"Bir filmi çok sevdiysen, ya da bir kitabı; onu izlerken ya da okurken, seni içine almış ve yaşamdan soyutlamış demektir. Fakat bittiğinde seni gerçek hayata fırlatır atar, değil mi? Atar. Artık biliyorsun, sırf bunun için bile nefret edebilirsin ondan."
...
"Az önce sana sevmek ve nefret etmek arasındaki ilişkiyi çok net bir şekilde anlattım. Bir şeyden nefret ederken ona sırılsıklam aşık olabilirsin Alena."
Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu farkettiklerinde, sorunun ne olduğunu soracaklar; ama bir şeyi unutacaklar. Senin ne kadar iyi ve tecrübeli bir yalancı olduğunu.
Her peri masalında bir kalbin, bir de mantığın sesini duyarsınız. Kalp çaresizce kollarını uzatır aşka, mantık ise öfkeyle bağırır: "Kalbini kıracak."
Genelde başroller ikisini de susturup kendilerini büyüye kaptırırlar, gerçek hayat ise bundan çok daha farklı.
Çünkü iyi ya da kötü, bütün aşklar bir gün sona erer. Eğer aşk ete kemiğe bürünüp bir insan olsaydı, kalkıp da bu şehrin sokaklarında nefes alamazdı.
Hepimiz kurtarılmayı istedik. Bir sabah gelsin ve bir daha gece olmasın istedik. Çünkü şeytanlar, karanlıkta parıldıyorlar. Parıldıyor ve eşlik ediyorlar. Eğer yüzünü aydınlığa dönmezsen, bir gece kazanacaklar.