10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
Merhaba sevgili okurlar.Bugün karanlığın ödülü hakkında konuşmaya geldim.Cleo ve Zach arasındaki çekim çok yüksekti öncelikle.Zach,lisedeyken Cleo'ya zorbalık yapan birisiymiş ve Cleo anne ve babasını kaybettikten sonra onun yaşadığı büyük lüks evde çalışmaya başlar.Onun olmadığını düşünüyordur.Sonra uzun yıllardan sonra Zach bilinmeyen bir sebepten dolayı eve geri döner.Aralarındaki çekime karşı koyamayan ikili sevginin ve aşkın ne olduğunu birbirlerinde öğrenirler.Zach'in disleksi olması ve babasının ona şiddet uygulaması çok kötüydü ki anneside babasını destekliyordu.Buna rağmen Zach,sırf annesi kanser olduğu ve babası artık onu görmek istemediği için eve geri döner.Uzaktayken en azından onları görmez özgürlüğün tanıdını çıkartıyordu ancak annesi için yine de dönüyor.Bence Zach gerçekten iyi birisiydi.Cleo da ona zorbalık yapmıştı onu aşağılamıştı onun için ikisi de suçluydu bence.Art ise çok tatlıydı.Zorbalığa uğraması ve Zach'in ona yardımcı olması çok tatlıydı.Smut sahneler çok iyiydi bence yazarımız gayet güzel yazmıştı.Aynı zamanda son sayfalarda Cleo'nun istifa etmesi ve herşeye rağmen Zach ondan vazgeçmeyip peşinden gitmesi olayı mükemmel yaptı.Güzel bir dark romance tadında kitaptı.Zach'in anne ve babasına bir dolu şey söylemek isterdim.Ama gerçekten iyi bir evlatları var farkında olmasalar da..Cleo ise aynı şekilde çok güçlü bir kadındı.Sonunda hayallerini gerçekleştirmesini sevdim.Benim puanım 10/10.İyi okumalar dilerim..
Karanlığın ÖdülüSaffron A. Kent · Lapis Kitap · 2025136 okunma
Mükemmel Aile Portresinin Ardındaki Çatlaklar
8/10
·512 syf.··
2026 51. kitabı
"Bir ailenin en büyük sırrı, çocuklarını korumak için ne kadar ileri gidebileceğidir? Edvardsson, 'Neredeyse Sıradan Bir Aile'de bu soruyu oldukça gerilimli ve katmanlı bir şekilde işliyor. Kitap, perspektiflerin değişmesiyle (baba, anne ve kız çocuğu) olay örgüsünü parçalı bir bulmaca gibi önümüze seriyor. Karakterlerin kendi adalet anlayışlarıyla yüzleştiği o keskin dönemeçler oldukça etkileyici. Suç ve vicdan arasındaki o ince çizgi, kitabın sonuna kadar sizi hem rahatsız ediyor hem de elinizden bırakmanızı engelliyor. Eğer aile içi dinamikleri, güvenin nasıl sarsılabileceğini ve bir ebeveynin 'doğru' bildiğinin aslında ne kadar tehlikeli olabileceğini anlatan bir psikolojik gerilim arıyorsanız, kesinlikle okunması gereken bir eser. Sizi son sayfasına kadar 'Ben olsam ne yapardım?' diye düşündürecek." #NeredeyseSıradanBirAile #MTEdvardsson #PsikolojikGerilim #AileDinamikleri #Polisiye #KitapYorumu #SuçVeVicdan
Neredeyse Sıradan Bir AileM. T. Edvardsson · Martı Yayınları · 2021188 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·360 syf.·
Beğendi
·
2026 75. kitabı
Yazdan Başka Mevsim Yok Modem dünyada Antik Yunan tanrı ve tanrıçaları okumayı düşünmek hayal gibi gelirdi, ancak Matilda Leyser bunu başarmış. Kahramanlarımız Zeus'un kardeşleri Demeter ve Hades, bir de Demeter'in ( Zeus'tan olan ) kızı Persefoni. Persefoni hayatının 6 ayını yerin altında , karanlıkta , ölüler diyarında kocası , ilk aşkı Hades ile geçiriyor, kalan 6 ayı da yeryüzünde doğanın, bereketin tanrıçası olan annesi Demeter ile. Ancak son yeryüzüne çıkışında onda bir farklılık olduğunu hem kendi hissediyor hem de kocası Hades. Öte yandan modern zamanın iskan politikası ve imar sorunları Demeter'in bahçesine , ormanına , evinin olduğu araziye geliyor. Şimdi ikisinin de tek istediği Persefoni 'nin bundan sonra hep kendi yanlarında kalması. Hades büyük bir özlem ve kaybetme şüphesiyle geldiği bahçede Demeter'e 6 aylık anlaşmalarını bozmamak için yol çalışmasını durdurmasını, bunun için 3 ay süresi olduğunu söylüyor. Aslında kitap boyunca anne olmak ve evlat olmak arasındaki o ince çizgiyi okumak hüzünlü geldi bana. Persefoni iki tarafı da anlamayı öğrenecek. Tüm bunların yanında gelişen olaylar, gündelik hayatın sorunları, karakterlerin mitolojik yanlarının özünde insanlığı görmeyi sağlıyor. Persefoni tarafını seçecek , bu seçim nelere sebep olacak okuyun , pişman olmayacaksınız. Ve Demeter sen gerçek bir kraliçesin. Kitapları Kurtaran Kedi Yazdan Başka Mevsim Yok Matilda Leyser
Yazdan Başka Mevsim YokMatilda Leyser · Nora Kitap · 20261 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 56. kitabı
UÇURTMA AVCILARI (Çocuk Romanı) LİNDA SUE PARK 1960 doğumlu Kore kökenli Amerikalı yazar Linda Sue Park’ın kaleme aldığı bu eser, çocukların yeteneklerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirme çabaları ve kardeşler arasındaki ilişkinin psikolojik boyutları üzerine kurulmuş değerli bir çocuk romanıdır. Yazarın özellikle çocuk ve gençlik edebiyatı alanındaki eserleriyle tanındığı düşünüldüğünde, romanda verilen mesajların önemi daha da belirginleşmektedir. Olaylar Kore’de geçmektedir. Kee-sup ve Young-sup kardeşler, uçurtmalara büyük ilgi duyan iki çocuktur. Kee-sup daha büyük olduğu için geleneklere uygun olarak onun için bir şapka takma töreni düzenlenir. Bu törenden sonra küçük kardeşin ağabeyine daha fazla saygı göstermesi beklenmektedir. Doğaları gereği zaman zaman rekabet içinde olan kardeşlerden Young-sup, babasının bu beklentiyi açıkça dile getirmesi üzerine iç dünyasına yönelir ve yalnızlaşmaya başlar. Ancak Kee-sup, kardeşinin yaşadığı duygusal değişimin farkındadır. Gelenekleri katı biçimde uygulamak yerine kardeşini korumaya ve ona değer verdiğini göstermeye çalışır. Böylece iki kardeş arasındaki sevgi ve bağlılık, rekabet duygusunun önüne geçer. Kardeşlerin farklı yetenekleri vardır. Young-sup uçurtma uçurma konusunda oldukça başarılıdır. Kee-sup ise uçurtma yapımında beceriklidir. Young-sup’un uçurtma satın alacak parası yoktur. Bunun üzerine bir uçurtma satıcısına ilginç bir teklif sunar. Eğer kendisine verilecek bir uçurtmayı başarılı bir şekilde uçurur ve bunun sonucunda yedi uçurtma satılmasını sağlarsa, satıcının ona bir uçurtma hediye etmesini ister. Satıcı bu teklifi kabul eder. Young-sup’un başarısına görünmeden destek olan babası ve ağabeyi de onu koruyup kollamaya devam ederler. Kardeşlerin uçurtmalara olan tutkusu, dönemin çocuk
Uçurtma AvcılarıLinda Sue Park · Beyaz Balina Yayınları · 2018260 okunma
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022699 okunma
Puan vermedi·752 syf.··
2026 13. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 02:58
Charlotte Brontë nin diğer birkaç kitabını okumuş biri olarak bu kitabı okurken biraz yorulduğumu itiraf etmeliyim.Aşırı metafor içeren bir yazı olduğunu düşünüyorum.His olarak ha bişey oldu ha olacak şeklinde ilerledim.Açıkçası Shirley değilde baş karakterin Caroline oluduğu düşündüğüm sayfalar bile oldu.Güzel bir arkadaşlık, uzun süre çekilen sıkıntıların arkasından gelen mutluluk, biraz yanlış anlaşılmalar, sırlarla dolu olan hoş bir aşk hikayesi. Keyifli okumalar:)
ShirleyCharlotte Brontë · Koridor Yayınları · 2025159 okunma