Çok güzeldi
9/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
1- Arzuladığımız Kan (385) 2- Arzuladığımız Kan (307) Darkromance Yetişkin Kurgu Bağımsız Seri Çift Taraflı Bakış Açısı Puanım 9 Mutlu S. 1- Çaldığımız Yalanlar 2- Yaktığımız Gerçekler 3- Arzuladığımız Kan 4- Arzuladığımız Kan 5- Ettiğimiz Yemin ✓Alistair Caldwell, kasabanın yarısı ailesine ait(ailenin dışlanan çocuğu) ✓Rooc Van Doren, savcının oğlu ✓Thatcher Pierson, seri k*tilin oğlu ✓Silas Hawthorne teknoloji imparatorluğunun varisi(şizofreni teşhisi konulmuş) Lyra & Thatcher Annesi k*atil Henry tarafından katledilirken bir dolabın içinen c*nayeti dolabın içinden izleyen Lyra yıllarca katilin oğlu olan Thatcher'i saplantı haline getirip takip eder. Fakat Thatcher kızın kendisini takip ettiğini biliyordur. Thatcher, Lyra'ya peşini bırakmasını söyler fakat kızın tek şartı Thatcher'in kendisine nasıl c*nayet işleneceğini öğretmesi olur. O gece annesi ile birlikte Lyra'nın masum tarafı da kaybolmuştur... Arzuladığımız Kan 1. Kısım Lyra ve Thatcher arasındaki uyum ikisinin de karanlık yanlarının olması çok güzeldi.
Arzuladığımız Kan Kısım 2Monty Jay · Martı Yayınları · 202639 okunma
Çok güzeldi
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
1- Arzuladığımız Kan (385) 2- Arzuladığımız Kan (307) Darkromance Yetişkin Kurgu Bağımsız Seri Çift Taraflı Bakış Açısı Puanım 9 Mutlu S. 1- Çaldığımız Yalanlar 2- Yaktığımız Gerçekler 3- Arzuladığımız Kan 4- Arzuladığımız Kan 5- Ettiğimiz Yemin ✓Alistair Caldwell, kasabanın yarısı ailesine ait(ailenin dışlanan çocuğu) ✓Rooc Van Doren, savcının oğlu ✓Thatcher Pierson, seri k*tilin oğlu ✓Silas Hawthorne teknoloji imparatorluğunun varisi(şizofreni teşhisi konulmuş) Lyra & Thatcher Annesi k*atil Henry tarafından katledilirken bir dolabın içinen c*nayeti dolabın içinden izleyen Lyra yıllarca katilin oğlu olan Thatcher'i saplantı haline getirip takip eder. Fakat Thatcher kızın kendisini takip ettiğini biliyordur. Thatcher, Lyra'ya peşini bırakmasını söyler fakat kızın tek şartı Thatcher'in kendisine nasıl c*nayet işleneceğini öğretmesi olur. O gece annesi ile birlikte Lyra'nın masum tarafı da kaybolmuştur... Arzuladığımız Kan 1. Kısım Lyra ve Thatcher arasındaki uyum ikisinin de karanlık yanlarının olması çok güzeldi.
Arzuladığımız Kan Kısım 1Monty Jay · Martı Yayınları · 202651 okunma
Reklam
KAHVE VE KİTAP ÜZERİNE...
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 17:09
Hwang Bo-reum tarafından yazılan Hyunam-Dong Kitabevi, toplumsal başarı baskısından yorulan insanların bir kitapçıda buluşarak hayatı yeniden anlamlandırma çabalarını, tükenmişliği ve iyileşme sürecini konu alır. ​Youngju: Kitabevinin sahibidir. Eğitim, evlilik ve kariyer anlamında toplumun "başarılı" saydığı bir hayatı varken büyük bir tükenmişlik yaşayarak her şeyi geride bırakır ve hayali olan bu sakin kitapçıyı açar. ​Minjun: Kitabevinin sessiz baristasıdır. İyi bir üniversiteden mezun olmasına rağmen iş bulma sürecinde yaşadığı hayal kırıklıklarından sonra kahve yapmayı seçerek kendi iç huzurunu arar. ​Minchul ve Annesi: Gelecek kaygısı ve okul başarısı baskısı altında ezilen bir lise öğrencisi ile onun için endişelenen annesidir. Kitabevindeki sohbetlerle hayata bakışları değişir. ​Jungseo: İş hayatından istifa eden, kitapçının sunduğu dinginlik ve örgü örme gibi basit eylemler sayesinde ruhsal dengesini yeniden bulan bir kadındır. ​Seungwoo: Başarılı bir iş kariyerine sahipken mutlu olmadığını fark edip yazarlığa yönelen ve Youngju ile yolları kesişen bir yazardır. Hwang Bo-reum’un Hyunam-Dong Kitabevi (Welcome to the Hyunam-dong Bookshop) adlı romanında, kitabevinin sahibi Yeongju (Yongju) ile yazar Seungwoo (Song) arasındaki ilişki ucu açık, aceleye getirilmemiş ve umut dolu bir şekilde sonlanır. ​Kitabın sonunda romantik gelişme: Seungwoo, Yeongju’ya karşı olan duygularını açıkça ilan eder.Ancak Yeongju geçmişteki evliliği,boşanması ve yaşadığı ağır tükenmişlik sendromu nedeniyle hemen yeni bir ilişkiye başlamaya hazır hissetmez; Seungwoo’yu incitmekten korkar. ​Seungwoo ona baskı yapmadan beklemeyi kabul eder. Yeongju, arkadaşlarıyla dertleştikten sonra içten içe Seungwoo’ya karşı boş olmadığını ve duygularının karşılıklı olduğunu fark eder. ​Roman net bir
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Kara Afrika'nın da Karası
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
️"Kumdan Yürek" Zanzibar doğumlu yazar Abdulrazak Gurnah'ın 2021 Nobel Edebiyat Ödüllü eseri. Göçmenlik, aidiyet, aile sırları, sömürgecilik, güç, sömürgecilik sonrası kimlik arayışı ile yazılmış etkileyici bir postkolonyal edebi eser örneğidir. ️Olaylar "kara Afrika'nın da karası" Zanzibar'da doğan Salim'in ağzından anlatılır. Mutlu bir çocukluk yaşarken babası Masud'un aniden evi terkedişi, amcası Amir'in evlerine gelişiyle olaylar başlar. Özellikle annesi Saida ve babası derin bir sessizliğe bürünür. Salim'in 7 yaş, çocukluk yılları yalnızlık ve güvensizlik hisleriyle geçer. Babasının kaldığı yere her gün sepet ile annesinin yaptığı yemekleri götürür. Bir anda yüksek mevkilere uzanan dayısı Londra'ya yerleşir. Anne Saida, Salim'i sebebini söylemeden İngiltere'ye dayısı Amir'in yanına gönderir. Salim üniversite okuduğu Londra'da yaşadığı yalnızlık, dışlanmışlık, göçmen psikolojisi, göçmen evlerinde (A.B.O. evi) ve sokaklarda yaşam, ev ve arkadaş ilişkileri, kız arkadaşları, ırkçılıktan dolayı ondan uzak duranlar ve onu terk edenler, dil sorunu, çalışmak zorunda oluşu, annesine yazdığı içli mektuplar ve mektup defteri, aşkları eserin en uzun ikinci bölümünü oluşturur. ️Eser, kahramanların psikolojisini derinlemesine işler. Annesinin ölümü üzerine Zanzibar'a gelen Salim, gizlenen acı gerçeklerle babasının yaşananları anlatması üzerine öğrenir. Babasının Amir'in tutuklanmasını, Hakim'in gerçek niyetini, babasını ve annesini otoriter güç yüzünden kaybeden anne Saida'nın Amir'i koruma isteğini ve çarpık ilişkisini uzun uzun oğlu Salim'e anlatması eserin son bölümlerini oluşturur. ️Shakespeare'in Kısasa Kısas eserindeki otorite, ihanet Lord Angelo (Hakim), Isabella (Saida) benzetmesi eserin sonunda kısaca anlatılır. ️Eserin önemli bir noktası da Zanzibar tarihi ve
Kumdan YürekAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 20212,299 okunma
7/10
·72 syf.··
2026 15. kitabı
Watson Ailesi, Jane Austen'in tahminen 1803 civarında yazmaya başlayıp yarım bıraktığı kitabı. Yazarın bu şekilde yarım kalan iki eseri var: Biri Sanditon, diğeri Watson Ailesi. Watson Ailesi'nin elimizdeki kısmı yaklaşık iki haftalık bir zaman dilimini anlatır. Baş karakter Emma, halası tarafından küçükken evlat edinilniş bir kız. Halasının ilk eşi vefat edince ve büyük bir hata olarak görülen ikinci bir evlilik yapınca, Emma beş parasız halde babasının evine dönmek zorunda kalır. Annesi yıllar önce vefat etmiş, babası ise ölümcül bir hastalıktan muzdariptir. Normalde altı kardeştirler. Ama Emma geldiğinde evde sadece en büyük ablası Elizabeth vardır. Diğerleri çeşitli sebeplerden evde yoktur. Olayların geçtiği iki haftalık sürede Emma bir baloya katılarak ailesinin çevresini tanıma şansı bulur. Sonrasında eve tek tek gelen diğer kardeşlerini tanımaya başlar. ***** Kitabın bu kısmında ön plana çıkan duygu, yabancılık hâli. Emma, küçük yaşlarda evden ayrıldığı için kendi ailesine yabancı bir genç kız. Yetiştiği koşullar da diğer kardeşlerden farklı. Bu yüzden ciddi bir aidiyet sorunu yaşıyor. Romanın devamı gelse neler olacaktı acaba?
Watson AilesiJane Austen · Zeplin Kitap Yayınları · 2019579 okunma
Bir kadının ruhu nerede söner, nerede dilsizleşir kadın...
Puan vermedi·75 syf.·
2026 64. kitabı
Her şey, doğduğu o ilk evde, çocukluk ve genç kızlık yıllarında başlar. Daha büyüyemeden "el alem ne der" baskısıyla kuşatılır, hayalleri elinden alınır ve hayatı sadece katlanılması gereken bir "görevler" dizisine dönüştürülür. Bir kadının ruhu; kendi hayatı hakkında tek bir özgür cümle kuramadığı, içinden geldiği gibi "hayır" ya da "evet" diyemediği o ilk gençlik yıllarında, sessizce ve erkenden söndürülür. Bu dilsizlik bizim topraklarımıza da hiç yabancı değil; azaldı ama bitmedi... Kadınlar mutsuzluğa, dayatılan evliliklere, kapalı kapılar ardındaki darbelere, hor görülmeye ve sessizce yok edilmeye çoktan doydu, fazlasıyla doydu. Handke'nin annesi de tam olarak bu doymuşluğun, bu dilsizliğin kurbanlarından biri. Okuduğumuz hikaye onun hikayesi. (-mi sadece?) Genelde kurgu dışı kitapların incelemelerine göz atarım; yazım tekniğiyle alakalı yorumlar var mı diye anahtar sözcükler ararım, fikir versin diye. Okunma istatistiklerine ve inceleme sayılarına ise genelde hep bakarım, "çünkü ben de ekonomistim" :) Okunurluğu 500’ü bile bulmamış bu incecik kitap hakkında, çoğunluğu kadınlardan gelen bayağı bir inceleme kaleme alınmış. Fakat ben asıl özetle, "Okuyucuya hiçbir şey katmayan, zerrece önemsiz bir kitap" yazan bir okurun satırlarını görünce bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı duydum. Hiç mi bir insanın dilsizlikle nasıl kişiliksizleştirildiğini görmedin? Hiç mi o parlatılmış pencerelerin arkasındaki görünmez emeği, o "biçimi kusursuz sefaleti" sezmedin? "Be adam!" diye yükselmedim dersem yalan olur. Ne acı bir duygusuzluk ama... Belli ki ne kadınları, ne taşrayı ne de yazarın o çiğ dürüstlüğünü zerre kadar anlayamamış. Ama gayet göğsünü gere gere yorumunu yapmış. İlginç... Bize hiçbir şey katmadığı iddia edilen bu "önemsiz" kitap; yoksulluğun sadece cüzdanı
Alıntı
Mutsuzluğa DoyumPeter Handke · Ada Yayınları · 1985434 okunma
Reklam
Reklam