"Sırf doğru diye en çok istediğin şeyden vazgeçmek büyüdüğünün en büyük kanıtı sanırım. 30'a 20'den daha yakın olduğum zamanların bu kadar yaşlı hissettireceğini hiç tahmin edememiştim. Sanki koca bir ömür sığdırmış gibiyim içerisine. O kadar çok şeyle yüzleşiyor ki insan artık hangi birisine şaşıracak, hangi birisine üzülecek hangi birisine sevinecek akıl edemiyor. Kendimi nasıl hissettiğimi bile bilmiyorum. Durduğum, yalnız kaldığım zamanlarda içime oturan öküzün sebebini düşünecek gücüm kalmadı sanırım.
Kendimle baş başa kalmamak için aynı anda onlarca şeyle uğraşmamın sebebi de budur belki. Anonim olmak, burada içini dökmek ayıplayacağım şeyken bu satırları buradan paylaşıyor olmak salmışlığımın işareti galiba. Yapmam dediğim, yapmayacağım dediğim o kadar çok şeyi yaptım ki artık kendime olan güvenim kalmadı. İnsan korktuğu kişiye dönüşürmüş. Sanırım korktuğum gerçek oldu. İçimdeki üretme, yaşama, yaşatma heyecanı gitgide yok oluyor. Kurduğum hayaller koyduğum hedefler hepsi teker teker yok olup gidiyor. Artık ne istediğimi bile bilmiyorum. Kim olmak istiyorum, kiminle olmak istiyorum?
Hayatımı kendi değerlerime göre yaşamakta o kadar ısrarcıydım ki onların kendi değer yargım olmadığını bile fark etmemişim. Benim olduğuna inandığım şeyler karşılaştığım her zorlukta teker teker bıraktı gitti beni. Sahip olduğumu sandığım değer yargılarımın yanlış olduğunu söylemiyorum, o kıymetli değerlere sahip olmadığımı anladığımı söylüyorum. Aslında düşündüğüm kişi değilmişim. Olmak istediğim kişiden de uzak, hayatını ne uğruna inşa edeceğini bilmeyen biriymişim.
İnsanlara elini uzatmaya çalışırken kendim uçurumun eşiğinde olduğumu fark etmemişim bile. Kendi doğrularıma o kadar takık, yanlışlarıma o kadar körmüşüm ki bütün sermayem ellerimden kayıp gitmiş. Günlerce uykusuz