…bu boğucu, vıcık vıcık uyku, hayat ile ölüm arasındaki bu koşuda verilen tek molaydı.
Sayfa 32
Orada seni unuttuklarını bilirsin, artık yabancısındır, bu denizde herkesin tekmelediği bir deniz kabuğusundur. Böylece orada kalırsın…
Sayfa 13
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Er ya da geç herkes pes eder; kimi içki içer , kimi afyon çeker, kimileri de dövüşür ve canavarlaşır - herkes en azından bir parça delirir.
Sayfa 13
…tek bir kelime bile konuşmadım… artık o kadar zor geliyor ki bu, belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla ...
Sayfa 9
belki de insan her şeyi içine atmaktan boğuluyor zamanla...
Alıntı
Gökyüzü pırıl pırıldı. İçinde bembeyaz uçuşan yıldızlara göre karanlıktı ama yine de pırıl pırıldı; sanki orada muazzam bir ışığı örtmekte olan kadife bir perde vardı, sanki parıldayan yıldızlar sadece o perdedeki delikler ve yırtıklardı, o anlatılmaz aydınlık da oralardan sızıp öyle parlıyordu. Gökyüzünü daha önce hiç o geceki gibi görmemiştim; öylesine parlak, öylesine çelik mavisi ve sertti, ama yine de kıvılcımlar saçıyor, ışıklar sızdırıyor, coşkuyla taşıyor, aydan ve yıldızlardan aşağıya akan ve bir yandan da için için yanan gizemli bir iç bölgeden geliyormuş gibi görünen ışıklarla kaynıyordu.
Sayfa 3