Belki de bilmeden 1906'dan, yani doğduğu günden beri bugünü bekliyordu. Bir kez daha hayatının sloganını yineledi: "Her ne nedenle olursa olsun bir an için bile soğukkanlılığı elden bırakmamak."
Devlet, endüstri isletmelerinin, diyelim ki üçte birini, tarım ve hayvancılıkla uğraşan işletmelerin yarısını kamulaştırsın. Merkez Bankası’nda hala bunu gerçekleştirmek için yeterli fon var."
"Bunu yapmakla elime ne geçecek ha!" diye sözünü kesti Trujillo, sinirli görunüyordu. "Merkez Bankasında ki dolarlarin benim hesabıma geçmesinin bana ne yararı olur?"
"Bundan sonra zararına çalışan üç yüz işletmenin kaybı sizin cebinizi yakmamış olur, Şef. Bir kez daha söyleyeyim, böyle devam ederse bütün bu işletmeler iflas eder. Bu teknik bir öneri. Ekonomik kusatma yüzünden mal varlığınızın erimesini önleyecek tek çıkar yol, kaybı devletin hesabına geçirmek. Sizin batmanız kimsenin işine gelmez.”
Kitap o kadar güzeldi ki, neden cumhuriyetin ikinci yüzyılında mahvedilen ülkemizi, bizim suomiye dönüşmüş ülkemizi zambaklar ülkesi dönüştürmeyelim diye düşündüm ve bunu yapmak için inanılmaz bir çabalama motivasyonu verdi.
Her çocuğun ömrünün farklı dönemlerinde tekrar tekrar okuması gereken bir kitap.