Bir ruh vardı, kalbine sarılmış.
Kalbi sanki gözüne yansımış.
Öyle içten ve sami olurdu ki,
Sanki sarı verirdi insanı,
Bir gülüşü vardı. Çok derin,
Kahkası hep yarım,
Nasıl da buruşur öyle, pek derin
Sanki o çizgiler ufuk çizgisi,
İnce de çok derin,
Anımsattı bana denizi,
O kadar derindi ki bakışı,
Sanki ufuklarda gözleri,
Bürünmüş üstüne bedeni de,
Belli ettirmez ruhunu,
Gözleri tüm ruhunu anlatıyordu,
Yaşlı çok yaşlanmıştı ruhu,
Bekliyordu sanki gelecek bir gemi.
Gelipte alsın bu yüreği,
Fırtınaya kapılıp kaybolsa.
Sessizliğe bürünüp dibe batsa,
Ateşi yok edip, tekrar günyüzüne çıksa.