Ametistbook

Ametistbook
@ametistbook
Coğrafya Öğretmeni
Üniversite
6 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
8/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Psikoloji,sosyoloji, tarih ve bilim kitapları bir bedense, roman o bedenin ruhudur bence... çünkü onların yetersiz kaldığı yerde roman estetik bir tamamlayıcıdır. Hareket, renk ve duygu katar . O yüzden roman,öykü okumayı seviyorum. İşin erbabından okuyorsanız eğer psikoloji,sosyoloji,tarih vs. hepsi bir arada üstelik sıkmadan bunaltmadan dozunda alabiliyorsunuz herşeyi... Jane Austen'nin yazdığı tüm eserleri klasikleşmiş defalarca sinemaya uyarlanmış tasdikli bir yazar. Devrinde hemcinslerine göre daha iyi bir eğitim almış ,ailesi tarafından teşvik edilmiş ve desteklenmiş.Tüm bunlara yazarın kabiliyeti ve hassas gözlemleme yetisi dahil olunca ortaya sevilen eserler çıkmış. Romanlarindaki kurgusu, konusu, sağlam karakterleri, yalin ve akıcı dili hep en cok okunan yazarlar arasinda olmasını sağlamış. Kitaplarının ismine bakınca ahh işte klasik aşk romanı dedirtsede June Austen eserlerinde güçlü bir şekilde toplumu tiye alır. Bir döneme temiz bir ayna tutmuş ama malesef genç yaşta hayata veda etmiş. Northanger manastırı nda; Catherine Morland orta halli bir ailenin 17 yaşındaki bir kızı. Tanidiklari zengin bir ailenin daveti ile Bath’a tatile gidiyor. Taşradan gelen masum ve tecrübesiz bir genç farklı bir dünya ile tanışmış oluyor. Hayatına giren yeni insanlar Catherine'ye neler katacak yada neleri alıp götürecek okuyunca göreceksiniz. Zamanın Bath sosyetesine kocaman bir projektör tutan yazar bazen güldürüyor bazende düşündürüyor. Bazı şeyler evrenseldir üzerinden asırlar geçsede değişmez diyorsunuz .İşte bu yüzden kendinizi çevrenizdeki insanları incelerken buluyorsunuz. Çevrenizde Bayan Allen ve Thorpe ailesine benzer bir sürü tip görüyorsunuz. Kitabı çok beğendim. Kült olmuş bir kitabı okumayıp niye eksik kalasınız öyle değil mi?
Northanger ManastırıJane Austen · Zeplin Kitaplar · 20154,722 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2019 19:31
" Şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim kurgu kitabı " diyor Ursula K. Le Guin "Biz" için. Kitap günümüzden çok ileri bir tarihte geçiyor. Zamyatin’in 26. yüzyılda Utopia'sının insanları bireysellikleri yoktur, isimleri sayılardan ibarettir. “Koruyucular” olarak adlandırılan devletin güvenlik birimleri tarafindan devamlı gözlemlenebilmeleri icin camdan evlerde otururlar ve tek tip giyinirler. Yasamlarini belli kurallara gore yasamak zorundalar ve bu kurallarin disina cikabilmek gibi bir lüksleri yoktur. Hatta bunlarin bir ruhlari yoktur hayal kurmak ise bir hastaliktir. "Velinimet" adi verilen biri tarafindan yönetilmektedirler ve kayıtsız şartsız iteat etmek zorundalar. Bilim kurgu adına öyle kelli felli bir malumata sahip değilim ama okuduklarım içinde en iyisi diyebilirim. Bir kere ta 1920 'li yıllarda yazarın böyle bir konuyu düşünmesi ve kaleme alması bile muhteşem. Üstelik anlam bakımından da çok zengin. Ne gözle baksanız kitap hakkında sayfalarca yorum yapabilirsiniz. İsterseniz kitap bir diktatörlük rejimine gönderme yapıyor bireyselliği kaldırıyor. Tek tip, herşeye kayıtsız şartsız iteat eden insan istiyor, buna uymayan herkesi casuslar aracılığıyla buluyor ve cezalandırıyor diyebilirsiniz. İsterseniz gitgide gelişen teknoloji ile zamanla herşeyin makinelere bağlı olacağını hatta insanların bile duygu, düşünce ve ruhtan yoksun doğal güzelliklerden uzak robotik makinalar haline geleceğini düşünebilirsiniz. Bence yazar dahiyane zekası ile bu iki düşünceyi belki daha da fazlasını birleştirip her tarafa gönderme yaparak güzel bir eser ortaya çıkarmış iyi de yapmış bulmaca çözer gibi okudum çok zevk aldım. Tabi bu benim şahsi fikrim. Kitapta cümlelerin yarım kalması,konuların dağınık olması, matematiksel ifadelerin çok olması okuyucuyu yorabilir sıkabilir de...
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
8/10
·133 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
1968 yılında Rus tanklarının ülkesini işgal etmesi üzerine Faransa' ya sığınmak zorunda olan Milan Kundera'dan göçmenliğin bireysel ve toplumsal psikolojisi nee dair güzel bir eser... Dünyada kötülükler çoğaldıkça insanlar huzur bulabilmek adına doğdukları, büyüdükleri toprakları ve sevdiklerini terk etmek zorunda kalıyor. Kendi vatandaşlarına göre ülkesine sahip çıkamayan birer korkak ve hain, gittikleri ülkede ise zavallı bir sığınmacı oluyor. Maddi ve manevi kayıpların yaninda hem kendi vatandaşlarına hem de sığındıkları ülke vatandaşlarına kendilerini anlatamamaları, dışlanmaları, hor,hakir görülmeleri psikolojik travma yaşamalarına neden olur. Tabi bu durum kendini herkeste farklı gösteriyor... 5 kişinin çevresinde şekillenen hikaye göçmenliğin psikolojik ve duygusal etkilerini aşırı felsefeye kaçmadan okuyucuyu çok yormadan yumuşak bir şekilde sunmuş oluyor. Kitapta aynı zamanda Milan Homeros'un Odysseus için bütün zamanlarin en büyük serüvencisi ve en büyük gurbetçi demesi ve hikayesine dahil etmesi bence çok hoş olmuş. Okunası güzel bir kitap..
BilmemekMilan Kundera · Can Yayınları · 20141,988 okunma
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Basit gibi görünen konusu ve derinliği olan kısacık bir roman. Anlatacağını lafı dolandırmadan anlatan, çok düşündüren kaliteli bir eser. Bireysel ve toplumsal tahlillerin yer aldığı sağlam bir eleştiri aynı zamanda. Eduard Saxberger gençliğinde lirik şiirlerin olduğu bir kitap bastırmış beklediği teşvik, ilgi ve takdiri göremeyince küsmüş şiiri bırakmış. Öyle ki bir zamanlar şiir bile yazdığını unutacak kadar şiirden kopmuş. Yıllardır iş yeri ve evi arasında gidip gelmekte mütevazi bir hayat sürdürmektedir. Ancak yıllar sonra evine gelen beklenmedik bir misafir Saxberger 'ın gönlünde kullenmiş olan tanınma arzusunu yeniden tutuşturmuş."Geç gelen şöhret" dönemin Viyana'sında sanatçıya ve sanata olan bakışı, kendini sanatçı diye tanıtanların kendileri dışında herkesi yeteneksiz görmesi, sanatları adına laf-ı güzaf tan öteye geçemediklerini okuyucunun gözüne gözüne sokmadan çok güzel bir şekilde anlatmış.
Geç Gelen ŞöhretArthur Schnitzler · Aylak Adam Yayınları · 201689 okunma
5/10
·236 syf.··
2019 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2019 16:40
Efendim yazarımız Amerika'dan gemiye atlayıp İngiltere geliyor. Amaç ingiltere' nin doğu yakasında sefalet icinde yaşayan insanların hayatını araştırmak. Bunun için tebdili kıyafetle halkın içine karışıyor onlar gibi davranıyor. Yaşıyor demiyorum onlar gibi davranıyor diyorum çünkü pek kıymetli yazarımız o sefaleti çok çekemediği için iki güne bir kaçıp kiraladığı odada banyosunu yapıyor, karnını doyuruyor ve kaygısız rahat bir uyku çekiyor. Büyük umutlarla elime aldığım ama hayal kırıklığı yaşadığım bir kitap oldu. Roman desem değil. Bilimsel bir çalışma desem değil. Makale desem değil. Hadi türünü bıraktım kitapta ruh yok. En çok ta buna üzüldüm. "Beyaz Diş" te bir kurdun psikolojisini bile okuyucuya verebilen bir yazar nasıl olurdu insanları konu ettiği bir kitapta bu kadar yavan ve sığ kalır. Samimiyet ölçer değilim ama bu kitapta samimiyetsiz bir şeyler var. Bir türlü yürümedi. Devamlı aynı konu hakkında ki tekrarlar sıktı. Kitap daha kısa ve derli toplu olsaydı azıcıkta ruh olsaydı. Mükemmel bir iş çıkardı ortaya diye düşünüyorum. Yine de haksızlık etmek istemem bana nahoş gelen tabi ki size hoş gelebilir.
Uçurum İnsanlarıJack London · Zeplin Yayınevi · 20154,560 okunma