Anadolu Pedagojisi'nde özellikle erken çocukluk döneminde, çocuğa karşı çok duyarlı davranmak, kızmamak ve onu azarlamamak, terslememek, cezalandırmamak, küçük düşürmemek gerekir. Aksi olduğunda çocukların duygu dünyası tahrip olur. Biyolojik ritmi ve sekine hali bozulur. Böylesi bir durum da anne-babaların korkulu rüyasıdır. Zira:
Duyarsız bir çocuktur, annesine hakaret eden...
Duyarsız bir çocuktur, kardeşini döven...
Duyarsız bir çocuktur, anne-babasının değerlerini hafife alan...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hızlanmış bir biyolojik ritim, çocuğun his dünyasının artık algılamada zayıf kalacağının da bir işaretidir. Zira bir insan hızlı yaşamaya başlarsa, algılaması azalır. Algının azalması, hissetmeyi de azaltır. Hissetmesi azalan bir kişinin duygu dünyası yeterince hassas değildir.
Anne-babanın keyfi yerinde ise çocuk anne-babasının sevgisini alır, anne-babanın keyfi yerinde değilse, çocuk ötelenir. Çünkü günümüzde çocuklar anne-babalar için bir haz kaynağı olarak görülmektedir.
Anne-babalar, Allah'ın çocuk ruhuna yerleştirdiği ve sadece o çocuğa ait olan kişilik ve karakter özelliklerinin ortaya çıkması için gayret sarf eden rehberlerdir.
..yaramazlık yapan bir çocuğa ceza vermek, onun duygu dünyasına zarar vereceği ve bir süre sonra da duyarsızlaşmasına neden olacağı için, çocuk terbiyesinde 'asla' ceza yöntemi kullanılmaz. Çünkü çocuğa ceza vermek; onun benliğini incitmek ve duygu dünyasına acı vermek anlamına gelir.