Hiçbir insan dünyada O’nu görmeye muktedir değildir. Nitekim Yüce Mevlâ bu gerçeği ifade etmek için “Gözler O’nu göremez, hâlbuki O, gözleri görür.” buyurmuştur. Müminlerin annesi Hz. Âişe “Her kim, “Muhammed dünya gözüyle Rabbini gördü.” derse en büyük yalanı söylemiş olur.” diyerek Hz. Peygamber’in bile dünyada Rabbini görme konusunda diğer insanlardan farklı olmadığını belirtmiştir. Nitekim Hz. Musa (as) Rabbini görmek istemiş ancak buna gücü yetmemiştir. O sahneyi Yüce Mevlâ şu şekilde tasvir etmektedir: “Musa tayin ettiğimiz vakitte (Tûr’a) gelip de Rabbi onunla konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, seni göreyim.” dedi. (Rabbi) “Sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde durabilirse sen de beni göreceksin!” buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa da baygın düştü. Ayılınca dedi ki, “Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim.""
"- Amca Vallahi bu davayı terk etmem için güneşi sağ elime, ayı da sol elime koysalar bu yoldan dönmem. Allah dinini galip kılıncaya veya uğrunda ölünceye kadar vazgeçmem."