Passenger

Son­ra ki­tap­la­rın ka­ri üze­rin­de­ki tel­ki­ni hak­kın­da fi­kir­le­ri­ni söy­le­di; ben­ce, di­ye de­vam et­ti, ma­razî bir ki­ta­bın mik­rop­tan far­kı yok­tur, in­sa­nı has­ta eder. Son­ra mi­sal­ler ge­tir­di. Baş­ta ma­hut “Vert­her” mi­sa­li. Ar­ka­sın­dan ma­hut ve­ci­ze: “Ne ka­dar in­san Vert­her’i oku­du­ğu için in­ti­har et­miş­tir.” Kıs­sa­dan his­se: “Genç kız­la­rı­mı­zın kü­tüp­ha­ne­le­ri­ne dik­kat et­me­li­yiz.”
Reklam
Evet, ki­tap oku­mak bir sanattır; bel­ki de yaz­mak ka­dar güç bir sanat. Onun için mu­har­rir­ler, yal­nız mu­har­rir­le­rin oku­ma­sı için yaz­ma­lı­dır­lar. Ka­ri ile mu­har­rir ara­sın­da­ki se­vi­ye ay­nı de­re­ce­de ol­maz­sa an­laş­ma­nın imkânı ka­lır mı?
Cemiyetin yaratıcısı
Bir an­da ölüm ona ce­mi­ye­tin ya­ra­tı­cı­sı gi­bi gö­rün­dü; mil­yar­lar­ca in­sa­nın üs­tün­de bir ka­ra ışık gi­bi uza­nan bu en bü­yük kor­ku­su­nun al­tın­da her­ke­sin bir­bi­ri­ne so­kul­ma­sın­da­ki ih­ti­ya­cın ehem­mi­ye­ti­ni his­se­di­yor­du.
Siyah, geniş çerçeveli bir güneş gözlüğü ister...
Baş­ka bir sa­hi­fe aç­tı: “... Ölü­me ve gü­ne­şe, di­yor, sa­bit bir göz­le ba­kı­la­maz.”
Bak! Şu ışık­lar bir­den­bi­re sö­nü­ver­se... İş­te ölüm!
Reklam