Başlangıçta, dinlenme anlarının yalın özgürlüğünü aradım; iyi düzenlenmiş bir hayatın böyle araları vardır ve dinlenmesini bilmeyen bir insan yaşamasını da bilmiyor demektir.
Birçok insandan üstün olduğumu bildiğim bir tek şey var: daha özgürüm ve onların olamayacakları kadar uysalım. Çoğunlukla ne hakları olan özgürlüklerinin ne de gerçek köleliklerinin farkındadırlar. Zincirlerine küfrederler ama sırasında gurur da duyarlar.
İnsanlardan nefret ediyorum sayılmaz. Öyle olsaydı, onları yönetmem için hiçbir neden ya da hakkım olmazdı. Kibirli, bilgisiz, obur ve ürkek olduklarını biliyorum; başarı, ya da hiç olmazsa kendi gözlerinde kendilerini yüceltmek ya da yalnızca acıdan kaçmak için her şeyi yapabilirler. Biliyorum, çünkü ben de onlar gibiyim, hiç olmazsa zaman zaman; ya da onlar gibi olabilirdim diyelim. Başkalarıyla aramda gördüğüm farklılıklar nihayetinde hesaba katılmayacak kadar az; onun için, bir düşünürün soğuk üstünlüğünden uzak kalmaya çalıştığım kadar bir Caesar’ın kibirinden de uzak durmaya çabalıyorum.