Rus öykü ve roman yazarı Yevgeni İvanoviç Zamyatin, devrim hareketlerine katılmış olmasıyla, savaş karşıtı hareketleriyle olsun; (özellikle Birinci Dünya Savaşı sırasında) gerek çağdaşları gerekse önceki yıllarda yaşayan aynı düşüncelerdeki insanlarla kaderi aynı olmuştur: cezaevi ya da sürgün. Keza yazdıkları da payını almıştır. 1920 yılında yazılan Biz adlı eserinin Rusya'da, ancak 1988' de yani yazarın doğumunun 104. yılında olması, düşünürlerin ne kadar da korkutucu (Sistem çarkına - Çarlık Rusya'ya - Sovyet Rusya'ya) olduğunu göstermiştir.
.
.
George Orwell, Aldous Huxley, Ursula K. Le Guin ve birçok yazara ilham veren Biz adlı eserde, Tek Devlet adı altında bir sisteme şahit oluyoruz. Söz konusu bu devlette kişiler ya da isimler yoktur sadece sayılar vardır. Devlet için sadece bir sayıdan ibaretsin tıpkı kahramanımız D-503 gibi. Tabi bu sadece verilen sayıyla biten bir durum değil, doğa duvarın dışına itilmiş, duygular bastırılmış, hayal gücü rüyalar yok edilmiş. Çünkü hayal gücü bir hastalık çeşididir. 26. Yüzyılı konu alan Biz ilk distopya romanı olma özelliği ile beraber tamamen öngörü üzerine kurulmuş sistem eleştirisi ve bireysel özgürlük notlarıdır. Distopya severlere, başlamayı düşünenlere tavsiye edilir.
.
.
Distopya: (anti-ütopya Yunanca dystopia) çoğunlukla ütopik bir toplum anlayışının anti-tezini tanımlamak için kullanılır. Distopik bir toplum otoriter - totaliter bir devlet modeli ya da benzer bir başka baskıcı sistem altında karakterize edilir. Kelime ilk defa John Stuart Mill tarafından kullanılmıştır.
Distopyaların babası olmasını 1920'de Yevgeni Zamyatin'in hayal gücüne borçluyuz. Okurken kaybolduğumu ve D-503 gibi son sayfalarda bulunduğumu hissetmek beni çok etkiledi.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
Gerçekten zaman kaybı. Okumaya değer değil. Bu kitaba harcadığım zamanda çok daha işe yarar kaynak okuyabilirdim. Yarım kalmasın diye mecburiyetten bitirdim.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
Distopya okumayı seven biri olarak Biz’i herkesin okuması gerektiğini düşünmemin birkaç net ve samimi nedeni var. Öncelikle, bu roman türün neredeyse başlangıç noktası. Bugün çok sevdiğimiz 1984 ya da Cesur Yeni Dünya gibi kitapların köklerini Zamyatin’de görmek çok ilham verici. Distopyaların neden böyle bir dile, atmosfere ve eleştirel tona sahip olduğunu anlamak istiyorsam, dönüp Biz’e bakmam şart gibi geliyor.
Bir diğer sebep, romanın “gelecek” anlatmıyor oluşu. Aslında bugünü okuyoruz: şeffaflık adı altındaki gözetim, algoritmaların hayatı yönetmesi, mahremiyetin giderek buharlaşması… Zamyatin’in yüz yıl önce yazdığı dünyanın bugün neredeyse sıradanlaşmış olması beni hem şaşırtıyor hem de biraz ürkütüyor. Distopya okurken hissettiğim o hafif tedirginlik, burada çok daha gerçek bir şeyin izine dönüşüyor.
Bir de D-503’un anlatımı var. Distopyalarda genelde dış baskıyı okuruz; burada ise bir insanın zihninin içeriden nasıl çözüldüğüne tanık oluyoruz. Başta makine gibi konuşan birinin, duygular ve özgürlükle temas ettikçe nasıl çatladığını görmek çok etkileyici. Bu psikolojik dönüşüm bile tek başına kitabı değerli kılıyor.
Ayrıca politik eleştirisi de çok çarpıcı. Mutluluğun itaatle eşitlendiği, seçimin yük sayıldığı, bireyin kusur olarak görüldüğü bir düzenin nereye varabileceğini bu kadar açık anlatan başka çok az metin var. Tüm o cam mimari, matematikle kutsanmış düzen, steril hayat… Hepsi bir eleştiri olduğu kadar, insanı makineleştirmeyi hedefleyen sistemlere karşı bir uyarı niteliğinde.
Kısacası Biz, sadece iyi bir distopya olduğu için değil; türün neden var olduğunu, hangi korkulardan ve hangi sorulardan beslendiğini görmek için de okunması gereken bir kitap. Benim için hem kökleri anlamak, hem bugüne farklı bir yerden bakmak, hem de insanın içsel dönüşümünü takip
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
Yevgeni Zamyatin'in kaleminden çıkmış olan "Biz" bu zamana kadar yazılmış olan bütün distopyaların babası sayılır. Öyle ki 1984'ün yazarı George Orwell, Cesur Yeni Dünya'nın yazarı Aldous Huxley ve daha bir sürü yazar bu kitaptan esinlenerek eserlerini kaleme almışlardır. Kitapta Velinimet tarafından yönetilen Tek Devlet isimli bir oluşumla karşılaşıyoruz. Tek Devlet tamamen istatistiklerin, sayıların, matematiksel olguların hüküm sürdüğü bir şekilde yönetilir. Uyumak, uyanmak, yemek yemek ve sevişmek dahil bir çok şey belli bir istatistik ve düzenle gerçekleştirilir. Bir de Integral vardır. Integral ise bu muhteşem düzenin ulaşmak istediği tek şey olan " "Uzay"a gidiş bileti yani gemisidir. Kitapta integral'in mimarı olan D-503'ün anılarını ve ansızın beliren ve infilakına sebep olan bir duygunun onu sürüklediği sonsuz bir çıkmazı okuyoruz. Ursula K. Le Guin bu kitap için şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim kurgu kitabı demiş. Ben kendisiyle aynı görüşte değilim maalesef. Kitap güzel, kolay okunuyor. Okunur, okunmaz değil. Ancak bir "en" de değil. Ben 1984'ü daha çok beğenmiştim açıkçası. Yinede bilim kurgu okumayı, distopya okumayı sevenler için bire bir bir kitap. Okunsun, okutulsun efendim.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
Her ne kadar somut anlamda "Tek Devlet" olgusu dünyada gerçekleşememiş olsa da küreselleşme ve internet soyut anlamda bunu gerçekleştirmiş görünüyor.
Ve kitaptaki camdan sürekli izlenen konutlar ve buradaki yaşamları ise günümüzde insanların çevirimiçi yaşamları ve sosyal medya platformları olarak tanımlayabiliriz. Zygmunt Bauman'ın benlik pratikleri kitabında üzerinde durduğu online/offline yaşam birebir bu kitapta bahsedilen sırça köşkler .
Romandaki Tek devlet sınırının duvarının ardındakiler... Tüm bu küreselleşme ve internet çılgınlığının dışında kalmış, doğaya uyumlu insanlar.
Kimimizde bunlar gelenekçiler kimimizde ise bilinçli kesim olarak tanımlanıyor akıllarda. Ama hep çizginin dışındakiler bunlar.
Aslında somut anlamda değil ama soyut anlamda kehanetleri tutmuş bir kitap.
Ülkesinde yasaklı olduğu için dünyayla kavuşması geç olmuş olsa da birçok tanınmış distopia kitabının atası ve esin kaynağı. Tavsiye.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
Diğer distopyaların temeli olmakla birlikte bana göre diğerlerinden de daha iyi. Örneğin Cesur Yeni Dünya Biz kadar etkileyemedi beni. George Orwell 1984'ü yazarken bu eserden ilham almıştır. Zannımca distopik roman türünün babasıdır diyebiliriz bu eser.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin
Kitabın Yevgeni Zamyatin kaleme aldıktan ancak 68 yıl sonra kendi ülkesinde yayınlanabilmiş olmasından, eleştirilerinin odak noktasının ne olduğu anlaşılabiliyor aslında. Bireyselliğin yok edildiği “BİZ” algısının oluşturulduğu bu Distopyada ; Sevişmek, çalışmak, uyumak, dışarıya çıkmak, sosyalleşmek (tabi buna sosyalleşme denebilirse) her şey devlet kontrolünde. Devlet izin verirse eğer yani pembe bilet verirse o kişiyle cinsel ilişkiye girebildiğimiz bu toplum aslında çok da farklı gelmiyor bana. Bizim toplumumuzda da erkekler için olmasa bile kadınların devletten izinsiz (Resmi Nikâhsız) birileriyle sevişmesi farklı olmak, hasta olmak veya kuralların dışına çıkmak olarak nitelendiriliyor. İnsan özgür olmazsa, düşünmezse 24 saat boyunca takvime uyup ondan istenen şeyleri yaparsa o zaman bu insana “BİZ” mutlu diyebiliriz. Bu Distopya da aşkı devrimin temeline koyuyoruz. Aşk insana yapmamasını düşündüğü, uyması gereken kuralların tam tersini yaptırabilir. Bu Distopya da insanlar dönen bir çarkın dişlileri gibi, duygu olmadan sadece yapmaları gerekeni yapmalılar ki toplum ilerleyişini devam ettirebilsin. Bununla beraber özgürlüğüne kavuşamayan insanda mutlu olmaya devam eder. D-503' ün cam fanustan çıktığı zaman güneşi görüşünü platonun mağara alegorisine benzetiyorum. I-330' a duyduğu aşkı mağara alegorisindeki hareket ettirici şey olarak alırsak, D-503'ün I-330'a karşı duyduğu merak onun gerçek olana ulaşmasını sağlamıştır. Ve sonrasında R-13'ü kurtarmaya çalışması “BİZ” toplumunun dışına çıkarmaya çalışması, gerçek bilgiye(İyi İdeasına) ulaşan filozofun mağaraya diğer insanları da kurtarmak için dönüşünü anımsatıyor. Devlet yönetiminin başına geçecek kişinin seçimle gelmesi ve seçilecek kişinin belirsizliğinin saçma olduğunu, toplumun ilerleyişinin şansa
Ne kadar ayıp. Sözüm ona okurum diye geçinen biriyim, distopyalara bayılırım ama gelgelelim BİZ'den bihaber geçirmişim bunca zamanı. Kitabın varlığından bile habersiz olmak üzdü beni. Ama uzun zaman üzerine beni bu kadar çok etkileyen bir kitap oluşu da ayrı bir keyif. Distopyaların atası olan bu kitabı mutlaka okumalısınız. Orwell amcam bile BİZ'den esinlenip 1984'ü yazdıysa vardır bir bildiği.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
Siir gibi bir kitap, bazi benzetmeler zamani durduruyor. Cesur Yeni Dunya'ya benzerlikleri cok. Gelecekte, tek devletin, Velininet tarafindan yonetildigi, insanlarin düş gücunun calindigi, dusunmelerine dahi gerek olmayan bir dunya. Hersey velinimet tarafindan düşünülmüş. Yemek yeme saati uyuma saati, nasil yuruyecekleri, ne giyecekleri, ne zaman sevisecekleri herşey. İnsanlar harf ve rakamlardan ibaret. Matematiksel dusunuluyor. D-503, İ-330 a aşik oluyor hislerini hastalik saniyor ve hastalik gibi anlatiyor. En son Velinimetle buluşma,Velinimetin insanlari nelek yapmaya calismasi, sonrasindaki hissislik ve trajik son. Carpici, düşündürücü, siirsel, korkutucu bir distopya. Tavsiye ederim okuyun.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Aylak Adam Yayınları · 201611,9bin okunma
Yevgeniy İvanoviç Zamyatin (Rusça: Евгений Иванович Замятин) (1884 - 1937), Rus yazar. Distopik bir geleceği konu alan "Biz" (Rusça: Мы) isimli romanıyla ünlenmiştir.
Hayatı
1 Şubat 1884 Tambov Vilayeti'nin Lebedyan ilçesinde bir rahibin oğlu olarak doğdu. 1902'de takdirname ile bitirdiği Voronej Lisesi'nin ardından 1908 yılında Petersburg (Leningrad) Gemi Mühendisliği Enstitüsü'nden mezun oldu. Öğrencilik yıllarında, birinci Rus devrimi zamanlarında devrim hareketlerinde yer aldı. 1906 - 1911 yılları arasında kanun kaçağı olarak yaşadı. Potemkin isyanı olduğu sıralarda Odessa’da bulundu.
İlk Hikayesi “Yalnız” 1908 yılında Eğitim dergisinde yayınlandı. İlk büyük edebi başarısını 1911 yılında yayınlanan “Uyezdnoye” (Gezisel, gezi hikâyeleri) ile kazandı. 1914 yılında yayınlanan savaş karşıtı hikâyesi “Na Kuliçkah” (Çok Uzaklarda) nedeniyle kovuşturmaya uğradı, tutuklandı ve yargılandı, eserin basıldığı derginin ilgili sayısı toplatıldı. Bu iki eser de dönemdaşı ünlü Rus yazar Maksim Gorki’den de iltifatlar almıştır.
1916-1917 yıllarında İngiltere’de Rus buz kırıcı gemilerinde çalışırken izlenim sahibi olduğu İngiliz hayatı hakkında “Ostrovityane – Adalılar” adlı eseri yayınlandı. 1917 sonbaharında Rusya’ya döndü. Maksim Gorki tarafından davet edildiği Dünya Edebiyatı Topluluğu’nda, İngiliz ve Amerikan edebiyatından sorumlu yayın kurulu üyesi olarak görev aldı. Aynı yıllarda esas mesleğinde de başarılı çalışmalarda bulundu Ermak, Krasin gibi buz kırıcı gemilerinin ve diğer muhtelif gemi yapım işlerinde görev aldı.
1920'lerde “Serapionlar Kardeşliği” yazın topluluğunun üyesi oldu. “Mağara”, “Rus” ve “En Önemli Hakkında” bu dönem eserlerindendir. Aynı yıllarda “Bit” ve “Atilla” piyeslerini yazdı. 1920 yılında en çok ses getiren ve batı edebiyatında ilk ütopya karşıtı roman olarak nitelendirilen Biz adlı romanını yazdı. Roman ilk olarak 1924 yılında İngiltere’de yayınlandı. 1929 yılı sonrasında, 1988’de “Biz” kendi dilinde yayımlanana kadar Zamyatin’in eserleri Sovyetler birliğinde hiç yayımlanmadı. George Orwell’in ünlü eseri 1984’ü yazarken “Biz” den etkilendiği yorumları yapılmıştır.
1931 yılında kendi isteği üzerine Stalin tarafından verilen Sovyetler Birliği dışına çıkış izni ile Paris’e yerleşti. Ölümüne kadar bir göçmen olarak Sovyet vatandaşlığından çıkmadan orada yaşadı. Zamyatin ağır bir hastalık geçirerek 1937 yılında Paris’te öldü. Son eseri “Tanrı’nın Sopası” ölümünden sonra 1938 yılında yayınlanmıştır.
Eserleri
Romanları
Biz (roman) (1920), Versus Kitap, Haziran 2009, Çev. Algan Sezgintüredi
Kısa öyküleri ve hikayeleri
Yerel Hikayeler (1912)
Uzaklarda (1913)
Alatır (1914)
Adalılar (1917)
İnsan Avcısı (1918)
Kuzey (1918)
Nisan (1912)
Yolsuz (1913)
Üç Gün (1913)
Afrika (1916
Resimler (1916)
Bilim Şehidi (1916)
Göz (1917)
Kadastro Memuru (1918)
İşaret (1918)
Günahkarların Kefili (1918)
Ejder (1918)
X (1919)
Yerazm’ın Nasıl İyileştirildiği Hakkında (1920)
Çocukça (1920)
Mamay (1920)
Mağara (1921)
Söz Çurigin’e Veriliyor (1922)
Yamyamlar. Tanrı’nın Kilisesi. (1922)
Rus (1923)
En Önemli Hakkında (1923)
Yola (1928)
Taşkın (1929)
Tanrının Sopası (1935)
Diğer eserleri
Herbert Wells (1922)
Moskova - Peterburg (1933)