Sürekli kendimizi sunmak ve cips numarası yapan patatesler gibi kendimizi paketlemek. Sürekli herkesi en iyi hâlleriyle, bizim yapmadığımız eğlenceli şeyleri yaparken görmek.
Sonsuz seçenek olsa da yaşam sürelerimiz kısıtlı. Her hayatı yaşayamayız. Her filmi izleyemez, her kitabı okuyamaz ve bu güzel dünyadaki her yeri ziyaret edemeyiz. Bunun bize ket vurmasına izin vermektense önümüzdeki seçenekleri düzenlememiz gerekiyor.
Divan ve Nietzsche Ağladığında isimli kitaplarının gölgesinde kalmış olsa da Irvin D. Yalom'in hastalarıyla olan seanslarını derleyen kitap, derin psikanalizler kapsarken aynı zamanda konuları söyleşi diline indirgeyerek anlatıyor. Yalnızlık, ölüm korkusu, yaşama amacını yitirme gibi farklı konular içeren on değişik gerçek öyküden oluşuyor. Keyifli okumalar...