Hatice KOL

“Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören bir aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkâr etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.”
Sayfa 25
Reklam
İki şeyi asla unutma. Allah'ı ve ölümü… İki şeyi de unut! Yaptığın iyiliği ve gördüğün kötülüğü.
Yalanın bazen iyilik olsun diye kullanıldığını biliyorum. Ben yalandan iyilik gelebileceğine inanmam. Doğrunun keskin acısı geçebilir ama yalanın insanı ağır ağır kemiren ıstırabı hiç bir zaman yok olmaz. Her zaman kanayan bir yaradır.
İslamın duası bunlar mıdır, yoksa “Şu birkaç birkaç cümleyi okuyana Allah Bedir şehitlerinden kork şehit sevabı verir!” diyen meşhur virdnameler mi?
Sayfa 147 - Fecr yayınevi
“..Ne fazla hayal kurup kuşlar gibi yükseklere çıkın. Ne de kötümser olup böcekler gibi yerde sürünün..”