Passenger

Başka pencereden kendine bakmak.
Bir keresinde başka bir ülkeye gittim. Kendin hakkında çok fazla şey öğreniyorsun
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Çünkü sen başka biri oldun.
Ve tüm keşfin sonu başladığımız yere dönmekle olacak Ve o yeri ilk defa tanımakla T. S. Eliot, The Four Quartets
Geçmişte, çok hızlı bir gözlem yeteneğimin olmasıyla bazı şeylerin üstesinden gelebildiğim konusunda ün salmıştım. İlk başta, eski halimle karşılaştırıldığında sonuçlar büyük bir hüsran yaratıyordu. Sabırlı olmayı öğrenmek zorundaydım. İngilizcede “sabrın” sıfat ve isim anlamı Latince “acı çekmek” ve “katlanmak” kelimelerinden gelir –patienttia. Yalın anlamıyla “sabır”, “uzun vadeli-acı çekmek” anlamındadır.
tutamıyorum zamanı.
Zamanı sımsıkı tutun! Onu koruyun, kollayın, her saatini, her dakikasını! İhmal ederseniz, bir kertenkele, bir hilekar, bir kaypak, bir vefasız gibi sıvışıp gider. Her anı kutsal sayın. Her ana şeffaflık ve anlam, her birine kendi farkındalığınızı, her birine onun doğru ve uygun karşılığını verin.
Feeling of freedom...
Tam altı ay boyunca belli bir zamanda, belli bir yerde olma zorunluluğum bulunmuyordu. Ortaya çıkacakları bölecek bir plan veya program söz konusu değildi. Fırsatların bana kendiliğinden gelmesine izin verebilirdim, peşinden gitmek istediklerimi de kendim seçecektim. Özgürdüm, özgür, özgür!