ilayda

ilayda
@anekdots
vadinin ortasında âmâ eden bir sis.
10 Nisan 2003
57 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
"İnsan ele geçirerek değil, ele geçirmeyi reddederek kâmil insan olur." diyor Soljenitsin. Kendine hakim olabilirse, ele geçirme gücünü kullanmamayı öğrenebilirse olgunluğa erişir insan. Modern medeniyet ise bize tam tersi bir yanılsama veriyor. Yani; al, ele geçir ve sahip ol. Her şeyi bundan ibaret görüyorken, bu dünyadan huzur beklemek imkansız.
İnsan
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yazmak bir tercih midir? Kanımca zorunluluktur. İnsan içindekileri dile getiremeyince, paylaşacağı kimse olmayınca, kalemin ucundan akıtır kelimeleri. Kimi zaman düğüm olur boğazı yazarken. Kimse görmesin diye en yalnız kaldığı anlarda yazar. Çünkü bilir ki nihayetinde mürekkep yaşlarla dağılır. Dağılmış mürekkepli kağıtlar birikir de birikir, bi dağ gibi durur karşında. İmtihanların en ağırı da yazmak zorunda kalmak belki de.
İnsan
"Ben olsam, Müslüman Doğu’daki tüm mekteplere ‘eleştirel düşünme’ dersleri koyardım. Batı’nın aksine Doğu bu acımasız mektepten geçmemiştir ve birçok zaafının kaynağı budur." demiş Aliya Izzetbegoviç. Son birkaç yüzyılda ki Doğu gerilemişliğinin temel noktası belki de bu yetiyi kaybetmiş olmak.
Sözcükler insana çok farklı şekillerde tesir edebilir. Düşünmeden edilmiş sözler, incitebilir, kırabilir. Peki ya davranışlar? Düşünmeden, nedeni bile bilinmeyen davranışlar insanı yerle yeksan eder. İçini bir kurt gibi kemirir. Hele de soramazsan, araştıramazsan, bulamazsan, bir sonuca ulaşamazsan... Seninle yaşar bu nedensizlik, hep sorgularsın, belki bir gün affedersin ama asla unutamazsın. Hatırlamana sebep olacak her şeyden kaçınırsın, uzaklaşmaya çalışırsın. Uzaklaşmaya çalıştıkça daha çok hatırlarsın, kurtulmaya çalıştıkça bırakmaz. Nedensizlik ve hafıza böyle illet şeylerdir. Kısır bir döngüye sokar insanı. Ve sanıyorum kaçmanın tek yolu, hafızanı yok etmek. İmkansızlık.
Çölde yolunu şaşıranlar gibi, biz şimdi zaman içinde kaybolmuş kimseleriz. Ahmet Haşim