Çocuk, hiç aklında yokken vicdan ve kültürünün sahibi aziz varlığı babasını telafisi mümkün olmayacak biçimde ansızın yitirince hayatın lezzetini de kaybetti.
Sayfa 10·Kitabı okuyor
Alıntı
Mor salkımlar, anne dantelleri sermiş duvarların üzerine.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir masum kalbin anahtarı dokuz ay anaya verilirdi. Anne ya maneviyatla o kapıyı açıp dokuz aylık bir seyr u sülûk yaptırırdı bebeğine ya da kilitli bırakarak dokuz ay günahlara alıştırırdı. Bebeğimin benimle yaşadığı bu dokuz aylık süre onun ahret geleceğini belirliyordu. Bu sürecin temelinde bir şey vardi: Niyet ...
Sayfa 19·Kitabı okuyor
İnsan ve Hayat
Hayatta en kötü şey, sürekli sana karşı çıkan ve senden yana durmayan anne babaya sahip olmaktır. Cesaretini kırar, içine korku salar, seni geri çeker, aşağı çeker ve asla ileriye uçmaya teşvik etmez. Bir gün çocuklarım olduğunda, pervaneler ve ek kanatlarla doğmuş olacaklar. “Afrika'da aslan avlamayı öğrenmek istiyorum” dese bile, “Kalbinde o arzu varsa git ve yap!" diyeceğim. Çocukların hayalleri üzerine bir örtü atarak dünyalarını karartıyor ve yaşama sevinçlerini söndürüyoruz. Çocuğum hayatının sonuna geldiğinde, kalbinde bozuk ya da yanmış bir fitil yerine alev alev yanan bir ateş olmasını yeğlerim. Her zaman çocuklarınızın hayallerini mırıldanmasına, tutkularını tetikleyen fikirlerine izin verin. Onlara asla bir şeyin olanaksız olduğunu söylemeyin. Suzy Kassem
Sayfa 25·Kitabı okuyor
Hayata Dair
Hafıza
Gazetelerden ve televizyondan on yaşında bir Türk çocuğunun, anne babasıyla birlikte gizlice İsviçre sınırından geçerken, soğuktan ve yorgunluktan öldüğünü öğreniyorum. “İnsan kaçakçıları” onları sınıra bırak mışlar. Karşılaşacakları ilk İsviçre köyüne kadar doğruca yürümelerini söylemişler. Dere tepe saatlerce yürümüşler. Hava soğukmuş. Yolun sonuna doğru baba çocuğunu sırtına almış. Ama çok geçmiş. Köye ulaştıklarında, çocuk soğuktan ve yorgunluktan bitap düşüp ölmüş. İlk tepkim herhangi bir İsviçrelinin vereceği tepki gibiydi: “İnsanlar yanlarına çocuklarıyla ne cesaretle böyle maceraları atılabiliyorlar? Böyle bir sorumsuzluk kabul edilemez.” Sonra suratıma birden güçlü bir tokat iniyor sanki. Soğuk kasım rüzgârı sıcacık odama doluyor ve hafızamın sesi içimden bir yerlerden yükseliyor şaşkınlıkla. “ Nasıl yani hepsini unutmuş olabilir misin gerçekten? Sen de aynı şeyi yaptın, tam da aynısını. Üstelik senin çocuğun neredeyse yeni doğmuş bir bebekti.”
Sayfa 26 - 2023 Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu