Osmn Tahir

Osmn Tahir
@amrl
Ölü Adamın Sandığı Kuantum Alanı ve Esir Maddesi, Yüksek Plazmik Enerji, Karanlık Madde ve Enerji, Madde&Antimadde, Vakum Alanı,
Tekniker
Önlisans Elektrik Teknolojisi
Van
Økyanu§uskun, 10 Haziran 1995
121 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Zifir geceler, İçimi zindan eder, Oturdum şöyle dağa karşı, Cigaramı yaktım, Tam karşıma baktım, Ay yıldızılı bayrağın, Süzülüşünü izledim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
BAĞLANMAYACAKSIn
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden… Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları… Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. “O benim.” diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin… Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, ya da pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
Şair Falan Değilim Sadece Karaladım
Bir ruh vardı, kalbine sarılmış. Kalbi sanki gözüne yansımış. Öyle içten ve sami olurdu ki, Sanki sarı verirdi insanı, Bir gülüşü vardı. Çok derin, Kahkası hep yarım, Nasıl da buruşur öyle, pek derin Sanki o çizgiler ufuk çizgisi, İnce de çok derin, Anımsattı bana denizi, O kadar derindi ki bakışı, Sanki ufuklarda gözleri, Bürünmüş üstüne bedeni de, Belli ettirmez ruhunu, Gözleri tüm ruhunu anlatıyordu, Yaşlı çok yaşlanmıştı ruhu, Bekliyordu sanki gelecek bir gemi. Gelipte alsın bu yüreği, Fırtınaya kapılıp kaybolsa. Sessizliğe bürünüp dibe batsa, Ateşi yok edip, tekrar günyüzüne çıksa.
Ve cihan sustu. Yiğitler konuştu; "Zulme dur dedik canımızı verdik. Allah şahittir, son damlamıza kadar cenk ettik."