Prozac Toplumu | İnceleme
Puan vermedi·360 syf.··
2025 121. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 22:30
Kitabı okurken bir noktada “depresyon hırkamı giydim, arada da bir tüttürdüm” dedim; sonra da “ne dertler var ” diye oturup şükrettim. Ruh sağlığı gerçekten çok önemli arkadaşlar. Allah zeval vermesin:) Mabel matiz antidepresan dinleyerek incelememi yazmaya koyuldum: Kabul edelim ki depresif bir milletiz. Şarkılarımızda var, sanata edebiyata bile yansıyor. Tanpınar’ın “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında” dizesi, tam da bizim ruh hâlimizi özetliyor. Gittim TR’de antidepresan kullananların oranına baktım 100 kişiden 6’ sı antidepresan kullanıyormuş. İşin tabii ki şaşırmadığım kısmı da kullananların %70’i de kadın :) Şimdi bana psikayatrlar kızabilir ama ben antidepresanların insanları iyileştirdiğine inanmıyorum. O an ayakta tutar anlık seratonin adrenalini regüle eder ama iyileştirmez. Asıl iyileşme psikoterapi ile olur duygularla yüzleşme ile bastırmama ile olur. Kısa vade için evet önerilir ama uzun vadede “psikoterapi” şart. Velhasıl gelelim kitaba; Bu kitapla, takip ettiğim bir okurun paylaşımı aracılığıyla tanıştım ismi de aşırı dikkatimi çekti. Kısa bir araştırma sonucunda eserin otobiyografik niteliğini fark edince aaa dedim evet bu kitabı okumalıyım… Yazarın hangi psikolojik süreçlerden geçtiği, Prozac’ın duygu durumunu nasıl etkilediği gibi kafamdaki sorularla kitabı okumaya başladım. Ne anlatıyor? Anne babası ayrı olan Elizabeth (Lizzy) adlı genç bir kızın içsel çatışmalarını, duygu durum dalgalanmalarını ve depresif semptomlarından bahsediyor. Ergenlik dönemi bağlamında değerlendirildiğinde, ölüm düşüncesi, kendine zarar verme eğilimleri ve isyankâr davranışlar söz konusu ancak burada dikkat çeken nokta bu uçsal dürtülerin geçici bir ergenlik krizinden ziyade süreklilik arz eden bir varoluşsal boşluk hâline gelmesi… Aslında ergenlikte olduğu
İnceleme
Prozac ToplumuElizabeth Wurtzel · İletişim Yayınları · 2005120 okunma
5/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 00:10
Ben bu kitabı ismini çok tatlı bulduğum için aldım, en başta şunu söylemeliyim ki ben aforizma okumayı sevmiyorum ve bu bir aforizma kitabıymış. Bu kısım benim hatam buna bir şey söylemiyorum ama başka aforizmalar da okudum ve bence bu çok kötüydü. Öncelikle yazar sürekli çelişiyor. Farklı zaman dilimlerinden sözler olduğunu varsayarak bu kısmı mazur görüyorum ama yine de özellikle art arda okuyunca garip bir durum. Bir de kitapta bazı sözler sürekli farklı şekillerde tekrarlanmış. Şimdi öncelikle bu konuda çok araştırma yapmadım kitabın ön sözü son sözü olsa okuyup öyle konuşacaktım çünkü biraz ağır konuşacağım ama yazarın çok saçma bir algısı ve fikri var. Elimde olmasıyla birlikte henüz yazarın eserlerini okumadım ya da kendisiyle ilgili bir araştırmada bulunmadım, bunlar benim eksikliklerim ama sadece şu anki anlık düşüncelerimi yazdığım için mazur görülebileceğini düşünüyorum: Bu aforizma kitabını okuduğumda yazar bende şu algıyı yarattı “Ben en çok kendimi seven (burada problem yok), etrafımdaki en bilgili (burada biraz var) insanım.Yaptığım her şeyi kendimi eğlendirmek için yapıyorum. Herkes aptal tek zeki benim. Ayrıca tüm sanatçılar deli;)” Belki benim hatamdır, belki modum durumu etkilemiştir, bunu bilmiyorum ama kitabı okurken gerçekten tetiklendim. Yine de içinde güzel sözler vardı, bazı güzel tespitlerde bulunmuş çok güzel de kitapları olan bir yazar bunu biliyorum ve saygı duyuyorum ama dediğim gibi maalesef çok hoşuma gitmedi. Yine de çerezlik okunabilir.
Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda ParıldarOscar Wilde · Can Yayınları · 20247,1bin okunma
Reklam
6/10
·424 syf.··
2023 8. kitabı
İlk kitaba göre daha çok sevilmesine rağmen ben ilk kitabı daha çok sevdim açık ve net. Trakyalı Kyrian'ı aşırı merak ediyordum ve kendisini çok sevdim. Yazarın erkek karakterleri Küçük Emrah yapması ve damardan ajitasyon verip yüreklerimizi dağlamasını çok çok sevdim :D ajitasyondan, melankoliden, mazoşistlikten hoşlanmıyorsanız bu seri size kök söktürür, saç yoldurur arkadaşlar. Ama ben dramdan ve her türlü dramadan hoşlandığım için seriye bayıldım. Bayılmadığım şey ise bu ikinci kitapta kadın karakter yani Amanda'yı sevmememdi. Bi sonlara doğru ehh işte sevdim gibi oldu ama yok Grace gibi candan, samimi gelmedi bana. Kendisi mantıklı, olgun, normal, minimalist ve mütevazi bir yaşantı sürdüğüne inansa da hiç alakası yoktu. "Tamam aramıyorum kanki." Diyip de iki dakika sonra eline telefonu alıp arayan biri gibiydi Amanda, tutarsız ve samimiyetsizdi. Sürekli laf sokmaya çalışması, komik olma çabası ekşitti yüzümü. Kısacası samimi bulamadığım kadın karakterleri okumak içimi kıyıyo biran önce kitabı bitirmek istiyorum. Kyrian hatrına bitirdim. Çünkü kendisi espiritüel, kibar ve fedakardı. Ayrıca fırlama olması da sevimliydi bence. Normalde erkek karakterleri çok yüceltmeyi sevmem ama yazarın amacı o zaten dünya üzerinde olmayan erkek karakterler yaratıp ruhumuzu şımartıp anlık mutluluk sağlamak. Her neyse üçüncü kitaba geçiyorum. Seri gittikçe daha iyi oluyor denmişti ama benim modum düştü. Çünkü ben ilk kitabı daha çok sevdim. Renkler ve zevkler diyelim. Julian ve Kyrian size kocaman sarılıyorum koca bebekler baysss*-*
Uykusuz GecelerSherrilyn Kenyon · Pegasus Yayınları · 2012208 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2023 98. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2023 14:38
Gecenin Hikayesi - Aşeka ~ N. G. Kabal . İlk kitabın efsane sonundan sonra öyle bir başlıyor ki kimse eskisi gibi değil. Maya verdiği sözü tutmamanın bedelini hiç beklemediği bir yerden çok ağır bir şekilde ödüyor. Şimdi artık tek başına ve daha zor koşullarda savaşmak zorunda. Onun ölmesi için uğraşan Kraliçe’nin yanına gitmesi gerekiyor. Orada saklı bambaşka ve sarsıcı bir sırla beraber. Maya’nın asıl kimliği, kanının önemi ve Yıkıcı kimliğiyle şimdi daha büyük tehlikede ve çevresindeki herkes düşman. Bir taraf seçmesi lazım ama her şey pamuk ipliğinde Fetih’im Yargıcı’m yaşadığı büyük hayal kırıklığını büyük bir hırsa çevirip daha büyük oynuyor. İtiraf ediyorum bu sınırsız hali bana aşırı çekici geldi. Yükseklerde hareket eden ve sınırları zorlayan kararları severim. Fetih ise tam da o sınırların tam üstünde bir sağ bi sol dolaştı Kraliçe, Pars, Yankı ve tanıştığımız ya da daha önce tanıyıp ama gerçek yüzünü gördüğümüz insanlarla ilk kitabın olaylarını ikiye katladı. Her ne kadar Maya’ya kızmış olsam da kocaman sarılmak istedim. Tutunduğunuz tek dalın aslında bambaşka bir ağaca ait olduğunu ve sizi yerle bir ettiğini hissettiğimiz bir an oldu mu? Maya tam da en güvenliğiyle sınandı. Öyle anlar yaşadı ki ölmek istedi. Bitmek bilmeyen kaos, ihanetler ve gittikçe daha çok tanıyıp her hamlesinin aslında satranç tahtasındaki bambaşka bir yeri sarsacak hamle olduğunu anladığım Fetih Yargıcı’ya daha da bağlandım. Amaaa kitabın sonuna doğru yine bambaşka bir ters köşe beni yerden yere vurdu arkadaşlar artık bu seri için klasikleşen “ay noluyo noluyo” ya da “yok artıkkk” nidalarımla çevirdim sayfaları. Anlık modum “hevesim kırık yüreğim buruk ne olacaktık bak ne olduk” Ay aşırı iyiydi Kraliçe Riva’ya bolca saydırmak, Pars’ı fazlasıyla sevmek ve Emsal Efnan’a sinir olmakla
Gecenin Hikayesi - AşekaN. G. Kabal · Martı Yayınları · 20232,792 okunma