7/10
·320 syf.··
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:03
Bu türü sevme sebebim tamamen Alice Feeney olabilir; son ana dek olayların nereye evrileceğini asla bilemiyorum & sayfalar birbirini kovalıyor. Gerçi bu kitabın ritmi diğer okuduklarıma göre yavaş kalıyordu ama oldukça güzel bir kurguydu yine, ters köşesi vardı. Eden, evden koşu için çıkıp geri döndüğünde anahtarı kapıya uymamıştır & kapıyı kendisine benzeyen biri açmıştır, birkaç saat önce yanından ayrıldığı eşi ise onu tanımamaktadır. Bir kadın evini, eşini, kısaca hayatını geri alabilmek için neler yapabilir sorusunun cevabını kitap boyunca okuyor & iç içe geçmiş olaylar arasındaki bağlantıyı çözmek için kafa yoruyorsunuz. Kısacası güzeldi, tavsiyedir -.-
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026150 okunma
9/10
·56 syf.··
2026 98. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:52
Aziz Ayyaş Efsanesi Joseph Roth'un hayatından hikayeler kattığı bir kitabı olarak bilinir. Yani yarı yarıya otobiyografik bir kitap sayılıyor. Bunu kitabın sonunda arka kapağı okurken öğrenmek beni yaraladı açıkcası. Edebiyata böyle büyük bir katkısı olan yazarsın, kitabın ana karakteri ayyaş Andreas gibi sefillik içinde yaşaması beni aşırı üzdü. Hikaye çok kısa evet ama benim üzerimde büyük bir etki bıraktı. Hele Andreas Teresaya olan borcunu erteledikçe sanki benim birine borcum varmış gibi tedirgin oluyordum. Ama en sonda Andreas'ın borcunu ödeyip hayata gözlerini yumması bu tam bir trajedi yaratdı bende işte... Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim >3
1000Kitap
Aziz Ayyaş EfsanesiJoseph Roth · 20221,611 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Seni Bulacağım, Harlan Coben’in gerilim ve polisiye türündeki sürükleyici eserlerinden biridir. Kitap, yanlışlıkla mahkûm edilen bir babanın, kaybolduğu düşünülen oğlunun aslında hayatta olabileceğine dair bir ipucu bulmasıyla başlayan heyecan dolu bir hikâyeyi anlatır. Romanın en güçlü yönü, baştan sona yüksek tempoda ilerlemesi ve sürekli yeni bir gizem ortaya çıkarmasıdır. Okuyucu, her bölümde farklı bir ihtimalle karşılaşır ve gerçeklere ulaşmaya çalışırken sürekli şaşırtılır. Harlan Coben’in akıcı dili sayesinde kitap oldukça hızlı okunur ve merak duygusu sürekli canlı tutulur. Karakterlerin yaşadığı çaresizlik, umut ve gerilim duygusu başarılı bir şekilde yansıtılmıştır. Özellikle ana karakterin oğluna ulaşma çabası, hikâyeye duygusal bir derinlik de katar. Bu yönüyle kitap sadece bir polisiye değil, aynı zamanda bir aile dramı niteliği de taşır. Genel olarak Seni Bulacağım, sürükleyici kurgusu, güçlü gizemi ve duygusal yönüyle polisiye severlerin keyifle okuyabileceği etkileyici bir romandır.
I Will Find You "Seni Bulacağım"Harlan Coben · Otantik Kitap · 2025125 okunma
5/10
·56 syf.·
2026 7. kitabı
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam tarzı bir kitaptı, sonunda politik bir eleştiriye bağlanması okeydi d yani tercihim olmazdı. Bazı kısımlarda yaptığı tespitleri ve başta kadın şarkıcı rolündeki anısını kesitlere ayırıp ana hikayeye yayması hoşuma gitti.
Babamı Kim ÖldürdüÉdouard Louis · Can Yayınları · 20202,995 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:25
Aşk Meleği serisine bu novella ile veda etmek hem çok keyifli hem de biraz hüzünlüydü. Dört kitap boyunca kahkahalarla, romantizmle ve birbirinden renkli karakterlerle dolu bir maceraya eşlik ettikten sonra, onların yıllar sonraki hayatlarını görmek bana adeta eski dostları ziyaret ediyormuşum hissi verdi. Aşk Meleği Aşkına, ana hikâyeden üç yıl sonrasını anlatıyor ve bu nedenle büyük çatışmalardan çok karakterlerin günlük yaşamlarına, aile hayatlarına ve mutluluklarına odaklanıyor. Emelle'in artık hem Patron Aşk Meleği, hem eş hem de anne olarak hayatını dengelemeye çalışmasını okumak oldukça eğlenceliydi. Onun sakarlığı, enerjisi ve bitmek bilmeyen telaşı serinin ilk kitabındaki sıcak atmosferi yeniden hissettirdi. Özellikle yeni Aşk Meleği adaylarını eğitmeye çalışırken yaşadığı komik olaylar yüzümde sürekli bir tebessüm oluşturdu. Serinin en sevdiğim yönlerinden biri her zaman karakter dinamikleri olmuştu. Ronak hâlâ güçlü, koruyucu ve lider ruhlu tavırlarıyla öne çıkarken, sert görünümünün altında ne kadar yumuşak bir kalbe sahip olduğunu görmek çok güzeldi. Evert yine sivri dili ve esprileriyle sahneleri renklendirirken, Sylred'in sakin ve şefkatli yapısı huzur veriyordu. Okot ise her zamanki gibi nazik devimizdi; gücüyle etkileyen ama sevgisini göstermeyi bilen karakterlerden biri olarak kalbimi kazanmaya devam etti. Elbette kitabın gerçek yıldızı yine Emelle'di. Dört farklı karakterle kurduğu ilişkiyi yönetme şekli, onları bazen şaşırtması bazen de parmağında oynatması o kadar eğlenceliydi ki birçok sahnede kahkahalar atmadan duramadım. Raven Kennedy'nin mizah anlayışı bu seride gerçekten parlıyor ve bu novella da bunun en güzel örneklerinden biri olmuş. Kitabın en keyifli yanlarından biri de karakterleri artık ebeveyn olarak görmekti. Bebekler, aile içindeki
Aşk Meleği AşkınaRaven Kennedy · Ren Kitap · 202624 okunma
"Amsterdam'da Düello" Üzerine
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:11
İngiliz edebiyatının güçlü kalemlerinden Ian McEwan’ın Amsterdam'da Duello adlı eserini henüz bitirdim. İlk bakışta sıradan bir modern zaman anlatısı gibi dursa da metin kendi içinde birbirine bağlanan birkaç güçlü felsefi ve ahlaki odak noktasına yayılıyor. Roman, durağan gibi görünen ama aslında içten içe kaynayan bir psikolojik gerilim hattında ilerleyerek okurunu zihinsel bir düelloya davet ediyor. Romanın temel tartışma alanlarından biri, kişisel verilerin gizliliği ve basın ahlakı üzerine kurulu. Bir devlet adamının, dışarıya yansıttığı muhafazakâr imajla tamamen zıtlık gösteren mahrem özel hayatı, onun siyasi kariyerini bitirmek için bir silaha dönüştürülebilir mi? Kitabın ana karakterlerinden gazeteci Vernon üzerinden yazar bizleri zorlu bir ikilemle baş başa bırakıyor: Kamuoyunu "aydınlatma" kisvesi altında bir insanın özel hayatını ifşa etmek erdemli bir gazetecilik faaliyeti midir, yoksa tiraj ve şöhret uğruna işlenmiş modern bir cinayet mi? McEwan, medyanın ikiyüzlülüğünü ve hırslar uğruna ahlaki pusulanın nasıl şaştığını oldukça çarpıcı bir şekilde resmediyor. Eserin diğer odak noktası ise sanat, eser üretmek ve "ölümsüzlük" arasındaki o tehlikeli ilişki. Bu tema, romanın diğer ana karakteri olan müzisyen/besteci Clive’ın hayatı ve düşünce dünyası üzerinden ustalıkla dile getirilmiş. Bir sanatçı, başyapıtını yaratma ve ölümsüzlüğe ulaşma arzusuyla gerçek dünyadan, ahlaki sorumluluklardan ve hatta başka hayatların güvenliğinden bile vazgeçebilir mi? Clive’ın yaratım süreci uğruna insani değerleri nasıl hiçe saydığı, sanatın kibrinin insanı nasıl körleştirdiğinin en net göstergesi. ​ Roman başlardan sonlara kadar karakterlerin iç dünyalarındaki ahlaki çürümeyi ağır ve durağan bir tempoyla işliyor. Ancak bu durağanlık, okuru rehavete sürüklemek için özenle
Amsterdam'da DüelloIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019537 okunma