İnsanoğlu sadece bir vücut ve anlık tepkilerden ibaret bir yaratık değildir. Çeşitli hatıraların ve duyguların, fosillerin ve mercanların inanılmaz bir karışımıdır. Ben çocukluğunda sedir ağacını seyretmiş olan bir adam değilim. Ben bir zamanlar sedir ağacı seyretmiş bir çocuk olduğunu hatırlayan bir adamım.
İnsanlığın en harikulade şeyi bu; hiçbir zaman, her şeyi yeniden yapmasını engelleyecek kadar cesaretsizliğe veya iğrentiye kapılmaması, çünkü yaptığı işin ne kadar önemli ve yapmaya değer olduğunu bilir.
Yaşlı adam usulca, ''Dinle. Sakin ol,'' dedi. ''Biliyorum, biliyorum. Hata yapmaktan korkuyorsun. Korkma. Hatalardan fayda sağlanabilir. Ben gençliğimde cehaletimi insanların gözüne sokuyordum yahu. Beni sopalarla dövdüler. Kırk yaşıma geldiğimde, kör aletimin ucu benim için iyice sivriltilmişti artık. Cehaletini gizlersen kimse sana vurmaz ve asla öğrenemezsin...''
''Bilmiyorum. Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey eksik. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim tek şey, on-on iki yıldır yaktığım kitaplardı. Bu yüzden, kitapların faydası olabilir diye düşündüm.''
''Sen iflah olmaz bir romantiksin,'' dedi Faber.