Sizin hiç Portuga'nız oldu mu??
10/10
·184 syf.·
2026 96. kitabı
Bu kitabı bitirmedim! o, beni bitirdi.. Gözyaşlarım yanaklarımda tuzlu bir gölet oluşturmuş durumda, boğazım düğüm düğüm, sayfalar arasına hıçkırıklarım karıştı.. 35 yaşındaki halimle okuyunca meğer ne çok şey biriktirmişim içimde dedim, Zeze' yi değil büyümemiş leyla'yı okudum bu satırlarda.. Veryansın ettim, yerle yeksan oldum sanki sonlara doğru.. Yazar bu eseri 12 günde yazmış ama 20 yıl içinden atamamiş.. bu bana öyle metaforik geldi ki, bazı insanlar anlık gelir ama ömürlük iz bırakır, ben böyle anladım şu görüşte bile.. Herkesin bir Portuga'sı illa ki olmuştur.. şimdi size aslında bu kitabın beni neden yaraladığını anlatan kısa bir öykü sunacağım.. Daha 10 yaşlarındayım, bir öğretmenim vardı, ismi Abdullah.. Okula gelirken saçları rüzgarda dalgalanir, gülümsemesi değil okulu, Konya'yı kaplardı sanki.. Kareli bordo suveteriyle, elinde siyah çantası.. sanki okula değil sadece benim minik yüreğime gelirdi.. O, nöbetciyse ben de nöbetçi olmak isterdim.. O seviyor diye kitap okumaya başlamıştım, (sabah 5'lere kadar kitap okumam sırf bak ben okudum demek içindi) O sevinsin diye dersinden dönem ödevleri alırdım.. (halbuki ne Türkçe dersiydi ne matematik.. O benim Portuga'mdı.. Aradan yıllar geçti ben büyüdüm liseye geçtim onun ise tayini çıktı.. Bu yaşımda hala o çocuksu yanıma özlem duyuyorum, bana bahşettiği baba sıcaklığını hâlâ arıyorum.. Sanırım Onun için zeze'den çok küçük Leyla'ya ağladım.. İçim titredi okurken, sesim, hıçkırıklarım evi doldurdu.. (Allah'tan oğullarım evde degildi çünkü sadece mutluluktan aglayışlarıma tanık olsunlar istiyorum..) Olur da ömrüm vâkıf olursa 60'lı yaşlarımda yine okumak istiyorum, bakalım o yaşlı bünyemde Portuga'm hâlâ içimde yeşerecek mi?..
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,7bin okunma
10/10
·142 syf.··
2026 37. kitabı
Bu kitap oldukça sıradışı bir şekilde tarihi ve siyaseti alışılagelmiş sınıf çatışmaları üzerinden değil, "hız" kavramı üzerinden yeniden kurguluyor. Yazarın "dromoloji" (hız bilimi) adını verdiği bu yaklaşıma göre, dünyayı ve güç ilişkilerini şekillendiren temel dinamik hareket kabiliyetidir. Kitap; feodal kalelerin yıkılışından modern savaş teknolojilerine uzanan süreçte, iktidarların coğrafi mekânları kontrol etmekten vazgeçip zamanı, lojistiği ve kitlelerin hareket hızını yöneterek nasıl birer "zaman siyaseti" (kronopolitika) mekanizmasına dönüştüğünü çarpıcı bir şekilde anlatıyor bu bağlamda çağın yönetim şeklinin perde arkasını anlattığı kanısındayım. ​Bu yoğun metin; sosyoloji, siyaset bilimi, medya teorileri ve kent mimarisiyle ilgilenenlerin yanı sıra içinde yaşadığımız çağın baş döndürücü ivmesini anlamlandırmak isteyen meraklılara uygun. Özellikle modern dünyadaki sürekli olağanüstü hal hissinin, anlık veri akışlarının ve teknolojinin getirdiği mekansızlaşmanın kökenlerini merak eden, hızın insanlığı nereye sürüklediğini sorgulayan felsefe ve strateji meraklıları için sarsıcı bir başvuru kaynağı olacağı kanısındayım.
Hız ve PolitikaPaul Virilio · Metis Yayınları · 199831 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·200 syf.··
2026 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:53
İktidar öyle bir bela ki Hz. Peygamber’in “Onlar benim dünyadaki iki reyhanımdır (çiçeğimdir)." Diyerek sevdiği torunlarının sonu olmuştur. Kerbela Müslümanların yüreğinde dinmeyen sızı.”Cennet gençlerinin efendilerinden biri olan Hz. Hüseyin’in şehadeti tarihin belki de en sarsıcı ve de üzücü olayı. Kitapta Hz. Hüseyin’in şehit edilmesinin ayrıntılarını okudukça kalbim paramparça oldu. Bildiklerim yanında bilmediklerimi de öğrenince hayrete düştüm. Daha doğrusu kahroldum. Ben okurken dayanamadım. O zalimler( içimden daha ağır sözler söylüyorum) nasıl olurda bu kadar acımasız olmayı başardılar. Hangi koltuk O mübarek insanların hayatından daha değerli olabilir ki? Kitabın anlatımına gelecek olursam yazar bir konu hakkındaki tüm rivayetleri vermeye çalışmış. Kaynağın doğruluğu için bunu yapmış evet ama bu durum tekrara düşürmüş. Yezid hakkında aktardıkları beni biraz kızdırdı. Pişman olmuş falan filan…Doğrusunu Allah bilir ama Muharrem’e kan bulaştıran, bu mübarek ayın güzel olaylarına gölge düşüren o kafirin bir anlık bile pişmanlık yaşadığına inanmıyorum. Ve son olarak o kadar çok isim geçiyor ki kimin kim olduğu noktasında karışıklık yaşayabilirsiniz.
Zulme Direnen İmam Hz. HüseyinSüleyman Ateş · İlk Harf Yayınları · 201511 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 22:28
Hayatta Çok büyük acılar var ve hepsi anlık. Acı zaman geçtikçe azalan bir şey ama bunun zamanla bir ilgisi yok. Kalp inanıyor, hafıza kabul ediyor. Gitti diyorsun kendine ve inanıyorsun. #soğukkahve
Soğuk KahveAhmet Batman · Destek Yayınları · 201315,8bin okunma
İnceleme
Puan vermedi·220 syf.··
2026 7. kitabı
Zarifoğlu, eser boyunca modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve varoluşsal sorgulamalarını kendi içsel dünyası üzerinden okuyucuya aktarır. Günlüklerin merkezinde; çocukluk özlemi, aile bağları, ölüm bilinci ve tasavvufi bir arayış yer alır. Anlatımında şiirsel, kesik ve kapalı bir dil kullanan şair, anlık duygu durumlarını ve gözlemlerini adeta birer şiir imgesi gibi kelimelere döker. Müslüman bir entelektüelin Batı modernitesi karşısındaki duruşunu, acılarını ve inancına sığınma çabasını da açık yüreklilikle ortaya koyar.Eser, okuyucuya dış dünyadaki olayların kronolojik bir dökümünü sunmaz. Aksine, o olayların yazarın ruhunda bıraktığı derin izleri, kırılmaları ve felsefi hesaplaşmaları gösterir. Bu yönüyle Yaşamak, hem Cahit Zarifoğlu’nun gizemli ve soyut şiir dünyasını çözmek için benzersiz bir anahtar hem de modern Türk edebiyatının en derinlikli, ufuk açıcı otobiyografik metinlerinden biridir.
YaşamakCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 202011,3bin okunma
9/10
·48 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:26
Yunus Çinçin öğretmenimizin kaleminden çıkan Faça, yedi öyküden oluşan; mahalle kültürünü, arabesk dünyasını, sıradan insanların hayatlarını ve toplumsal çürümeyi samimi, akıcı ve yer yer ironik bir dille anlatan dikkat çekici bir öykü kitabıdır. Yazar, günlük yaşamın içinden seçtiği karakterler aracılığıyla yalnızca bireysel hikâyeler kurmakla kalmaz; şiddet, yozlaşma, fanatizm, çaresizlik, psikolojik yalnızlık ve insan ilişkileri üzerine de düşündürür. Her öykü kendi içinde bağımsız bir anlatı sunsa da, tamamı aynı toplumsal iklimi besleyen ortak bir ruh taşır. Sade dili, canlı diyalogları ve çoğu zaman beklenmedik finalleriyle okuru hem merak içinde bırakır hem de yaşananların ardındaki toplumsal gerçekleri sorgulamaya davet eder. Aşağıda, Faça'da yer alan yedi öykünün kısa değerlendirmeleri yer almaktadır. 1 .BABA KONSER Bu öykü, yalnızca bir konser gecesini anlatmıyor; 1990'lı yılların arabesk kültürü etrafında oluşan fanatizmi, şiddeti ve çıkar ilişkilerini de gözler önüne seriyor. "Baba Konser", arabesk kültürünü değil; fanatizmin, fırsatçılığın ve toplumsal bilinçsizliğin insanları nasıl felakete sürüklediğini anlatan etkileyici ve düşündürücü bir öyküdür. Finali ise okuru şaşırtarak, görünen kaosun arkasındaki çıkar düzenini ortaya koyması bakımından oldukça başarılıdır. 2 .Koprolali ilk öyküde olduğu gibi bireysel bir olayın çok ötesine geçerek toplumdaki çürümenin izini sürer. Koprolali, yalnızca bir bıçaklanma hikâyesi değil; şiddetin gündelikleşmesini, empati eksikliğini ve toplumsal duyarsızlığı sert ama etkileyici bir dille eleştiren güçlü bir öyküye dönüşür. 3. HASNİYE Hasniye öyküsünde, müşteri sayısı giderek azalan gazinosunu ayakta tutmaya çalışan Lolo Ahmet'in çaresizliği merkeze alınır. Yazar, tesadüfleri ve ironiyi kullanarak eğlence dünyasının
FaçaYunus Çinçin · Artshop Yayıncılık · 20262 okunma