“Özgürlüğün korunması, devletin gücünü sınırlamak ve yaygınlaştırmak için öne sürülen bir savunma nedenidir. Bunun yapıcı bir yönü de vardır. Mimaride ya da resim sanatında, bilimde ya da edebiyatta, sanayide ya da tarımda, uygarlığın büyük ilerleyişleri hiçbir zaman merkezi hükümetle olmamıştır. Christoph Colombe, gerçi mutlak hükümdar tarafından bir ölçüde mali balcımdan desteklenmiştir, ama Çin’e giden yem yolu aramaya bir parlamento çoğunluğunun direktifiyle çıkmamıştır. Newton ve Leibnitz; Einstein ve Bohr; Shakespeare, Milton ve Pasternak; Whitney, McCormick. Edison ve Ford; Jane Addams, Florence Nightingale ve Albert Schweitzer, edebiyatta, teknik imkânlarda ya da hastalıkların tedavisinde, beşeri bilgi ve anlayışında yeni ufuklar açarken hükümetin emriyle hareket etmemişlerdir. Başarıları bireysel dehanın ve azınlığın desteklediği, çeşitliliğe, değişikliğe izin veren bir toplumsal ortamın ürünüdür.“