içindeki çocuk ne kadar çok ağlıyorsa onu
bastırabilmek için o kadar yüksek perdeden kahkahalar atar; ne kadar
çok korkuyorsa o kadar çok kükrer. Bilmezler ki içindeki derin boşluğu
doldurabilmek için oraya eline o an ne gelse atmaya razıdır, bu yüzden
de onu aç bir kuyuyu besler gibi sürekli geçici, günlük malzemelerle dol-
durup durmaya hep mecburdur. Aslında içindeki acı çok eskidir; kimse o
sızlayan noktaya dokunmasın diye tüm dikkatleri, satıhta kalan fiillerine
çekmek için muazzam çaba harcar.