Zifiri karanlıkta uyanmaktan beter bir şey yoktur. Geri dönüp, hayatı sil baştan yaşamak gibi bir şeydir bu. Gözlerimi ilk açtığımda, bir başkasının yaşamını sürüyormuş gibiydim. Çok, çok uzun bir süre sonra, yaşam, benim kendi yaşamımla uyum sağlamaya başladı. Garip bir birbirinin üzerine bindirme bu, benim kendi yaşamım bir başkasınınki gibi... Benim gibi bir insanın yaşıyor olması bile akla yakın bir şey değildi.
Tren önceleri boştu ama yarı yolda bir otobüs dolusu ortaokul öğrencisi doluştu içeri ve onların kargaşası, bağrışmaları, kepekleri, beden kokuları ve anlaşılmaz söyleşileri ve çıkış yolu bulamayan cinsel dürtülerinin içinde kalıverdik. Bu otuz dakika böyle sürüp gitti, sonra hep birden, aynı istasyonda indiler. Tren gene boşaldı, hiç ses duyulmaz oldu.
'“Anlaşılan siz kiminle aşık attığınızı, ne durumda olduğunuzu bilmiyorsunuz.”
“Siz de ne durumda olduğunuzu bilmiyorsunuz. Şimdi dinleyin. Dün gece enine boyuna düşündüm. Ve aklıma geldi. Kendimi tehdit altında görmem için ne sebep var? Hemen hemen hiç. Karımdan ayrıldım. Bugün de işimden ayrılmayı düşünüyorum, dairem kira ve ne olacak diye kaygılanacağım eşyam da yok. Sahip olduklarıma gelince, belki bankada iki milyon yen kadar param var. Bir de kullanılmış arabam ve yaşı epey ilerlemiş bir kedim. Giysilerimin hepsi modası geçmiş şeyler, plaklarım da antika. Ünlü biri değilim, toplum içinde güvenilirliğim yok, cinsel çekiciliğim yok, yeteneğim yok. Artık çok genç sayılmam ve her zaman sonradan pişman olacağım aptalca şeyler söylerim. Uzun sözün kısası, sizin tabirînîzle söyleyeyim, tümüyle sıradan, vasat bir insanım. Yitirecek neyim var ki? Eğer sizin aklınıza bir şey geliyorsa, lütfen bana bir ipucu verin, neden vermiyorsunuz?”
Elbette herkesin kusurları vardır.
Benim en büyük kusurum da, doğuştan gelen kusurlarımın her yıl daha da çoğalması. Sanki içimde tavuk besliyormuşum gibi. Tavuklar yumurtlar ve yumurtalardan başka tavuklar çıkar, onlar da yumurtlar. Böyle yaşamak olur mu? Bunca kusurumla, düşünmeden edemiyorum doğrusu. Gerçi yaşamayı sürdürüyorum elbette. Ama sorun bu değil zaten, öyle değil mi?