1000Kitap Logosu
Amerigo
Amerigo
Amerigo

Amerigo

Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikayesi

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.8
327 Kişi
971
Okunma
231
Beğeni
6,7bin
Gösterim
104 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 2 sa. 57 dk.
Adı
Amerigo (Tarihsel Bir Yanlışlığın Hikayesi)
Basım
Türkçe · Türkiye · Can Yayınları · 2014 · Karton kapak · 9789750719509
Diğer baskılar
Amerigo
Amerigo
Amerigo
Amerika
Amerigo
Hem düşsel hem de tarihsel karakterler üstüne yorumlarıyla tanıdığımız Stefan Zweig'ı derin karakter incelemelerine yönelten, psikolojiye ve Freud'un öğretisine duyduğu ilgidir. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren Yıldızın Parladığı Anlar, Fransız Devrimi'nde bir politikacının portresi niteliğindeki Joseph Fouché'yle birlikte Amerigo da Zweig'ın nesnellikten çok sezgiye dayanan yaşamöykülerinin en başarılarından biridir. Zweig, bu yapıtında, bugün Amerika adıyla bildiğimiz anakaranın bu adı alışının ardındaki inanılması güç rastlantılarla örülü 'yanlışlıklar komedyası'nı anlatır. Kristof Kolomb'un keşfettiği toprakların 'yeni bir dünya' olması gerektiği kanısına varan İtalyan denizci Amerigo Vespucci, ün peşinde koşan bir sahtekâr mıdır, yoksa adını tarihe yazdırmayı hak eden bir bilge mi? Zweig, esrar perdesini aralamaya çalışırken, Amerigo Vespucci'nin yaşamöyküsünü yaratıcı bir anlatıya dönüştürüyor, usta işi bir yapıt sunuyor bize.
7 mağazanın 17 ürününün ortalama fiyatı: ₺9,96
7.8
10 üzerinden
327 Puan · 72 İnceleme
Emre akkuş
Amerigo'yu inceledi.
120 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Yeni Dünya
Kitabı okumak çok keyifliydi. Bir biyografiden bu kadar keyif alacağımı düşünmezdim. Anlatım dili ve akıcılık bunun yanında merak uyandırıcı bir olayın anlatılıyor olması keyif almamı sağladı. Amerika kıtasının keşfini konu alan kitapta, birçok insanın yanlış bildiği ya da bilmediği halde duyduklarıyla yorum yapılan bir konuda bizi aydınlatıyor. Kristof Kolomb'un kıtayı önceden keşfetmesi ama burayı Hindistan sanması, Amerigo'nun ise buranın farklı bir yer, kendi tabiriyle ''Mundus Novus(Yeni Dünya)'' olarak tanımlaması aslında bize tarihten bir ders olarak geliyor. Ne kadar çalışılırsa çalışılsın onu sonuçlandırmak ve ne yaptığını bilmek önemli olan aslında. İnsanların yüzyıllar boyu Amerigo'yu Kolomb'un bulduğu yeri kendi keşfetmiş gibi yansıttığını düşünmesi gibi olayların perde arkasında da Kolomb'un Amerigo hakkında yazdığı bir yazıda onun hakkında kötü bir şey söylememiş ve ondan iyi bahsetmiş olması da ironik bir durum. Ve Amerigo'nun hayatı boyu belki de bu tartışmalardan, kıtaya kendi adının verildiğinden habersiz yoksul bir şekilde ölmesi de bu suçlamalar yöneltilen bir adam için üzüntü verici. Kitap sıkmadan çok güzel bilgiler veriyor. Faydalı bir kitap.
Amerigo
7.8/10
· 971 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
S. Ali
Amerigo'yu inceledi.
120 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Amerika Kıtasını Kim Keşfetti
Zweig haklı olarak niçin Amerika kıtasına 'Amerigo Vespuci'nin adının verildiğini sorguluyor. Ama unutmayalım ki, bu sorgulama 1900'lü yılların ilk döneminde yapılmış. Şimdi bize basit (ki, mevzu basit de değil) gelebilir ama bize de okullarda hep Amerika'yı Kolomb buldu ama orasını Hindistan sandığı için yani yeni kıta olarak görmediğinden dolayı Kolomb ismiyle anılmadı diye biliyorduk. Bu kadar. Ama, onlarca soru sorulup cevabını pek bulamadığımız veya 'niçin' sorusunun cevabını tam olarak bilemediğimiz bir durumdur bu. Tam bu noktada Zweig da oturmuş, araştırmış, okumuş ve yazmış. Ya! Burada bir yanlışlık olmasın demiş. Ne demek Kristof Kolomb keşfetmiş ama Amerigo Vespuci'nin adı verilmiş. Ne ayak bu diyerek bu kitabı yazmış. Ben de Zweig ne demiş diyerek kitabı okumaya başladım ve bakalım bu olayın içeriği nedir; yanlışlık ve doğruluk durumunu öğrenelim. Zweig biyografi ile bir şeyleri bize anlatmaya çalışıyor. Gerçekten de Amerika kıtasını kim keşfetmiş ve niçin bu isim verilmişin 'tarihini' okuyacağız. Yani bir çeşit 'Yıldızın Parladığı Anlar' (#27623852) diyebiliriz bu kitap için. Amerigo Vespuci'nin adı niçin verildi. Bir kaşif mi yoksa dolandırıcı, sahtekar mı? Ve Zweig çok önemli bir şey söylüyor okuyuculara. Kısaca diyor ki, tüm bildiklerinizi unutun, kafanızın içini boşaltın ve Amerika kıtasının biçimini, görünümünü kafanızdan silerek bu kitaba bakın. Bazı olayların tam aydınlatılabilmesi için biraz da kafayı 'temizlemek' daha doğru olmaz mı? Hem ön yargı hem de bildiğimiz doğru veya yanlışlarla dünyayı şekillendirmeye kalktığımızda çevremizde yaşanan bazı olayları tam olarak kavrayamadığımız oluyor. O yüzden Zweig okuyucuyu baştan uyarıyor. Amerika ismi dahil her şeyi unutun ve hiç duymadığınız bir şeymiş gibi olaya bakarak durumu anlamaya çalışın. Kitap, 'Amerigo' başlığında bir girizgahla başlayıp, Zweig'in yazma amacı hakkında kısa bilgiler veriyor. Tarihsel durum kısmında ise 1000 yılından başlayıp fetihlerin olduğu dönemin bir panoraması sunuyor. Belki benim dikkatimi çekti ya da ben biraz abartıyorum ama ilgimi çeken bir cümleyle başlıyor: "Yıl 1000. Batı dünyasının üzerinde uyuşturucu bir uyku ağırlığı vardır." Acaba burada ne demek istiyor. Batı dünyasındaki uyuşukluğu, uyuşmayı nereyle kıyaslıyor. Batıyı batıyla kıyaslamadığına göre doğuyla mı yoksa başka bir yerle mi kıyaslıyor; belki de güney veya kuzeyle. Çünkü devamında Zweig diyor ki, "İnsanların gözleri etrafını dikkatle gözlemleyemeyecek kadar yorgun, duyuları merakla harekete geçemeyecek kadar tükenmiştir" (s:14). Bir zamanlar o kadar fetihler yapmış Roma'dan başlayıp, Mısır'a, Britanya'ya kadar yelken açanlar niye şimdi yoklar diye de bir soru soruyor. Korktuklarından mı diye de devam ediyor. Bir zamanlar seyyahlar vardı, dolaşırlardı, kitaplar vardı, okunurdu ama şimdi atalet içinde bir yapı; durağan bir Batı, ilerlemeyi kendince sonlandıran bir batıyı görüyoruz diyor. Dünyanın mahşer gününe yaklaştığına inanan topluluklar, herşeyden elini eteğini çekip tamamen inzivaya çekildiğinden bahseder. Batı, bu fetihler neticesinde o farklı, dinsiz ya da başka türlü isimlerle çağrılan toplumlardan daha da ileri gitmek için öğrenmenin, okumanın önemini kavrayıp, Siena, Salamanco, Oxford gibi yerlerde üniversiteler açılır. 1300 yılında Batı'yı yeni bir cesaret kaplar. Artık Güney'e Hindistan'a, Mısır üzerinden bir yol olduğu öğrenilir. Ama bir sorun var. Buralar 'dinsizlerin' kontrolünde. Peki, ne yapılacak? 1400 yılında Hindistan'a ulaşmak için Marko Polo'nun anlatımlarının etkisiyle ataletten kurtulmalarını sağlayacak bir cesaret gelir ve devir yeni şeyleri keşfetme zamanı derler. Gemide çalışan mürettebatının çoğu, okuma yazması olmayan sıradan kişilerden oluşurdu. O zaman içinde insanlar yeni yerlerin keşfedildiğinden habersizdi. Bir kişi çıkıp gelir ve kimsenin duymadığı, bilmediği, görmediği yerleri gördüm, gittim, duydum diye anlatmaya başlarsa, diğerlerinin de ilgisini çeker ve o kişi artık aranan, istenen ve bilen biri olur. Gitmese de, görmese de ama duyduklarını gördüm diye anlatmasıyla iş değişir. Ve Amerigo Vespuci'ye ait olduğu iddia edilen ve kendisinin yazdığı söylenen belgeyi Zweig 'asla yazmamış ve Vespuci'nin günlükleri gibi bir eser de günümüze ulaşmamıştır' (s:37) diyerek olayı kendince kapatır. [Anne Frank'ın Günlüğü ve Sultan Abdülhamit'in Hatıra Defteri bu sahte günlük/defterlere örnek sayılabilir] Peki o zaman Vespuci'yi ön plana kim çıkardı? Yapılan hata mı, yanlış anlaşılma mı yoksa gerçeğin ifadesi mi? Bir matbaacı, bir rapor ve şimdiler de bile süren tartışmaların kaynağı nedir? 'Tarihsel bir yanlışlığın hikayesi'n de Zweig'i okuduğumuzda, gerçekten de ilginç bilgiler ulaşıyoruz. Zweig bunu 1942'de yayımladığına göre çok önceleri aramış, incelemiş. Şimdi bile bu tarz çalışma yapanların sayısı az olduğunu düşünürsek Zweig büyük emek harcamış. Bir de Zweig'i okuduğumuzda sanki karşımızda ya da amfide konuşarak, örnekler sunarak yani kısaca dikte ettiren değil, öğreten, bilgilendiren ama bunun yanında sanki yaşamış gibi bize olayları anlatır bir durumla karşılaşıyoruz. Anlatım dili oldukça akıcı ve sorular sorarak ilerlediği için bize sonrakini merak ettiriyor. Ama özellikle biyografi eserleri bence hikayelerden çok daha etkili ve çok başarılı. Tabi ki, ustaya not verecek halimiz yok. O bize olayları anlatmış şimdi bizde anladığımızı anlatmaya çalıştık, esas Zweig bize not vermeli. Amerika adının nasıl oluştuğunu anlatmak için bile kendisini borçlu hissetmiş ve yazmış. Çeşitli söylentiler, yazılar, belgeler eşliğinde Amerigo'nun America'ya dönüşünü ve Kolomb'u, Vespuci'yi ve devrin diğer kişilerini de anlatarak örgüyü bitirmiş. 1512 yılına geldiğimizde Zweig çok güzel anlatımıyla Vespuci'nin sessiz sedasız gömülmesini de anlatır. Ayrıca Kolomb da aynı şekilde kimse bilmeden duymadan gömüldü diyerek bir durum tespiti de yapar. Kitap ilerledikçe ağırlık artıyor. İzinler, yayınlar birbiri içine giriyor. O yüzden çok dikkatli okunmasında fayda var. Yoksa anlaşılmaz. Zweig derin inceleme sunmuş. Hem de 1940'lı yıllar da! O yüzden bile okunmaya değer ve tarihin içinden nasıl bilgi, belgelerin çıkartılıp, bunların birleştirilip ortaya bir eser sunmanın güzel örneği diyebilirim. Ezcümle: Okuduğum kitap Can Yayınları'na ait, 8.Baskı Haziran 2017 yılına ait. Hem yayımcı hem de çevirmenin eline sağlık. 19-21 Eylül 2018 tarihinde okunup notlar çıkartılmış ve 10 Ekim 2018 tarihinde bu yazı yazılıp, siteye eklenmiştir. Tavsiye ederim.
Amerigo
7.8/10
· 971 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
6
Gökhan
Amerigo'yu inceledi.
120 syf.
·
Beğendi
·
Puan vermedi
okuduğum bütün diğer zweiglar gibiydi; anlatım yeteneği doruklarda olan usta bir yazarın kaleminden çıkma, elden düşmeyen bir kitap. tarihi bir olayı edebi bir üslupla, ama asla edebiyat yapmadan anlatmak, bunu yaparken çok kolay düşülebilecek bir tuzak olan, "tarihi çarpıtma" tuzağına düşmemek, yani tarihsel bir hadiseyi, "edebi bir kurgu" yaratmadan, ama tıpkı leziz mi leziz bir roman gibi tasarlamak; bir de üzerine bahsi geçen olayın tüm yönlerini, neredeyse başka bir kaynağa başvurma ihtiyacını ortadan kaldırırcasına baştan aşağı aktarabilmek... ne diyelim, büyüksün be zweig! amerika'nın keşfi ve isimlendirilmesi ile ilgili süreci şöyle özetlemek mümkün: *kristof kolomb ispanyol, amerigo vespucci italyan. fakat her ikisi de zaman zaman başka ülkelerin himayesinde seyahate çıkmışlar. *1492'de kolomb, amerika anakarasına ayak basıyor. baş klavuz ve önemli, tecrübeli bir isim olarak. *vespucci ise 1499 yılında aynı topraklara adım atıyor. 7 yıl sonra. yalnız kolomb gibi tecrübeli bir denizci değil vespucci; sadece mürettebatın bir parçası olarak bu seyahate çıkıyor. belki ikinci, belki beşinci adam yani orada. *kolomb, amerika'ya giderken de, amerika'yı görünce de, amerika'dan döndükten sonra da, buraya "hindistan" diyor. o dönemin anlayışına göre, yeryüzünde var olan tüm kıtalar zaten keşfedildi, dolayısıyla yeni bir toprak parçası aramanın bir manası yok. bu nedenle kâşiflerin seyahatlerinin amacı yeni bir yer keşfetmek değil. kolomb da aslında doğu'nun zenginlik diyarı, baharat ve değerli madenler yatağı olan hindistan'a, bilindik yoldan değil, batı'dan gitmeye kalkan cesur ve radikal bir denizci sadece. dünya yuvarlaksa diyor kolomb, benim hindistan'a gitmem için ille de ispanya'dan yola çıkıp doğuya doğru ilerlemem şart değil ki, batıya doğru gidip, aynı yere belki daha kısa bir yoldan gidebilirim. bu nedenle çıktığı seyahatinde, gördüğü kara parçasını hindistan'a ait sanıyor. buranın yerlilerine de "hintli" anlamına gelen "indian" diyor. dönüşte de "ben hindistan'a gittim, bir dahaki gidişimde size oradan güzel takılar, hoş baharatlar getireceğim" diyerek hem kendini, hem ispanya kralı'nı, hem de bilim dünyasını kandırıyor. *aynı seyahate yıllar sonra çıkan vespucci, buranın hindistan değil, daha önce keşfedilmemiş, hiçbir haritada yer almayan yeni bir kıta olduğunu anlıyor. anında sağa sola mektup yazıyor ve buraya "yeni dünya" diyor. bu mektup elden ele dolaştıkça yeni bir kıta keşfedildiğini öğrenen dünya çılgına dönüyor. yeni yeni haritalar, kitaplar basılıyor. fakat işgüzar bir fransız yayınevi, vespucci'nin, kendisini destekleyen italyan medici ailesine yazdığı bir mektubu, sanki fransa kralı'na yazmış gibi yeniden yayımlıyor. vespucci'nin amerika seyahatini fransa himayesinde, fransa kralı'nın desteğiyle yapmış olduğunu belirtiyor. (yayınevinin bunu neden yaptığına, bu skandalın nasıl fark edilip önüne geçilemediğine kafam bir türlü yatmadı.) üstelik iş bununla da bitmiyor, bu yayınevi, vespucci'nin, amerika anakarasına kolomb'dan daha önce ayak bastığını, yani vespucci'nin, sadece amerika'nın yeni bir kıta olduğunu fark eden kişi değil, aynı zamanda kıtaya ilk kez çıkan insan olduğunu da yazıyor. ve buna istinaden, hadi diyor, madem vespucci bu kıtayı keşfeden kişi, o zaman bu kıtaya onun ismini verelim; ona "america" diyelim! (o dönemde kıtalara latince isim verme adeti var. bir italyan ismi olan amerigo, latinceleştirilerek america yapılıyor.) tüm bu kafa karışıklığının yaratıcısı olan isim de, bahsi geçen yayınevinde çalışan martin waldseemüller isimli bir haritacı. *bu tarihten itibaren uzun bir süre boyunca vespucci kahraman, kolomb ise salak olarak görülüyor. beş parasız inzivaya çekiliyor. amerika'nın amerika olduğunu anlayamaması, bütün itibarının kaybolmasına neden oluyor. *fakat gün geliyor, bu kez devran tersine dönüyor. kolomb'un ikinci yolculuğuna katılan papaz bartolomé de las casas, vespucci'nin mektuplarında birtakım çelişkiler fark ediyor. ilk kez kendisinin ayak bastığı bir yer, vespucci'nin mektuplarında daha eski bir tarihte keşfedilmiş olarak bahsediliyor örneğin. bu gibi eleştirilerle, başarılı ve saygın bir isim olarak görülen las casas, vespucci'nin maskesini düşürüyor. vespucci bir hain oluyor bu kez. amerika'nın keşfini, kolomb'un bütün mirasını sahiplenen, tarihi kafasına göre yazıp çizen bir sahtekar olarak görülüyor. hatta hayatında hiçbir gemi yolculuğuna bile çıkmadığından bahsediliyor! bütün şöhreti yerle bir oluyor. kolomb yeniden tarih sahnesine çıkıyor... *vespucci'nin mektupları ile kitapları arasında gerçekten birçok çelişki mevcut. tarihler, yer isimleri, yıldız isimleri gibi detaylarda bariz farklılıklar var. fakat bunun sebebi, zweig'ın anlatımına göre, vespucci adına yazılan sahte kitaplar. telif diye bir şeyin olmadığı yüzyıllar öncesinde, dönemin yayınevleri, bu büyük coğrafya olayını ve vespucci'nin adını kullanarak, onun mektuplarından yola çıkarak, düzmece kitaplar yazıyorlar. gerçeği yeniden kurgulayarak bunları dünyaya pazarlıyorlar. işte bu bahsettiğim detay fark edildiğinde ise bu kez vespucci adını temize çıkarıyor. artık sahtekar olarak görülmüyor. sezar'ın hakkı sezar'a, vespucci'ninki vespucci'ye, kolomb'unki kolomb'a veriliyor...
Amerigo
7.8/10
· 971 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
8