerigo
Alt başlık:
Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikayesi
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719509
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Amerigo
Amerigo
Hem düşsel hem de tarihsel karakterler üstüne yorumlarıyla tanıdığımız Stefan Zweig'ı derin karakter incelemelerine yönelten, psikolojiye ve Freud'un öğretisine duyduğu ilgidir. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren Yıldızın Parladığı Anlar, Fransız Devrimi'nde bir politikacının portresi niteliğindeki Joseph Fouché'yle birlikte Amerigo da Zweig'ın nesnellikten çok sezgiye dayanan yaşamöykülerinin en başarılarından biridir. Zweig, bu yapıtında, bugün Amerika adıyla bildiğimiz anakaranın bu adı alışının ardındaki inanılması güç rastlantılarla örülü 'yanlışlıklar komedyası'nı anlatır. Kristof Kolomb'un keşfettiği toprakların 'yeni bir dünya' olması gerektiği kanısına varan İtalyan denizci Amerigo Vespucci, ün peşinde koşan bir sahtekâr mıdır, yoksa adını tarihe yazdırmayı hak eden bir bilge mi? Zweig, esrar perdesini aralamaya çalışırken, Amerigo Vespucci'nin yaşamöyküsünü yaratıcı bir anlatıya dönüştürüyor, usta işi bir yapıt sunuyor bize.
120 syf.
Merhabalar Stefan Zweig’in diğer kitaplarından farklı olarak biraz didaktik ve biyografik bir eser olan Amerigo.Kitap Amerika’nın keşfedilmesi,Amerika isminin nerden geldiği gibi bilgiler içeren güzel bir eser okumanızı tavsiye ederim
104 syf.
·10/10
Atatürk Diyor ki;

“ Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa, hakikat insanlığı şaşırtacak bir hal alır.”

Stefan Zweig Amerigo kitabında anakarayı ilk keşfedenin kim olduğunu Portekiz, İtalyan ve İspanyol kaynakları üzerinden iz sürerek bulmaya çalışıyor, Vespucci’nin anakaranın isim babası olma sürecini geçmişten günümüze yapılmış tüm tartışmaları yine kaynaklar göstererek bir tarihçi titizliğinde biz okuyuculara sunuyor..

Kitabı okuma süresince Atatürk’ün yukarıda alıntıladığım tarihe yaklaşımı bir an için aklınızdan çıkmazken, kitap bittiğinde de yaşadığınız hayatı ne kadar mental kalarak yaşayabildiğinizi, hayattaki tutkularınızı, kendi kişisel tarihinizi iyice bir evire çevire düşünüp, ya yeni kararlar alma isteği ya da ;

Hakkı Bora s*çtı dona
Don yırtıldı baştan başa
nahoşluğu ve talihsizliğinde bir hayat ise nasıl toparlarım acep sorusu kalbinizi de esir alarak zihninizde belirebilir..
Benim profilim üzerinde kafa yorup iyi analizci okurların çıkartabileceği gibi bendeniz tekerleme tadında mani havasında ne hocası olduğunu hatırlayamadığım ortaokul öğretmenimin adıyla özdeşleşmiş yukarıdaki dizeler duygusundayım:-))

Burdan itibaren SPOİLER İÇERİR!!

Marco Polo ,ünlü seyyahımız, Ortaçağ Avrupasının meraklı ve işsiz takımının hayal dünyalarını besleyip o düşten bu düşe sallanmalarına sebep, ülkesine bir geri dönüş gerçekleştirir.
24 yıl boyunca Uzakdoğu ülkeleri,Asya ve Çin topraklarında gezer durur ama elinde Kubilay Han’ın verdiği elçi vasfıyla..
İtalya’ya geri döndüğünde ülkesi savaş halindedir ve Cenevizlilere esir düşer ,hücre arkadaşına tüm gezip gördüklerini anlatır ve yazdırır ,işte o seyahatname, Kristof Kolomb’un başucu kitabı olur,tek hayali vardır hayatında tanımlayamadığı bir eksiklik ne ne diye düşünürken hissikablelvuku bulur Hindistana varıp o saate kadar yediği
anacığının yaptığı sütlacın eksiğinin TARÇIN’da olduğuna kanaat getirip tamamlamak için annesinin elini öper denizlere açılır..
Tamam safsata ve şaka anlayışıma son verip gerçeklere dönüyorum..
Hint ülkesinin baharatlarına ,altınlarına ,gümüşlerine kavuşmak, gemilerle Avrupa’ya taşıyıp(sanki bedava dağıtıyorlar,ya da bedelini ödemeyi düşünüyor ,bildiğiniz emperyalist zihniyet işte:-/)İspanya kraliçesinin övgülerine mazhar olmak..
Kolomb o tarihe kadar tüm denizcilerin aksine batıya açar yelkenlerini ve Atlas Okyanusunu boylu boyunca aşan ilk denizci olur, anakara ile karşılaştığında Hindistana geldiğini zanneder..Haiti’ye ve Küba’ya gelmiştir bir de bakar ki ordaki insanların derileri de kızıl,aynı Hintliler gibi..önyargılarının kurbanı olur ,öldüğünde dahi Hindistan orası diye yırtınır durur, tayfalarını kırbaç cezası ile tehdit eder siz de kabul edeceksiniz diye..Saplantı haline getirmiş işte..Mental bir adam olmadığı, tutkularının esiri olduğunu rahatlıkla anlayabilirsiniz..

America Vespucci ise Medici ailesinin deniz işletmesinin güvenilir bir muhasebecisidir.Hayatında ilk kez bir maceraya çıkar Kolombun geldiği yerlere geldiğinde der ki; BURASI YENİ KITA!!!!
Medici ailesinin işletme sahibine de üç tane seyahatini anlatan mektup gönderir, Kolomb yanılıyor burası MUNDUS NOVUS(YENİ KITA) diye yazar..
İşte olaylar dizisi bundan sonra önem arzediyor, Kolombun saygın olmayan hayatı ve saplantılı iddiası yüzünden Yeni Kıtayı bulanın Vespucci olduğunu yazmaya başlarlar ve yayılır tüm Avrupa’da..
Kitapta tartışılan husus; Vespucci yanlış anlaşılmayı neden düzeltmemiş?? Haklı bir soru..O zaman telif hakkı olmadığından kimi nereye şikayet edip düzeltme yaptırıcak!!
Ne Kolombun ne de Vespucci’nin yayılan kötü ya da iyi ünlerinden haberleri olmadan yoksul insanlar olarak hayatlarını tamamlamış olduklarını anlıyorsunuz..

Kitabı okuduktan sonra kafanızı kaldırıp hayatınızla ilişkili yer isimleri, tabelalardaki yer isimleri hepsinin kökenini, kimin neden bu isimleri verdiğini düşünüyorsunuz..
İbn Sina Bilgievi, Yunus Emre sınıfı falan filan..Yunus Emre yaşarken bilebilirmiydi benim adının verildiği bir sınıfta ders vereceğimi!!
Hülasaten; Tarih yazıcılığına soyunanlar,anakarayı Vespuccinin bulmuş olmasını ona yakıştırmışlar ve öylede yazmışlardır..

Kitabı okurken bilmediğiniz terimler ve tarihi şahsiyetler ile bolca karşılaşabilirsiniz,durup küçük çaplı araştırmalarla soluklanırken bulabilirsiniz kendinizi..

Mesela; HANNİBAL,ne çok komutan ve lideri etkilemiş bir adam..Sarıkamışta donarak ölen günahsız askerlerimizin bir Hannibal stratejisinin taklit edilmeye çalışılmasına kurban edildiğini görünce kaderimiz kimlerin düşlerinin pençesinde,iyice bir sarsılarak düşünüyorsunuz..

Toprağın bol olsun Stefan Zweig diyerek tüm okuyucu arkadaşlara gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum bu eseri..
Keyifli okumalar..
120 syf.
·1 günde·8/10
-Amerika'yı kim keşfetti?
-Christopher Columbus
-Peki adı neden KOLOMB ya da KOLOMBİYA değil de AMERİKA?

Bir düzine yanlışlıklar ve karmaşıklıklar sislileri...
Neler olup bittiğinden habersiz mezara giren bir adam olan Amerigo.
Kristof Kolomb ile Amerigo Vespucci'nin hayatlarından kesitler ve Amerika kıtasından ziyade Amerika adı üzerine neden-sonuç açıklamalarından oluşan bir biyografi.

Kitapta yer almayan ama nereden öğrendiğimi unuttuğum bir bilgiyi paylaşmak istiyorum.
Gemilerle çok uzun yolculuk yapan insanların geri döndüklerinde çok çeşitli hastalıklardan öldükleri, derilerinin pul pul olup etlerinin döküldükleri bir dönemde insanların tanrılar tarafından cezalandırıldığına ve tanrıların gazabına uğradıklarına inanılıyordu. Bir gün bir kaşif bu hastalıkların C vitamini eksikliğinden olabileceğini keşfetti , zira o dönemde uzun gemi yolculuklarında kurutulmuş et, kuru baklagil harici gıda tüketilmiyordu. Bir deney yaptı ve uzun bir sefere çıkacak olan gemiyi bol turunçgillerle, lahana salamuraları ve turşularla doldurdu. Sefer sonunda gemi geri döndüğünde bu gıdalarla beslenen insanların gayet sağlıklı oldukları görüldü ve meyve sebze yemenin vücut için çok gerekli olduğu öğrenilmiş oldu. Bu bağlamda yeme içme üzerine olan keşif, uzun gemi seferleri yapabilmenin önünü açan en önemli unsurlardan biri oldu. Amerika kıtası da uzun bir sefer sonucu keşfedildi çünkü.
120 syf.
·9 günde·7/10
En sevdiğim öykü yazarlarından biri olan Stefan Zweig, bu kitabında tarihi bir olayı, yani Amerika'nın keşfini, konu almış. Bilindiği üzere Amerika'yı ilk bulan Avrupalıyı Kristof Colomb olarak bilirken, bu kıtanın yeni kıta olduğunu ilk fark edenin de Americo Vespuci olduğunu biliyoruz. Ancak gerçek o kadar da basit değil. Stefan Zweig de tam da bunun üzerinde duruyor: Amerikayı kim keşfetti? Ve neden bu isimle anıldı? Bu isimle anılmasını sağlayan kim? Americo Vespuci hiçbir zaman birinci kaptan konumunda olamazken nasıl oldu da dünyanın en iyi denizcileri arasına girmeyi başardı? Amerika'nın keşfi ile ilgili çarpıcı gerçekler bu kitapta... İyi okumalar sevgili okur.
120 syf.
·Beğendi·7/10
Benim gibi hem düşsel hem tarihsel kitapları seviyorsanız Stefan Zweig bu işin hamı ustası nirvanası diyebilirim. Kendisinin bu başta olmak üzere iki eserini daha baş üstünde tutarım. Gerçekten usta bir yazardır
120 syf.
·3 günde·7/10
Kitap alıştığımız yoğun kişi karakter analizi şeklinde değil daha çok resmi bir araştırma şeklinde yazılmış. Amerika kıtasının keşfedilme sürecindeki Cristof Colomb mu? Amerigo Vespucci mi dünyanın 4. Kıtasını keşfeden kişisi olduğunu açıklayarak bu konuyla ilgili olarak bilinmeyen bazı konulara yer verilmiştir. En çok çarpıcı olan bundan yaklaşık 500 sene evvel nüfusun az olduğu zamanlarda 10 yılda 1 milyon Haiti'li yerlinin katledilişi var. Amerika isminin bir yayımcı sayesinde akıllara kazındığından bahsedilmiş. Arada bu tarz araştırma yüklü kitaplar okumakta fayda var. İyi okumalar.
120 syf.
·Beğendi·9/10
Alışılmış Zweig kitaplarından farklı olarak biyografik bir eser.Yazar ,Amerika kıtasının adı üzerine hem Cristof Kolomb hem de Ameriko Vespucci'nin hayatından anekdotlar vermiş, kıtanın adı üzerine tarihi belgeleri de inceleyerek bir değerlendirme yapmış , Colomb ve Vespucci hakkında bizi aydınlatmaya çalışmış.Sonuç olarak Zweig, Sezarın hakkını Sezara vermiş :)Tarihe ilgisi olanların beğeneceğine eminim ama klasik Zweig okurlarının aynı zevki alacağından emin değilim :)
120 syf.
·Beğendi·8/10
Amerikayı kim keşfeti; Vespucci mi yoksa Colomb mu? Zweig, bunun cevabı için okuyucuyu yolculuğa çıkarıyor. Bunları anlatırken kendine özgü üslubu ile olayları ve kişileri akıcı bir üslup ile anlatıyor. Kıtaya Amerika ismini verilmesindeki hikayeyi müthiş betimlemeleri ile ifade ediyor. Kıtanın isminin neden Amerigo değil de Amerika olmuş, bunun sebebini merak edenlerin okuması gereken bir eser. İçindeki bilgiler genel kültür deposu. Okuyucu bilgilendiren bir eser. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Adı da üstünde olduğu gibi gerçekten de tarihsel bir yanlışlığın hikayesini okudum.Zweig'in alışılagelmiş hikayelerinin aksine coğrafi keşifler ve derin araştırmaların olduğu bir biyografiydi.Amerika kıtasının isim babasını ve nasıl biri olduğunu,kitayi ilk bulan Kolomb'un inatla buranın Çin ve Japonya'nın bir parcasi olduğunu iddia ettiği ve bir sürü komedya..netice itibarıyla kıtanın isim babası ve kıtayı keşfeden Kolomb'da bu işten bir fayda sağlayamadan fakirlik ve safalet içinde yaşamlarını yitirdiler.
-yapilan bir şeyi anlatan ve açıklayan kişi,çoğu zaman onu yapandan daha önemlidir ve tarihin önceden kestirilemez güçler dengesi içinde genellikle en küçük bir hareket bile en inanılmaz etkilere neden olur.keyifli okumalar
120 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
şimdiye kadar okuduklarımdan farklı bir zweig kitabı.kitapta amerikanın keşfedilmesi ve isminin verilmesi sırasında ve daha sonrasında olan olaylar ve tartışmalar anlatılıyor.tamamen tarihi bir belgesel kitap.ama konu, ayrıntılar ve olasılıklarla çok güzel anlatılmış.
120 syf.
·Puan vermedi
keşke tarih zweig ustanın anlattığı şekilde anlatılsa; kısa, öz ve tarafsız. neden sonuç ilişkisi çerçevesinde detaylar özden kopmadan verilse; ve tarihte herşeyin sanıldığının aksine siyah beyaz olmadığını belirterek.
Demek ki dünyayı fethetmek için öğrenmek gereklidir; insan gücünü sadece turnuvalarda ve sefih şölen yemeklerinde harcamamalı, ruhunu da bir Toledo kılıcı gibi esnek, çevik ve kıvrak kılmalıdır.
Tarih, ölümsüzlüğü genellikle yalın, ortalama bir insana dağıtırken en cesur ve bilge olanları, isimsiz karanlığa savurur.
Stefan Zweig
Sayfa 99 - Can yayınları
Goethe’nin şiirinde bahsi geçen, bir tek sözcükle kuru bir çalı süpürgesini çılgınca uçan bir cisme dönüştürdükten sonra, denetimden çıkmış bu ruhu yeniden durduracak sihirli sözcüğü bilmeyen sihirbaz kalfası gibi bir endişe mi kaplamıştı içini?
Salt Tanrı üzerine kafa yormanın, eski metinleri tekrar tekrar ele alıp dogmatik bir biçimde yeniden yorumlamanın, tartışmanın anlamı yoktur. Tanrı yaratandır, insanı kendi suretinde yarattığına göre onun da yaratıcı olmasını istemektedir.
Yanlışlıklar yumağı zaman içinde yuvarlamayı sürdürdükçe daha da Karman çorman bir hal alır.
Stefan Zweig
Sayfa 76 - iş bankası kültür yayınları
Uzunca süredir kullanmadığı kanatlarını bir kez açmasıyla özgürleşen insan ruhu, tüm uzaklıkları yakın kılmaktadır.
Stefan Zweig
Sayfa 17 - Epub

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Amerigo
Alt başlık:
Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikayesi
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750719509
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Amerigo
Amerigo
Hem düşsel hem de tarihsel karakterler üstüne yorumlarıyla tanıdığımız Stefan Zweig'ı derin karakter incelemelerine yönelten, psikolojiye ve Freud'un öğretisine duyduğu ilgidir. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren Yıldızın Parladığı Anlar, Fransız Devrimi'nde bir politikacının portresi niteliğindeki Joseph Fouché'yle birlikte Amerigo da Zweig'ın nesnellikten çok sezgiye dayanan yaşamöykülerinin en başarılarından biridir. Zweig, bu yapıtında, bugün Amerika adıyla bildiğimiz anakaranın bu adı alışının ardındaki inanılması güç rastlantılarla örülü 'yanlışlıklar komedyası'nı anlatır. Kristof Kolomb'un keşfettiği toprakların 'yeni bir dünya' olması gerektiği kanısına varan İtalyan denizci Amerigo Vespucci, ün peşinde koşan bir sahtekâr mıdır, yoksa adını tarihe yazdırmayı hak eden bir bilge mi? Zweig, esrar perdesini aralamaya çalışırken, Amerigo Vespucci'nin yaşamöyküsünü yaratıcı bir anlatıya dönüştürüyor, usta işi bir yapıt sunuyor bize.

Kitabı okuyanlar 403 okur

  • Nur Banu
  • Hasan yargül
  • Ayça
  • Göktuğ Durak
  • Oğuzhan Özcan
  • Stadio
  • piktobet
  • Eylem uygur
  • Sevim Kozacioglu
  • Şükrü Tan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%1.3 (2)
9
%1.3 (2)
8
%2 (3)
7
%2 (3)
6
%0.7 (1)
5
%0.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0