Yaşam ve duyum adına aldığımız tüm tadın bütünüyle odaklaştığı o gözde bölgeler dışında, her hücremiz de böyle yitik, soluksuz, her şeye karşı duyarsız kalakaldı.
Geniş başın pembeliği, damarların mavi nüansı, her şey, doğadaki şekil ve renklerin en çarpıcı bileşimini oluşturuyordu. Kısacası bu, dehşet ve zevk veren bir nesneydi.