Tanrı deyişi Seheri bir elektrik akımı yaparken Cebrail Bir sancak gibi indirirken şafağı Zincir gibi boşanırken kubbelerin kıyameti Hepimiz için çek çileyi Ey babasız büyümüş Görünüp kaybolan bir hayal gibi yitirmiş anneyi İki dünya Cin ve melek beyi Şairlerin örtüsüne özendiği Gölgesiz Peygamber Çek bizim için de çileyi Getir bütün yılgılara Gözde ve içteki yaralara Çelikten onarış olan o ilk kelimeyi Hira'nın minyatürü Bile en güçlü bir doktordur bize Bu sıtma başka sıtma Ey kadın örtebilirsin örtebildiğin kadar örtüleri Bu üşütme ne güz ne bahar üşütmeleri Ne kış ne yaz üşütmeleri Ne bulut ne deniz Ne dağ ne ırmak üşütmeleri Yeni bir kitabın Bir yolculuk dönüşünün Bir yaprak çevrilişinin Mevsimin ilk yemişinin yenişinin Nar tadmanın karpuz kesmenin Kevserin
Şiir
Bizans sarayında Kristal bir kadeh kırıldı Bozuldu durdu Güneş saati Kudüs'te Roma' da Zindanda Ateşlerden geçmiş bir adam Hiç konuşmayan yıllarca Doğruldu Ayağa kalktı Yüzü ay olup aydınlandı Günaydın dedi Günaydın Ey kutlu anne günaydın Ey doğan çocuk günaydın Kabaran deniz Günaydın Koşan muştu kölesi günaydın Günavdın bütün insanlar Günaydın yeryüzünün yüz akı müslümanlar Günaydın Kuran Cebrail Günaydın Sfır İsrafil Günaydın başbuğlar Fetih Sfıresi'nin Gerçekleştirimi ordular
Sayfa 269·Kitabı okuyor
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bekleyen büyükbaba Amcalar dayılar Bir sır söyleyen yaşlı bir adam da var Gece yanan anne Aydınlık bir bardak uzandı Beyaz bir yastık kıyısından Hızır eliyle içilen sudan Meryem'in duyduğu kelime gibi Kabartmalaşıyordu İçinde yavaş yavaş Sağ çocuğun çizgileri Altın getiren bir deniz gibi Aşılıyordu buram buram güz engebeleri Arafat'taki çiçeklerden Gelen bir akşamdı odaya Yumuşak tenli rahibin bildiği Hazırlık olsun diye olaya Hurmadan bir kentin sesini duyan Meryem çarşafları açıyordu Suya bırakılmış çocuğu Kurtaran kadın Asiye Savıyordu al kadınlarını dışarı Çok melek vardı ki Doğan günün yüzünü fırçalıyordu Ayın yüzünü cilalıyordu Ateşini tazeliyordu Cinlerin bakireleri
Şiir
Her bh alnında in'"'i taneleri Terdi Zaferd; bu Zaf"rdi Ağarıyordu doğu Yemen seheri Gibi bir seherdi bu Ateş bfü. bir badı.sabaydı Sular bile bir badısabaydı Refref bir badısabaydı Süreler bir yeşil badısabaydı Sonra Refref de durdu geriledi Peygamber geçti atıldı ileri İleri ileri sütunlardan ileri Taş heykellerden ileri Kelimelerden iler: Gün doğuşundan doğusundan ileri Kalbden öteye ileri Düşünceden ileri Yalnız aşktı sevgiydi onun pelerini Alnını kurulayan anne eli Sonra gördü ve bildi Görüneni Görünmeyen görüneni Atıp bütün köprüleri Tattı o Tek Denizi Yaklaştır kıyameti uzaklaştır kıyameti Bu gece Ummühani'nin evinde Bir şölen var ki
Şiir
Getirin ağızlarına En saf havayı döndüre döndüre Dondurma sunar gibi çocuklara Sunun ölen o yaşlı kadınlara Yaklaştır kıyameti Burda bir kadın ölmektedir Hatırlayarak çocukluğundaki İncirlerin yanında duran anneyi Alınyazısı döğmeli Bahçelik ocak taşlarını Çamaşırları hemen kurutan güneşi Ailenin toptan dalgınlıklarında Çamaşır yutan inekleri Çok kez bir kadın elinde kalmıştır yarısı bir gömleğin İneğin kursağında boya vermektedir yarısı İnsan çamaşırı yiyen inek İçine insan kokusunu sindiren çoban uyruğu Ne düşünmektedir dersin Bırak bu kuşkuları bu düşünceleri Yaklaştır kıyameti Uzaklaştır kıyameti Bu gece Göğe çıkma mucizesi Miraç gecesi Yok Mekke sokaklarında Bir çıtırtı sesi Şimdi vaktidir Cinlerin dünya uçlarında Kur 'an dinlemesi
Şiir
Altımızdaki atlar Soluk aldılar Asya'nın doğusunda Afrika'nın Avrupa'nın batısında Kuruyan şehirler vardır Hızır Ay bölünüşünden dökülen Tüveyçler taşır onlara Ve o kentler Bir akşam Gençleşirler Ağrıyan gözlere Ayın tozu sürülür Durmuş meme Pörsük anne Ayın parçalanışındaki Sıcaklıkla Döner ilk iş gününe Savaşlarda Kur 'an okuyanlar Ayı parçalara ayırırlar İki ay parçasından İner ordular iner asker Çoban vardır Kayalara oturur
Şiir