Alihan Babayiğit

"Bir dakika sonra, belirli keder ya da umutsuzluk anlarında, bütünüyle mantığının sözünü dinlerse tüm sinirlerinin tetikte ve gergin kalması gerekeceğini bildiğinden vazgeçmeyi seçen bedenin o hiç de nadir olmayan kendini bırakışlarından biriyle bir rehavet çöktü üstüne, gerçek uykudan ziyade bir uyuşukluk haliydi bu ama uyku kadar ağırdı."
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanlar her şeyi ilerideki yaşlılık üzerine kurarlar. Düzelmezlerle kuşatılmış bu yaşlılığa kendilerini savunmasız bırakan başıboşluğu vermek isterler.
"Ölmek daha iyiydi. Öyle ya, birine yük olmaktansa, ölmeyi yeğ tutardı."
Şimdi yapayalnızım. Sonbahar geliyor, yapraklar sararıyor. Bu kasvetli küçük şehirde bir sonraki adımımı planlamak yerine, izleri henüz silinmiş duyguların, taze hatıraların, yakın zamanda beni içine çekip girdabında döndürdükten sonra bir yerlere fırlatıp atan hortumun etkisi altında oturuyorum. Bazen yine o girdaba kapılacağımı, hortumun yaklaştığını, yanımdan geçerken beni içine çekeceğini, düzen ve ölçü duygularımı kaybedip yine dönmeye, dönmeye, dönmeye başlayacağımı sanıyorum...
Alıntı
Ge­lişini sezdiğim felaket gerçekleşti, ama sandığımdan yüz kat şiddetli ve beklenmedik oldu. Her şey tuhaf, çirkin, hatta trajikti, en azından benim için. Başımdan mucizevi denebi­lecek pek çok şey geçti; yaşadıklarım bir başka bakış açısıyla, özellikle de o zamanlar kapıldığım girdapta en fazla alışılmışın biraz dışında görünse bile, en azından şu zamana dek mucize diye baktım onlara. Ama asıl mucizevi dediğim o olaylar esnasındaki davranışlarımdı. Şuana dek kendimi anlamış değilim! Bütün bunlar bir rüya gibi geçti... şiddetli ve samimi olan tutkum bile geçti... peki tutkum nereye gitti? Bazen aklıma bir düşünce geliyor: "Acaba o zamanlar ak­lımı mı kaçırmıştım, aslında bir akıl hastanesinde miydim? Belki de hala oradayım, belki de bütün bunlar sadece bana olmuş gibi göründü, belki de hala öyle görünüyor..."
Alıntı