•”Ağaç. Onlar dünyadaki en iyi evcil canlılardır.”
•”Bence ağaç insanın en iyi dostu olabilir," dedi abisi.
Abigail Fido'ya sarıldı. "Ağaç her canlının en iyi dostudur."
Öyle güzel bir kitap okudum ki, lütfen bu kitabı sahiplenin sevgili anne babalar. Tıpki Abigail’in minik bir fidanı sahiplendiği gibi.
İnsan ve doğadaki diğer canlıların yavrularını konu alan, gelişimlerini ve büyüme yolculuklarını eğlenceli bir dille anlatan, 100 puan olsa verirdim dediğim bir kitap :)
Minikleri bu kitaptan mahrum bırakmayın derim ;)
Kitabi seçerken fazla vaktim olmadığı için içerisine kısaca göz gezdirip, almıştım. Kitap tam bir Feridun Oral klasiği, hikayenin güzelliği şaşırtmıyor bizleri ;)
Küçükken sıkça okuduğumuz ve dinlediğimiz masal kahramanlarinin benekli kediye eşlik etmesiyle devam eden olaylar zinciri harika bir hikayeye dönüşmüş:)
Yiyeceklerin bedenimizdeki yolculuğunu eğlenceli görseller ile birleştirmiş harika bir Tubitak kitabi. Yemeklerini yemeyen minikler için öneriyorum.
Tubitak populer bilim kitaplarinin tamami miniklere okutulmali.
Merhabalar,
Bu yıl okuyacağım dediğim kitaplar vardı. Yıl sonuna yaklastığımız günlerde geriye dönüp bakınca bunlardan yalnızca birkaçını okuduğumu gözlemliyorum. Bu durum beni üzmedi açıkçası sürekli daha başka kitaplara sürüklendiğimi hissediyorum ve bu savruluşun sarhoşluğu öyle güzel ki, savruluşlarım bazen bir incelemeyi okuyarak bazen de iyi bir okuru tanıma fırsatı edinerek gerçekleşti.
Öncelikle GitarCennetin Hırsız Melekleri ve Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü Yalan kitaplarini bana tavsiye eden sevgili B. ye teşekkuru bir borç bilirim.
Bu bir inceleme olmayacak bunu yazarken dahi hissedebiliyorum. Okuduğumuz her kitap şüphesiz ki izler bırakıyor benliğimizde, bugune dek beni ağlatan tek kitap Uçurtma Avcısı olmuştu, Sefiller (2 Cilt Takım) kitabında Cosette karakteri de sık sık yüreğimi burkmuştur. Bu kitapların arasina bir yenisini ekliyorum #k:31286.
“Duygulara dokunabilmek”, bence yazarlığın en zor yanı budur. Hepimiz şu ya da bu şekilde cümleler kuruyoruz gündelik dilde ve yazabiliyoruz, fakat duyguları tam mânası ile kaçımız dökebiliyoruz kağıda ya da kulaklara, ama şöyle hakkinı vere vere. Okuma yolculuğum yoğunlastıkça diyaloglarda nitelik onem kazandı benim için siradan cümlelere tahammulumun azaldığını farkediyorum sıklıkla, yalnızlaşıyorum gerçek hayatta fakat kitaplarla birlikteyken öyle kalabalığim ki öyle güzel karakterlere temas ediyorum ki onlar ile uyanıp, onlar ile uyuyorum ve tum gun zihnimin, yureğimin derinliklerinde onları taşıyorum. Bir yük gibi değil, bir madalyon gibi.
Savaş nedir? Çaresizlik nedir?
Bedenleri küçük yürekleri büyüklerden okumak isterseniz okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap bu.
Bazı acıları yaşamak öylesine zorken bunları okuyucuyu sarsabilecek nitelikte ifade edebilmenin zorluğunu ve bunun gerçek bir başarı olduğunu düşündüm kitabın sonunda.
Kitaptan bana etki eden