Kışın ilk günlerinde, mevsimin ilk karı yağdıktan sonra dışarı çıkın. Üzeri ince bir buz tabakasıyla kaplı bir gölet bulun. Buz tabakası henüz yeni ve cam kadar berrak olsun. Kıyıya yakınken buz ağırlığınızı rahatça taşıyacaktır. Biraz açılın. Biraz daha. Sonunda buzun ağırlığınızı ucu ucuna taşıdığı bir noktaya varacaksınız. İşte orada kendinizi benim hissettiğim gibi hissedersiniz. Buz ayaklarınız altında çatırdama başlar. Aşağı baktığınızda beyaz çatlakların karmaşık bir örümcek ağı gibi her yöne doğru yayıldığını görürsünüz. En ufak bir ses yoktur, ama ani ve sert titreşimleri tabanlarınızda duyabilirsiniz.
İşte Denna gülümseyince bana da öyle oldu.
Ağır ağır, ''Yazı yazma sanatı insana başkalarının doğasını öğrenme fırsatını veriyor,'' dedi. ''Başkalarının belki de aldırmayacağı birtakım nedenlerin farkına varıyorsunuz.''