Zayıf değilim. Ama bu, insanlara benimle dalga geçme hakkını vermez. Bu, insanlara bana sataşma ya da çirkin ya da değersiz deme, kimse beni istemeyeceği için kendimi öldürmemi söyleme ya da şişmanlığımla ve oburluğumla ilgili şarkılar uydurma hakkını vermez. Hiç kimsenin, tekrar ediyorum, hiç kimsenin bir insanı bu kadar üzmeye hakkı yoktur.
“Ya çocuğa zarar veren kişi, bir başkasıysa?“ diye sormuştu bu sözüm üzerine biri. “Ya çocuğun bir akrabası, bir tanıdığı, aile dışından birileri çocuğa bir şekilde zarar veriyorsa?“ Ama çocuğunuzu tanımak, onun başına gelen bir şey varsa anlamak zorundaydınız. Anne baba olmak, korumak demekti. Açlıktan, soğuktan, mikroptan, pasaklılıktan, kötülükten, bilgisizlikten ve daha onlarca şeyden, çocuk kendisini korur hale gelene dek, korumak demektir. Çocuğu herkesten, hatta gerekirse kendi annenizden, kendi kardeşinizden, hatta gerekirse diğer çocuğunuzdan, hatta gerekirse kendinizden, korumak demekti.Çocuğu bir gün, kendisini gerekirse size karşı dahi koruyabileceği hale getirmek demekti. Çocuğun kanatlarını kırmak değil, güçlendirmek demekti.
Çünkü hiçbir çocuk hasta, hiçbir çocuk hasarlı doğmazdı.Tedaviye ihtiyacı olan çocuklar yoktur. Tedaviye ihtiyacı olan anne babalar, tedaviye ihtiyacı olan öğretmenler vardır. Bir odaya bir çocuk için girmiş bir psikolog varsa eğer, o odada iyileştirilmesi gerekli anne-babalar, iyileştirilmesi gerekli öğretmenler vardır.
"Kurtların büyüttüğü kızları evcilleştirebilirsiniz; ama kitapların büyüttüğü bir kız, etini cendereye sıkıştırsanız dahi bu dünyaya uyum sağlamayacaktır."