10/10
·304 syf.··
2026 97. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:40
Evet, bu kitapla birlikte tüm yazarcaglayanyilmaz kitaplarını okumuş bulunmaktayım. Bilinçli olarak geciktirdim yoksa yazarın kitabı çıkalı çok oldu. Eğer yazarın hikayelerini merak ediyorsanız, ilk kitaplarından okumaya başlamanız tavsiye ederim. Çünkü hepsi birbirinden bağımsız gibi görünse de kocaman bir evreni daldan budaktan okuyarak anlayamazsınız. Misal kitaba ismini veren Çoğa bir başka kitabında yan ama çok önemli bir karakterdi. Ve ben onu çok merak etmiştim. Kurt Diyarının kasabı fav karakterim. Kıssadan hisse bilgi vereyim, yazar Türk mitolojilerini ve Türk tarihini kullanarak epik fantastik hikayeler yazıyor. Atsız seviyorsanız yazarın hikayelerini de seversiniz. Şey biraz daha fazla sevebilirsiniz, Atsız'ın dili ağdalıdır azcık Her neyse Çoğacığımı pamuklara sarmak isterdim ama vicdansız yazar sürekli çektirdi ona. Ne çektin be Çoğa hayın babası onu kapıya koyunca yakalanıp köle oldu. Kaçmak için çok uğraştı, bedel ödedi. Anam epik hikayelerde de çok Vicdansız oluyor bu yazarlar be. Küçük çocuk Tabii bunları tarihle birleştirince, atalarımız için pek küçük bir yaş olmuyor biliyorsunuz. Benim akıl nerelere gidiyor böyle? Neyse hayatının travmalarını yaşadı Çoğa ama o zamanlar travma nedir bilinmediği için ve de bunalıma girecek vakti olmadığı için her fırsatı değerlendirdi bizimki. Anca bu kez de katil olarak yetiştirilmek için alıkoyuldu. Devamını anlatmicim. Kurtuluyor tabii. Ancak yaşadığı korkunç şeyler ve kayıpları, onu canavara dönüştürüyor. Neyse kızmayacam canavar halini sevdik çünkü Bolca savaş, katliam, intikam, kaos ne ararsan var. İçimdeki şiddet sever intikamcı üçüncü kişiliği ortaya çıkaran yazara teşekkürler. Epope dehşet ve ibretle tavsiye eder! Not: Prenses hikayeleri sevenler okuyamaz
Canavar & Çoga’nın HikayesiÇağlayan Yılmaz · Panama Yayıncılık · 2022176 okunma
10/10
·136 syf.·
2026 9. kitabı
Herkesin içinde kimseye söylemediği,kendine bile zor itiraf ettiği bir 'iç odası' vardır ya;bu kitap sanki o odanın anahtarı gibi.Özellikle 'Ay Anam' şiiri...İnsanı bambaşka bir dünyaya götürüyor.Şair insanın kendisine olan yabancılaşmasını bitiricek olan şeyi öyle bir kelimeye dökmüş ki,başka türlü anlatılamazmış diyorsun.Her sayfasında kendimden bir parça bulduğum en kıymetli okumalarımdan,en özel yolculuklarımdan biriydi.Keyifli okumalar dilerim.
RüveydaNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20247bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·216 syf.··
2026 8. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 20:13
Kitab mı bitdi,yoxsa mən mi bitdim bu,hələ də müəmmalıdır. Göz yaşlarımın,“kaş ki”lərimin və bəzən də peşmanlıqlarımın müşayiəti ilə oxudum bu kitabı.Ailənin ananı axtarması,onun yoxluğunu hiss etdikcə keçirdikləri peşmanlıq və xatirələr əsərin əsas xəttini təşkil edir.Onlar ananı itirəndən sonra onun evdə və həyatda nə qədər böyük rol oynadığını daha yaxşı anlayırlar.Hər hissədə oxucuya ailə bağlarının və ana sevgisinin nə qədər dəyərli olduğu hiss etdirilir. Özümü o hadisənin bir parçası kimi hiss edirdim.Xoşbəxt yaşamaq,rahat yaşamaq arzusu ilə çırpınarkən,mənim üçün çox şeyini fəda edən anamı da xəyallarıma daxil etmişdimmi?Gələcək planlarımda onun rahatlığı üçün nəsə düşünmüşdümmü?—deyə özümü sorğulayıb tükəndim.Kitab o qədər dərin izlər buraxır ki,bitirənə qədər anamın gözlərinə baxıb dəfələrlə şükür edib,gülümsəmişəm.Hər birimizə sevdiklərimizin,sevənlərimizin qədrini vaxtında bildiyimiz bir həyat arzulayıram.♡
Anam Sənə ƏmanətKyung-sook Shin · Yənbu · 2019359 okunma
Puan vermedi·590 syf.··
2026 6. kitabı
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ Bu kitabı okumayı nasip eden Rabbime hamd-u senalar olsun. Gül’üme eşlik etmeyi, O’nun hayatını böylesine nahif ve etkileyici bir kalemden okumayı nasip ettiği için sonsuz şükürler olsun. Şimdiye kadar birçok siyer kitabı okudum ama bu eser gönlümde bambaşka bir yere dokundu. Satırları okurken adeta o günleri uzaktan seyreden bir göz hâline geliyorsunuz. Betimlemeler o kadar güçlü, hisler o kadar canlı ki insan hayran kalıyor. İskender Pala, Peygamber Efendimiz ﷺ’in hayatını bir bülbülün gözünden öyle zarif, öyle derin anlatmış ki,her sayfada hem hüzün hem hayranlık bırakıyor. Veda Hutbesini her okuduğumda içim burkulur,o dönemde ümmeti bu acıya nasıl dayanmış diye tefekkür ederim. Sonra sabrı vereni hatırlar,şükrederim. Rabbim bizleri de O’nun sancağı altında haşrolanlardan eylesin. Keşke o dönemde yaşayıp O’nun ve dininin yanında olabilseydim,canımı bu yolda hiç düşünmeden feda edebilseydim...Ama belki de bugün bize düşen; güzel ahlâkını yaşamaya çalışmak, adını sevgiyle anmak,anlatabilmek,ümmetini yetiştirirken hakikat tohumlarını minik kalplere sevgiyle ekebilmek... ve ümmet olabilmenin hakkını verebilmek… Rabbim hakkını verenlerden eylesin. Kalbimde sızı ve ve tarifsiz bir huzurla kitabı tamamladım. Salât ve selam sana olsun ey Nebi,Anam babam sana feda olsun Ya RasulAllah...
Siyer-i Nebi ♡
Hz. Muhammed (sav) için Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202413,5bin okunma
Puan vermedi·%85 (218/256 syf.)··
33 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 15:34
Əvvəllər ananla həmişə qışqıraraq danışırdım. Ona qarşı “Ana, sən nə bilirsən ki?”, deyə əsəbi şəkilli ifadələr işlədir, “Nə olsun ki anamsan?” tipli məzəmmətlər edir, hətta “Ana, bilib nə edəcəksən ki?…” deyə etinasız cavablar belə verirdin. Ananın sənə əsəbiləşəcək gücü qalmadığını bildikdən sonra onun suallarına, sadəcə, qısa cavablar verməklə kifayətlənirdin.
Anam Sənə ƏmanətKyung-sook Shin · Qanun Nəşriyyatı · 2019359 okunma
Yalnızlığa alışmaktan korkar gibi oldum...
6/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 13:16
Eser Türk Edebiyatı'nın ilk yol romanı olma özelliğini taşıyor. Yani kitap baştan sona yolda geçiyor. Başta böyle söyleyince sıkıcı gelebilir, tek mekanda çekilen filmler gibi düşünün. Bayram şoför koltuğunda bizde sağ koltukta yola çıkıyoruz. O anlatıyor biz dinliyoruz. Dil çok akıcı ve güzel kullanılmış. Yöresel kelimeler ve şive, günlük ağız kitapta sıklıkla var. Ama bu anlatımı boğacak şekilde veya sıkılmaya sebebiyet verecek düzeyde değil. "Cakayı bırak, bokoğlu bok! Canımı sen vermedin. Sürdürürüm piyadeye haaa! Anam avradım olsun sürdürürüm!" (s.13) Yazarımız Ağaoğlu, dolgun bir eğitime sahip. Eğitimi sonrası iş hayatı da oldukça takdire şayan. TRT'de çeşitli mevkilerde görev yapmış çalışmış. İdeolojik fikirlerini eserlerine yansıtmaktan hiç çekinmemiş. Fikirlerine ve düşüncelerine uymadığı noktada her şeyi elinin tersiyle itebilecek iradeye de sahip bir yazar. Zira dönemin TRT Radyo Dairesi Başkanlığı görevinden, özerkliğine el koyulmasından dolayı istifa etmiş. Takdir edilesi bir duruş... Kitaba dönecek olursak: Kahramanımız Bayram ve onun canı gibi sevdiği sarı Mercedes'i Balkız. Başta da söylediğimiz gibi kitabımız bir yol romanı. Baştan sona yolda geçiyor. Bayram anası babası ölünce amcasının sahip çıktı bir garip. Amacı Almanya'ya gitmek 'sarı taksi' almak. Amacına da ulaşıyor elbet. Ama neleri feda ederek, nelere göğüs gererek... Bayram karakteri üzerinden gurbetçi kavramının tüm olguların yazar okuyucuya aktarmayı başarmış. Bizde Bayram'ın Almanya'dan Ballıhisar'a dönüş yolculuğunda ona eşlik ederken, gurbetçilerin çektiği her zorluğu, yaşadıkları şartları görüyoruz. Bayram yol boyunca yaşadığı, gördüğü olaylarla geçmişe gidip hayatından an'lar hatırlıyor ve bize aktarıyor. Bilinç akışı tekniği çok başarılı kullanılmış. İçsel diyaloglar
Fikrimin İnce GülüAdalet Ağaoğlu · Boğaziçi Üniversitesi Yayınları · 20252,533 okunma