Dördüncü iletimiz hayırlı olsun. 😅 İthaf eden : Anonim İthaf edilen : Elys ✿ youtu.be/--7G8wd94DQ?si=...
1000Kitap
“Tesadüf, Tanrı’nın anonim kalmayı tercih ettiği yoldur.” Albert Einstein
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Okumadan Paylaşmanın Bedeli
Falanca yazarın falanca kitabından diye bir söz paylaşılıyor; merak edip açıp bakıyorum, kitapta öyle bir cümle yok. Bazen söz gerçekten yazara ait oluyor ama belirtilen kitaba değil, başka bir eserine ait çıkıyor. Örneğin biri, Kafka’nın Dönüşüm’ünden diyerek bir alıntı paylaşıyor; araştırınca sözün başka bir kitabından olduğu ortaya çıkıyor. Daha kötüsü, bazen ne yazara ne de herhangi bir kitaba ait oluyor; tamamen anonim bir söz. Sosyal medyadaki kitap sayfalarının büyük bir kısmı Google’da dolaşan doğrulanmamış alıntıları gelişi güzel alıp ünlü yazarlara atfediyor. Amaç da çoğu zaman bilgi paylaşmak değil, etkileşim ve takipçi kazanmak. Sonra bu yanlış bilgiler hızla yayılıyor. Burada da benzer bir durumla sık sık karşılaşıyorum. Birileri rastgele bir kitap seçip, o kitaptanmış gibi uydurma bir alıntı paylaşıyor. Kitabı okumamış kişiler de bunu sorgulamadan kopyalayıp paylaşıyor; hatta okuduğu kitaplar listesine o kitabı ekleyerek, gerçekten okumuş izlenimi veriyor. Ardından başka biri de aynı paylaşımı kopyalıyor. Böylece kitapta hiç geçmeyen bir cümle, sanki yıllardır o eserde yer alıyormuş gibi dolaşıma giriyor. Bu bilgi kirliliğinden gerçekten bıktım. Bir alıntıyı paylaşmadan önce birkaç dakikanızı ayırıp kaynağını doğrulamak bu kadar zor olmamalı. Hem yazara hem esere hem de okura saygının gereği, doğru bilgiyi paylaşmaktır.
1000Kitap
Yarım Akıllılara İthafen
Yüzünün sadece yarısını kadraja sığdırıp güya gizemli bir hava katmaya çalışan eski anonim hesaplar, hakikaten neyin peşindeler acaba; pazar yerinde hileli mal satan esnaf gibi bir de utanmadan yüz görümlüğü mü bekliyorlar? İnsan anatomisinden de mi habersizsiniz; yüz zaten simetrik bir yapıya sahip olduğu için ortalama bir insan zihni, o boşluğu aynalama yöntemiyle zihninde zahmetsizce tamamlıyor zaten; ne oldu şimdi, yarım yüz kardeşimiz bu basit zihniyet oyununu tahmin dahi edemeyecek kadar akıl fukarası mıydı, yoksa biz o eksik resmi tamamlayınca üstün bir başarı ödülü mü kazanmış olduk? Amaç nedir, neyi gizlediğinizi sanıyorsunuz ey yarım yamalak yüzlüler? Yine dijital lağım kapaklarının açılmasıyla önümüze düşen garip bir furya, yine fıtrattan uzak, ucuz ve rüküş hareketler: Beni fark edin ama fark ederken de çok şaapmayın! Şaapmak nedir? İşte tam da bu ciddiyetsizliğin, bu ne idüğü belirsiz arafta kalışların kendisidir! Son zamanlarda bu vıcık vıcık samimiyetsizlikleri gördükçe her secdede aynı niyaza duruyorum: Zihnen, fikren ve ruhen aklı git-gel içinde olmayan, şahsiyet sahibi müstakim insanlara denk getir beni ya Rabbim! Hayatta bir şeyi yarım yapmak, yarım sevmek, bir meseleyi yarım bırakmak benim fıtratımda asla kabul görmeyen, tahammül sınırımı aşan en büyük hastalıktır; işte bu yüzden yarım yüzleri ve arkasındaki kof ruhları hiçbir zaman sevemeyeceğim. Hayatımda yarım bırakılmış hiçbir işe, hileli hiçbir niyet kırıntısına tahammülüm olmadığı gibi, bu estetik korkaklığı sergileyenleri de gördüğüm an hiç acımadan engelliyorum; ne de olsa bu ara elimiz tam manasıyla alıştı o temizlik butonuna. Anket yapacağım, yüzümün yarısını gösterebilirim bunun için mesajlarınızı bekliyorum. Şayet yüzümün yarısını görmek istiyorsanız 3416'ya SMS atın yada
1000Kitap
çok doğru..
Karar vermek, kararsızlıktan ikilemde kalmaktan iyidir, demişler.. Kim demiş bilmiyorum ama:)
Anonim
Arkadaşlar merhaba, ben yeniyim uygulamada ve bir şey fark ettim. Bu beni gerçekten çok üzdü: siber zorbalık. Kendini paylaşan bir insana ya da fikirlerini beyan eden birine gelen hakaretler gerçekten çok ağır olabiliyor. Sanal ortam diye anonim kimliklerin arkasına saklanıp, başkalarının duygularını düşünmeden hakaret etmek karşı tarafa ciddi şekilde zarar verebilir.Bence bu durumun en üzücü yanı, insanların ekran arkasına saklanınca gerçek bir insanla konuştuğunu unutması. Oysa her hesap, her yorumun arkasında duyguları olan bir kişi var. Bir söz bazen sandığımızdan çok daha fazla şey kırabilir ve uzun süre unutulmayacak izler bırakabilir.Bu yüzden herkesin biraz daha empati yapması gerektiğini düşünüyorum. Bir şey yazmadan önce “Bunu yüzüne karşı da söyleyebilir miydim?” diye düşünmek bile birçok şeyi değiştirir. Çünkü internet özgür bir alan olabilir ama bu özgürlük, başkasını incitme hakkı vermez.Daha saygılı bir ortam hepimizin elinde. Küçük bir iyi söz bile bazen birinin gününü tamamen değiştirebilir.