10/10
·576 syf.··
2026 101. kitabı
DURUMAVİİ~KIZIL GECE~ Selam.Bugün size sevgili @_durumavii ‘nin kaleme aldığı #kızılgeceserisi ‘nin ilk kitabı ile geldim.Yazarın kalemini ben çok seviyorum ve ne yazsa okurum.Ama ama bu serisi benim içim bir başka.Kitabın kalın olması gözünüzü korkutmasın çünkü hani şu kendini su gibi okutan kitaplar vardır ya İşte bu kitap o kitap.Yazarın yaratmış olduğu evren karakterler harikaydı.Ama ben en çok Rozelin’im karakterinin duruşuna bayıldım.O kafa tutmaları yok mu şahaneydi.Tabi erkek karakterimizi de hiç yamana atamayacağım sert görünen ama güzel bir kalbi olan Biran’a da ayrı bir düşmedim değil.İkilinin atılmaları da ayrı bir güzeldi.Kısacası kitaba bayıldım ve devamını da en kısa zamanda okuyacağım.Ve bu seriyi türü seven herkes mutlaka okumalı diyorum. Rozelin Demir, beş çocuklu bir ailenin en büyük kızıdır. İnşaat işçisi babası bir kaza geçirdikten sonra çalışamaz duruma gelince,Rozelin hem okuyup hem çalışmak zorunda kalır. Ailesine çok düş gündü ve onlar için elinden geleni yapar. Bir gün en yakın arkadaşı Gupse bir yardım vakfı olduğunu ve durumu kötü olan kızlara yardım ettiğini söyler.Rozelin’de ailesine destek olur düşüncesiyle bu vakfa gider. Ama bu vakıf Rozelin’in kabusu olur.Gece yarısı gelen bir telefonla vakfa gider,burada kendinden geçer ve Rozelin gözlerini bambaşka bir evrende açar. Hiç bilmediği bir odada,kasıklarına saplanan korkunç bir ağrıyla gözlerini açan Rozelin neler olduğunu anlamaz. Uyandığı yer Safornikan Ülkesi’nin Aydınlık Bölgesidir.Onu buraya getirttiren bölgenin lideri Temur’dur.Rozelinin başına gelen tek şey de bu değildir.Aklına asla gelmeyecek bir şey başına gelmiştir.Ne yapıp edip buradan kurtulması gerektiğini bilen Rozelin sonunda buradan kaçar. Sınır denilen yere geldiğinde iki kişiyle karşılaşır.Efraim ve Mirel ona yardım
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026214 okunma
Ufolar ve Uzaylılar !
Puan vermedi
Esasında iki farklı kimse tarafından yazılan Bu kitabın iki yazarı olsa da Ben Kuzey Bey üzerinden bu incelemeyi Yapıyor olacağım. Zira öteki Beyefendiyi Daha önce hiç izleyip dinleme fırsatım olmadı. Zaten bir şey izleme işinde de Çok iyi sayılmam. Bir şey izlemeye vakit ayırmak Benim açımdan her daim sorun olmuştur. Her neyse, konuya dan diye girip Artık incelemeye başlayacak olursak, Kitapta yer almakta olan Pek çok bilginin, zaten forum sayfalarında Ya da hem Kuzey Bey hem de başka YouTuber Mesleğini ifa etmekte olan kimselerin YouTube videolarında yer alması hasebiyle, Kitabın bu noktada zayıf kaldığını Ve aman Allah'ım dedirtecek Yeni bir bilgi içermediğini söyleyebilirim. Bu sebepten de bu kitabı satın alırken Ben farklı bir şey bulurum diye Heves etmeyin. Zira bu hevesiniz %70 kursağınızda kalacaktır. Kitap akıcı ya da kendini okutuyor mu diye Merak ediyorsanız ise,
Düşünce
Çağlar Boyu Gizlenen Ufo GerçeğiKuzey Atacan · Az Kitap Yayınları · 202112 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir delinin anilari
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:10
Batan Güneş – Kitap İncelemesi Japon edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Osamu Dazai, "Batan Güneş" romanında yalnızca bir ailenin çöküşünü değil, savaş sonrası Japonya'nın ruhsal ve toplumsal yıkımını da anlatır. Roman ilk kez 1947 yılında yayımlanmış ve Dazai'nin en önemli eserlerinden biri kabul edilmiştir. Romanın merkezinde Kazuko, annesi ve savaştan dönen kardeşi Naoji vardır. Bir zamanlar aristokrat olan bu aile, savaşın ardından ekonomik ve sosyal olarak çökmüştür. Eski dünyanın değerleri yok olurken karakterler de kendi kimliklerini, inançlarını ve hayata tutunma nedenlerini sorgularlar. Dazai'nin en büyük başarısı, büyük olaylardan çok insanların iç dünyasını anlatabilmesidir. Kazuko'nun yalnızlığı, Naoji'nin umutsuzluğu ve annenin sessiz asaleti uzun süre akılda kalır. Özellikle Naoji karakteri, yazarın kendi hayatındaki karamsarlığı ve yabancılaşmayı yansıtan güçlü bir figürdür. Romanın adı olan "Batan Güneş", yalnızca aileyi değil, savaş sonrasında çöken Japon aristokrasisini ve eski Japonya'yı simgeler. Bir dönemin kapanışı ve yeni bir dönemin sancılı doğuşu kitap boyunca hissedilir. Dazai'nin dili sade ama son derece etkileyicidir. Kısa bir roman olmasına rağmen yoğun bir melankoli taşır. Bu nedenle kitap herkese hitap etmeyebilir; ancak yalnızlık, aidiyetsizlik ve varoluş üzerine yazılmış güçlü eserleri seven okurlar için unutulmaz bir deneyimdir. Okurken insan, karakterlerin umutsuzluğunu sadece anlamaz, hisseder. Değerlendirme "Batan Güneş", savaş sonrası Japon toplumunun aynası olduğu kadar insan ruhunun karanlık köşelerine yapılmış bir yolculuktur. Dazai, umutla umutsuzluk arasında salınan karakterleri aracılığıyla şu soruyu sordurur: Eski hayatımız yıkıldığında yeni bir hayat kurabilir miyiz? Puanım: 9/10 "İnsan bazen bir
Batan GüneşOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 20234,560 okunma
4/10
·144 syf.··
2026 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:22
Kitabın başında Baek Sehee dışarıdan bakıldığında başarılı görünen biridir. Büyük bir yayınevinde editör olarak çalışmaktadır, arkadaşları vardır, sosyal hayatı tamamen bitmiş değildir ve günlük sorumluluklarını yerine getirebilmektedir. Fakat iç dünyasında sürekli kendini eleştiren, hiçbir başarısını yeterli bulmayan, başkalarının gözünde değersiz olduğuna inanan biri vardır. İşte bu yüzden çevresi onun depresyonda olduğunu anlamaz. Çünkü ağlayarak yatağından çıkamayan biri değildir; işe gider, gülümser, görevlerini yapar. Ancak bütün bunları yaparken zihni sürekli onu aşağılamaktadır. İlk terapi seanslarında doktor, onun sürekli kullandığı “Ben yeterince iyi değilim.”, “İnsanlar beni aslında sevmiyor.”, “Bir hata yaparsam herkes beni küçümser.” gibi düşüncelerin gerçek olup olmadığını sorgulatır. Baek Sehee ise bunların tartışılmaz gerçekler olduğuna inanır. Doktor ise bunların gerçek değil, otomatik düşünceler olduğunu anlatır. Kitap boyunca en sık tekrar edilen konulardan biri budur “İnsan zihni, kanıt olmadan olumsuz senaryolar üretir ve kişi zamanla bunlara gerçekmiş gibi inanır.” Yazarın en büyük sorunlarından biri başkalarının onu nasıl gördüğüne aşırı önem vermesidir. Bir toplantıda yanlış bir cümle kurarsa günlerce bunu düşünür. Bir arkadaşının mesajına geç cevap vermesi bile “Benden nefret ediyor.” sonucuna ulaşmasına neden olur. Doktor ona sürekli aynı soruyu yöneltir “Bunun gerçekten kanıtı var mı?” Çoğu zaman cevap hayırdır. Böylece okur, depresyonun yalnızca mutsuzluk değil, düşünme biçimini bozan bir hastalık olduğunu görmeye başlar. Baek Sehee çocukluğuna döndüğünde, kendisini sürekli başkalarıyla kıyaslayan, hata yapmaması beklenen, onay almaya bağımlı hâle gelen bir kişilik geliştirdiğini fark eder. Başarılı olsa bile kendisini başarılı hissetmez.
Alıntı
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Sehee · Nova Kitap · 20248,6bin okunma
Körlük Gözde Değil, İnsandadır...
9/10
·336 syf.·
2026 183. kitabı
Sivas’ın Kangal ilçesine ilk kez gidiyordum. Çocukluğumdan beri adını duyduğum, dünyanın en güçlü çoban köpeklerinden biri olarak gösterilen Kangal köpeklerini yerinde görmek istiyordum. Fotoğraflarına defalarca bakmış, haklarında onlarca yazı okumuştum. Fakat bazı şeyler uzaktan öğrenilmiyor. Bazı değerleri anlamak için onların bulunduğu toprağa basmanız gerekiyor. İlçeye vardığımda ilk dikkatimi çeken şey bozkırın dinginliği oldu. Şehirlerin bitmek bilmeyen gürültüsünden sonra buradaki sessizlik insana yabancı gelmiyor, aksine yıllardır özlediği bir sesi yeniden duyuyormuş hissi veriyordu. Kangal köpeklerini ilk gördüğüm an ise anlatılan hiçbir cümlenin onları tam karşılamadığını anladım. Heybetleri yalnızca iri cüsselerinden gelmiyordu. Bakışlarında acele etmeyen bir güven vardı. Kendilerini ispatlamak zorunda olmayan canlıların huzuru... Sürünün etrafında dolaşırken attıkları her adım ölçülüydü. Gereksiz hiçbir hareket yapmıyorlardı. Güçlerini göstermek için saldırmaya ihtiyaç duymayan bir asaleti seyrediyordum. Uzun süre onları izledim. Sonra yürümek istedim. İlçenin dışına doğru uzanan eski demiryoluna çıktım. Rayların üzerinde ağır ağır ilerlerken karşıma yıllardır ayakta duran Deliktaş Tüneli çıktı. Taştan örülmüş kemeriyle bozkırın ortasında sessizce bekliyordu. İçeri girdim. Her adımda dışarıdaki gün ışığı biraz daha geride kaldı. Tünelin serinliği yüzüme vuruyordu. Ayak seslerim taş duvarlardan geri dönüyor, sanki önümde benden birkaç saniye önce yürüyen başka biri varmış gibi yankılanıyordu. Tam tünelin ortalarına yaklaşmıştım ki uzaktan rayların titrediğini hissettim. Ardından trenin sesi duyuldu. Hızla duvara yaslandım. Lokomotif yaklaştıkça karanlığın içini delen beyaz far büyümeye başladı. Bir an...
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma
Kızıl Gece 1
9/10
·576 syf.··
2026 17. kitabı
Merhaba kitap dostlarım bugün Duru Mavii'nin kalemine aldığı Kızıl Gece serisinin ilk kitabı ile geldim. Ben yazardan okumayı seviyorum. Her kitabı bir birinden farklı ve güzel oluyor. Arkadaşlarımla beraber başlarken ben birazcık geri kaldım sınavlarım var diye ve bizimler Biran Nuh'a o kadar bayıldılar ki sınavım bitince hemen başlamak istedim ve öyle güzel ilerledi ki elimden bırakamadım ve bir baktım ki seri 4 günde bitirmişim. - Fantastik - Çoklu Evren - Yardım Vakfı - Büyü & Büyücüler - İki Düşman Lider - Sürpriz Hamilelik Kitabi anlatmak gerekirse Rozelin kendi halinde mütevazi denilecek bir hayat yaşar ve evden okula bir hayatı vardır ve bir gün babası kaza geçirir ve eve bakacak kimse olmadığı için Rozalin bir kaç işte çalışır ve bir gün kapılarına ev sahibi dayanır ve kiramı ödeyin der ve Rozalin kavga eder ve ödeyeceğiz der ve evden çıkar. Rozalin en yakın arkadaşının tavsiyesi ile gittiği yardım vakfın da herşey orada başlar. Bu vakıfta tek şart kan vermektir. Rozalin dekan verir ve aranan kan bulunur. Rozelin yıllardır farklı farklı gördüğü rüyalara asla anlam veremez. Bir gün kendini o gördüğü rüyanın içinde bulur. Rozalin artık bambaşka bir evrendedir ve aydınlık bölgenin lideri de Rozalini arıyordur. Roz ise buraya nasıl geldiğini anlamaz Kızıl bölge de bir kaç kişiye rastlar ve buradan evine nasıl gideceğini sorar ve gel biz seni götürelim der. Kızıl bölgenin Lideri Biran Nuh dur ve onu odaya götürün ve kitleyin der. Roz ise ben o adamın sevgilisi değilim ben ailemin yanına gitmek zorundayım der. Rozalin bu zamana kadar asla erkek arkadaşı olmamış tır ama hamiledir. Rozelin gözünü açtığında başka bir yerdedir ve anlam vermeye çalışır ama daha ne olduğunu anlamadan ise kendini bir kaosun, çekişmenin ortasında bulur. Liderler arası çekişme ve taht
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026214 okunma