“Baba. annemin periler tarafından kaçırıldığından nasıl bu kadar eminsin?Ezryn, perilerin insanları kaçırmadığını söyledi. Bu yasakmış.Vadi’ye yanlışlıkla girmiş ve çıkamamış olabilir ama…”
"Biz tam da bu kulübede yaşıyorduk ve Anya çok mutluydu.Güneşin ışıltısıyla parlıyordu.İşini çok seviyordu;maceraya atılmak,yeni diller öğrenmek,farklı kültürleri incelemek.Ama her şeyden çok,seni seviyordu.”
henüz otuz yaşında bile değilim, gencim daha, bir öğrenciyim. fakat o kadar çok şeye katlanmam gerekti ki! kış geldi mi, hasta, kaygılı, yoksul, bir dilenci gibi boynu bükük, çaresiz kalıyorum. alın yazım beni nerelere savurmadı ki! fakat ruhum yine de, her zaman, her dakika, gece gündüz, açıklanamaz önsezilerle doluydu. içimde mutluluğun önsezileri var...Anya, görüyorum onu artık...
çok açık bir şey ki, bugünü yaşamak için önce geçmişin kefaretini ödememiz, onun hesabını görmemiz gerekir. bu kefaret de ancak acı çekerek, olağanüstü, sürekli bir emekle ödenir. anlayın bunu Anya.