Anlamı aramalıyız. Semptom dediğimiz şey, Angst'ın içimizin derinliklerinden patlayıp püskürdüğü haberini bize taşıyan bir ulaktır sadece! Her şeyin bir sonunun olması, Tanrının ölümü, yalnızlık, amaç, özgürlük konusundaki derin kaygılar -bir ömür boyu bir yerlere kitlenip kaldırılan kaygılar - gün gelir zincirlerini koparır ve zihnin kapılarına dayanır. Duyulmak isterler. Sadece duyulmak değil, YAŞANMAK da isterler!
Semptom dediğimiz şey angst’ın içimizin derinliklerinden patlayıp püskürdüğü haberini bize taşıyan bir ulaktır sadece. Her şeyin bir sonunun olması, tanrının ölümü, yalnızlık, amaç, özgürlük konusundaki derin kaygılar- bir ömür boyu bir yerlere kitlenip kaldırılan kaygılar- gün gelir zincirlerini koparır ve zihin kapılarına dayanırlar. Duyulmak isterler. Sadece duyulmak değil, yaşanmak da isterler.
Sonra matematiğin benim için kaygıyı dindirmeye, varoluşun ve öngörülemezliğinin yarattığı endişeyle mücadele
etmeye yarayan bir araç, korkuya karşı bir savunma olduğunu anladım. Her kavram için farklı eşanlamların olduğu, var
olan en kusursuz dillerden Almancada, kaygı ve korku tek
bir sözcükle karşılanıyor: Angst. İşte, matematik benim için
korkuya karşı savunma, kaosa karşı çare, onu evcilleştirmek
için bir yöntemdi."