Karakterle ilgili faktörlerde de benzeri bir durum hüküm sürer; her birey, kendisininkine zıt bir karaktere sahip olan kişileri tercih edecektir. Ancak istenmeyen karakter özelliği ne kadar belirginse bunun tersi için duyulan istek de o derece şiddetlidir. Kendisi bazı bakımlardan kusursuz ise elbette ki bu yönden kusurlu olan bir kimseyi arayıp bulmayacak ve onu sevmeyecektir fakat onunla başka insanlardan daha kolay anlaşacaktır zira kendisi doğacak çocuğun bu yönden kusurlu olmamasını garanti altına almaktadır. Örneğin fazlasıyla beyaz tenli olan bir kimseye, sarımtırak bir ten rengine sahip olan bir kişi itici gelmez fakat teni sarımtırak olan bir kişi, bu göz kamaştırıcı beyazlığı, ilahi bir güzellik olarak niteleyecektir. Çok ender görülen bir erkeğin, son derece çirkin bir kadına âşık olması durumu, yukarıda tartışılmış olan cinsellik derecesinin kusursuz uyumunun yanında, kadınınanormalliklerinin, tamamıyla erkeğin zıddı olup aynı zamanda kendi nitelikleriyle kusurlarını düzelttiği zaman görülebilir. Böylesi durumlarda aşk, en şiddetli seviyesine ulaşmıştır.
Erkeğin aşkı, tatmin olduğu andan itibaren gözle görülür bir şekilde azalma eğilimine girer; neredeyse bütün kadınlar, ona, zaten sahip olduğu kadından daha çekici gelecektir, değişikliğe özlem duymaktadır. Öte yandan, kadının aşkı o andan itibaren artmaya başlar. Türün devamlılığını ve olabildiğince büyük bir artışı hedeflemiş olan doğanın güttüğü amacın bir sonucudur bu.